
Endülüs‘ün Düşüşü yalnızca bir devletin yıkılışı değil, aynı zamanda bir medeniyetin içten çözülüşünün de tarihidir. Bugün hâlâ Kurtuba’nın, Gırnata’nın ve İşbiliye’nin taşlarında yankılanan soru şudur:
Müslümanlar Endülüs’ü dışarıdan gelen saldırılarla mı kaybetti, yoksa içeriden başlayan manevi çöküşle mi?
Bu soru sadece geçmişe değil, bugüne de bakmaktadır.
Endülüs İslam medeniyeti, 711 yılında Tarık bin Ziyad’ın Cebelitarık’tan İber Yarımadası’na geçmesiyle başladı. Kısa sürede bölgenin büyük kısmı Müslümanların kontrolüne geçti.
Yaklaşık:
Avrupa karanlık çağlarını yaşarken Endülüs’te:
Fakat tarihte birçok medeniyet gibi Endülüs de en güçlü döneminde içten zayıflamaya başladı.
Tarihte devletler bazen savaşla yıkılır; ama medeniyetler çoğu zaman önce ruhlarını kaybeder.
Endülüs’te de zamanla:
Müslüman toplumların en büyük imtihanlarından biri olan “nimetle imtihan”, Endülüs’te ağır şekilde hissedildi.
Kur’an’ın şu uyarısı adeta bu tabloyu anlatıyordu:
“Bir memleketi helâk etmek istediğimiz zaman, oranın refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına emrederiz; onlar ise orada yoldan çıkarlar…”
(İsrâ Suresi, 16. Ayet)
Servet arttıkça maneviyatın geri plana itilmesi, tarihte birçok toplumun ortak hastalığı oldu. Ancak Müslümanlar açısından mesele daha derindir. Çünkü İslam, gücü değil ölçüyü merkeze koyar.
Endülüs’ün son dönemlerinde:
Bir zamanlar ilimle yükselen toplum, zamanla gösterişle oyalanmaya başladı.
Kur’an’da geçen şu ayet, tarihin değişmeyen yasasını hatırlatır:
“Allah, bir topluma verdiği nimeti, onlar kendilerini bozmadıkça değiştirmez.”
(Enfâl Suresi, 53. Ayet)
İşte Endülüs’ün kırılma noktası da burada başladı.
Çünkü bir toplum:
Artık dış saldırılar sadece son darbeyi vurur.
1492 yılında Granada’nın Düşüşü ile Endülüs’teki son İslam devleti de yıkıldı.
Ancak Endülüs’ü yalnızca kılıçlar yıkmadı.
Onu:
Bugün Endülüs’e bakarken sadece geçmişi değil, bugünün Müslüman toplumlarını da düşünmek gerekiyor.
Çünkü tarih bazen aynı uyarıyı farklı çağlarda tekrar eder.
Endülüs’ün hikâyesi bize şunu hatırlatıyor:
Bir medeniyet:
Onu ayakta tutan asıl şey:
Müslümanlar dünyayı kazandıklarında değil; dünyayı kalplerinin merkezine koyduklarında kaybetmeye başlarlar.
Belki de Endülüs’ün harabelerinden yükselen en büyük ders budur.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Menzil’de "Yeni Dönem" Mesajları: Şeyh Muhammed Saki’den Keskin Uyarılar Menzil Cemaati’nin liderlerinden Şeyh Muhammed Saki,…
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İlgisine ANNE SÜTÜ VE SÜTANNELİĞİ TEŞVİK EDİLMELİDİR Anne Sütü Koruyucu…
Macron'dan İtiraf: "Afrika’da Artık Yalnız Değiliz, Türkler Geldi" Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Afrika kıtasındaki…
Doç. Dr. Darıcılı: "Erdoğan’ın Bölgedeki Reytingi Türkiye’nin Önünde" İstihbarat ve güvenlik uzmanı Doç. Dr. Ali…
KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…
TAKSİTLE KURBAN KESMEK CAİZ MİDİR? Soru 6: Taksitle veya kredi kartı kullanarak hayvan alıp kurban…