
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze’de ateşkes ve barış sürecinin kritik bir aşamaya geldiğini belirterek İsrail’e önemli bir mesaj verdi. Fidan, Filistin tarafının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen İsrail’in adım atmaması halinde Türkiye, Mısır ve Katar’ın ortaklaşa “radikal adımlar” atabileceğini açıkladı. Fidan ayrıca ABD’nin İsrail’e gerekli baskıyı uygulamasını beklediklerini söyledi.
Fidan, Mısır’ın El Alameyn kentinde Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçişte kritik bir noktaya gelindiğini belirten Fidan, İsrail’in mevcut tutumunun devam etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Fidan’ın açıklamasının merkezinde Gazze Barış Planı’nın ikinci aşaması bulunuyor.
Türkiye, Mısır ve Katar, ABD ile birlikte Gazze’de ateşkesin uygulanması ve kalıcı bir barış zemininin oluşturulması için arabuluculuk yürütüyor. Ancak Ankara’nın değerlendirmesine göre Filistin tarafı süreç içerisinde önemli tavizler verirken İsrail tarafında aynı irade ortaya konulmuş değil.
Fidan’ın burada verdiği mesaj oldukça açık:
Arabuluculuk süreci, taraflardan birinin sürekli olarak yükümlülüklerini yerine getirmemesi pahasına sürdürülemez.
Bu nedenle Ankara, Washington’ın İsrail üzerindeki etkisini kullanmasını ve Netanyahu hükümetini sürecin gereklerini yerine getirmeye zorlamasını bekliyor.
Fidan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici ifade hiç şüphesiz “radikal adımlar” oldu.
Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Bakan Fidan, bu adımların ne olacağını açıklamadı.
Dolayısıyla bunu şimdiden askerî müdahale, yaptırım veya belirli bir diplomatik karar şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Fakat açıklamanın siyasi ağırlığı küçümsenmemeli.
Çünkü ilk kez Türkiye, Mısır ve Katar’ın ortaklaşa daha sert bir tutum alma ihtimali bu kadar açık biçimde ortaya konuluyor.
Fidan’ın “Bu bizim milletimize, halkımıza ve Filistinlilere karşı bir borcumuz” sözleri ise Ankara’nın meseleyi yalnızca diplomatik bir dosya olarak görmediğini ortaya koyuyor.
Burada dikkat çekilmesi gereken bir başka husus da Türkiye ile Mısır arasındaki koordinasyon.
Gazze konusunda Türkiye, Mısır ve Katar uzun süredir arabuluculuk mekanizmasının önemli aktörleri. Mısır’ın Gazze’ye coğrafi yakınlığı ve sınır bağlantısı, Katar’ın arabuluculuk tecrübesi, Türkiye’nin ise bölgesel ve diplomatik ağırlığı bu üçlü hattı önemli hale getiriyor.
Fidan’ın Mısır ziyaretinde Gazze’nin yanı sıra bölgesel meselelerin de ele alınması, Ankara-Kahire ilişkilerinin Gazze dosyasında daha koordineli bir zemine oturduğunu gösteriyor.

Hakan Fidan’ın açıklaması sıradan bir diplomatik uyarı olarak görülmemelidir.
Ve hatta geç kalmış bir açıklama olarak da düşünülebilir…
Zira İsrail denilen terör örgütü, ateşkesten sonra, tam 4500 kez ateşkesi ihlal etmiş…
Türkiye, Mısır ve Katar şimdiye kadar arabulucu olarak masada kaldı. Fakat İsrail’in süreci tıkamaya devam etmesi halinde arabulucuların yalnızca çağrı yapan ülkeler olmaktan çıkıp daha güçlü siyasi ve diplomatik baskı araçlarını devreye sokabileceği anlaşılıyor.
Burada gözler öncelikle ABD’de.
Washington İsrail’e baskı yapacak mı?
Netanyahu yönetimi Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasında gerçekten adım atacak mı?
Yoksa Türkiye, Mısır ve Katar’ın sözünü ettiği “radikal adımlar” mı gündeme gelecek?
Şimdilik bu soruların cevabı belli değil.
Fakat Fidan’ın mesajı şunu gösteriyor:
Gazze’de diplomasi masası yeniden kurulurken, sabır da tükenme noktasına geliyor.
İSLAMİ HABER “MİRAT”