
Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’nin giderek düşen doğum oranlarına dikkat çekti. Anadolu’da yaşamış kadim toplulukları hatırlatan Afyoncu, nüfus meselesinin millî bir beka sorunu olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Hititler, Lidyalılar ve Romalılar üzerinden dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Anadolu’nun tarih boyunca birçok büyük medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Afyoncu, bu toplulukların zamanla tarih sahnesinden çekildiğini ifade etti.
Afyoncu, şu sözleri kullandı:
“Tarihte ilk yazılı anlaşmayı imzalayan Hititler nerede yaşadı? Anadolu’da… Bugün Hititli bir komşunuz var mı? Yok. Tarihte ilk parayı kim buldu? Lidyalılar… Peki Lidyalı bir komşunuz var mı? Yok. Tarihte ilk büyük imparatorluğu kim kurdu? Roma… Romalı bir komşunuz var mı? Yok.”
Bu örnekleri neden verdiğini açıklayan Afyoncu, “Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır. Tarihin en büyük milletlerini bu mezarlığa gömmüşler” dedi.
Milletlerin yalnızca savaşlarla değil, nüfuslarının azalması ve toplumsal dirençlerinin zayıflamasıyla da tarih sahnesinden silinebileceğini vurgulayan Afyoncu, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu tehlikeye işaret etti.
Afyoncu, “Eğer direnme ve yaşama gücümüzü kaybedersek biz de tarihe gömülürüz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de doğum oranlarının düşmesi ve nüfusun hızla yaşlanması uzun süredir tartışılıyor. Genç nüfusun azalması; ekonomi, savunma, sosyal güvenlik ve aile yapısı açısından ciddi riskler taşıyor.
Nüfus meselesinin ertelenemeyeceğini belirten Afyoncu, sözlerini şu çarpıcı uyarıyla tamamladı:
“Türkiye nüfus meselesini toparlayamazsa 2100’lerde bu topraklarda Türk diye bir şey kalmaz, bunu bilin.”
Afyoncu’nun açıklamaları, aile kurumunun korunması ve gençlerin evlilik yolunda desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin geleceği açısından nüfus meselesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda millî varlığın devamını ilgilendiren stratejik bir konu olduğu belirtiliyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Doğum oranlarındaki düşüklüğe dikkat çekmek isterken,”hitit bir komşumuzun olmayışı” söylemi ise tam bir facia.bir profosörün bilimsellikle gram ilgisi olmayan izah tarzı akıl alır gibi değil.
E yani, Rabbimizin hangi ırkı yok edip, hangi ırkları da devam ettirecği bizlere malum bir husus değildir ! Nasıl dilerse o olacaktır. Bu hususta bir endişe içinde olmanın bize sağlayacağı hiç bir şey yoktur diyorum. Irk konusunda da Rasulullah (S.A.V.) Efendimiz meşhur Veda Hutbesinde gerekn her şeyi söylemiş ve sonunda da üç kere “Şahidol Yâ Rabbi !” diyerek konuşmasını hitama erdirmiştir. “””Ey İnsanlar!’
Rab’biniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arap’ın Arap olmayana Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahın da kırmızı tenli üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğul da babasının suçu üzerine suçlanamaz.”””
Müslümanlar kalsın yeter.