
GAZZE'DE MÜCAHİDLER DESTAN YAZMAYA DEVAM EDİYOR...
Nice kimseler kendi hâliyle meşgul, kimileri bir futbol karşılaşmasını yahut bir film ve dizi seyrederken; Gazze’deki yiğitler mucizevi başarılar gerçekleştiriyor.
Mücahidlerin bugünkü açıklamasına göre: Bir Amerikan yapımı MK-84 tipi bomba Gazze’de infilâk etmeden ele geçirilmiş, mühendislik yoluyla tersine çözümlenip sahada kullanılacak bir silaha dönüştürülmüş ve bu suretle bir Merkava tankı ile zırhlı bir buldozeri imha etmede kullanılmıştır.
Bu harekât, çatışmaların başladığı günden beri en etkili darbelerden biri olarak nitelendirildi. Zira söz konusu bomba, yapılan düzenlemenin ardından her iki zırhlı aracı neredeyse bütünüyle tahrip etmiş, bu sahne direniş güçlerince kayda alınıp bugün neşredilmiştir.
MK-84 bombası, Amerikan ordusunun en ağır ve en yıkıcı geleneksel bombalarındandır; gövdesi yaklaşık 907 kg, içinde ise 430 kg’den fazla yüksek tesirli Tritonal patlayıcı barındırır. Normalde tahkimatları, pistleri ve köprüleri yok etmek için kullanılır.
Onu, kuşatma şartlarında elleriyle yeniden faal hale getirmek; Gazze’deki askerî yenilik kudretinin derecesini ve düşman tarafından gönderilmiş bir yıkım aracını tersine çevirip yine düşmana karşı kullanabilme basiretini ortaya koymuştur.
Bir Merkava-4 tankının değeri yaklaşık 3,5 milyon ABD doları, zırhlı Caterpillar D9R buldozerin bedeli ise yaklaşık 1 milyon dolardır. Böylece tek bir darbede düşmana, yalnızca araçlar bakımından 4,5 milyon doları aşkın bir kayıp yaşatılmış; buna ilâveten patlamada çok sayıda askerinin öldüğünü de işgalci rejimin basını itiraf etmiştir.
Her ne kadar MK-84 bombası aslında gelişmiş F-15 ve F-35 gibi savaş uçaklarından atılmak için yapılmışsa da, bugün bambaşka bir bağlamda, gökten yağan bir cephane değil; ellerin maharetiyle hazırlanmış bir kara mühimmatı hâline getirilmiş ve böylece Gazze’deki savaşın artık yalnız silahlarla değil; irade, şuur ve maharet mücadelesi olduğunu göstermiştir.
Bugün dünyanın imkânsız zannettiğini gerçekleştiren o nesil; ne sinema salonlarında, ne de eğlence meclislerinde yetişti. Onların şuuru mescitlerde yoğruldu, ilim halkalarında ve kitap sayfaları arasında şekillendi.
Onlar, futbolcuların isimlerini ezberlemeden önce Kur’ân’ı ezberlediler; aktörlerin şöhretini tanımadan önce şehâdetin mânâsını bildiler. Hayatlarını gezintilerin, lokantaların sayısıyla ölçenlerden değiller; her gün “Nereye gideceğiz, ne giyeceğiz, kaç haramla yüz-göz olacağız?” diye soranlardan olmadılar.
Onlar, ancak ezan yahut vatan borcu çağırınca meydana çıkan; süslenmek için değil, kuşanmak için zırh giyen; rızkını alın teriyle kazanan; kalbinin ve aklının imanıyla savaşan bir nesildir.
Enkaz altından bile bir ümmetin dirilişini inşa eden, erkek evlâtlarını bekleyen toprakların bağrından çıkan yiğitlerdir.
Mübarek beldelerin evlâtları; sevinçlerini, yanlarında duran silâhın gölgesinde çekilmiş bir fotoğrafla taçlandıran bir nesildir.
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…