
GAZZE'YE BAKARKEN
İnsan, kendine sorar:
Bir çocuğun açlıktan öldüğü bir dünyada, insanlık neyle meşguldür?
Gazze’de insanlar açlıktan yere yığılıyor.
Kadınlar, bebekleri daha konuşmaya başlamadan toprağın altına gömüyor evlatlarını.
Erkekler, bir duanın kıyısında, gözleri boşluğa bakarak sessizce tükeniyor.
Ve dünya bunu sadece izliyor.
İnsan, zamanla acıya alışır derler.
Ama acıya alışmak; kalbin öldüğünün ilanıdır.
Eğer bir annenin çığlığı artık uykunuzu kaçırmıyorsa,
Siz artık yaşayan biri değilsinizdir.
Sadece yürüyen bir et yığınısınızdır.
Gazze’de dua eden mazlumlar var.
Dizüstü yere çökmüş, elleri göğe uzanmış.
Yüzlerinde hem umut hem tükenmişlik.
Şöyle diyorlar:
“Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan şu şehirden çıkar, bize katından bir dost ve yardımcı gönder.”
(en-Nisâ, 75)
Bu, sadece bir dua değil.
Bu, bir insanın, başka insanlardan artık umudu kalmadığında
Allah’a yazdığı bir mektuptur.
Bir insanın, başka insanlardan değil de sadece Allah’tan yardım beklemesi,
yeryüzündeki en büyük yalnızlıktır.
İşte Gazze’de insanlar bu yalnızlıktadır.
Ve Allah, bu çığlığa karşı, susanlara da hesap sorar.
Zira buyurur ki:
“Size ne oluyor ki Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan şu şehirden çıkar, bize katından bir dost ve yardımcı gönder’ diye yalvaran zayıf, çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna savaşmıyorsunuz?”
(en-Nisâ, 75)
Ümmet olarak ne zaman bu kadar uzaklaştık birbirimize?
Ne zaman çığlıklar sınırları geçemez oldu?
Ne zaman bir çocuğun ölümü sıradanlaştı?
Belki de biz, kalbimizi kaybettik.
Ve şimdi hiçbir harita onu göstermiyor.
Sanki kalbimiz, Gazze’de toprağın altında bir çocuğun yanına gömüldü.
İnsan, iyilik için yaratılmıştır.
Ama insan, zulme karşı sessizliği seçtiğinde kötülüğe ortak olur.
Gazze’de insanlar ölürken,
Biz sadece bakıyorsak,
Kimin tarafındayız?
Savaş bazen silahla olmaz.
Bazen bir suskunluk, bir ihanettir.
Ve bazen en büyük suç, hiçbir şey yapmamaktır.
Ben bu gece dua etmeyeceğim.
Çünkü biliyorum,
Bir yerlerde bir çocuk benden çok daha samimi dua ediyor.
Ben sadece susacağım.
Ve bu sessizlikte, kendime şu soruyu soracağım:
“İnsan olmak, ne zaman bu kadar az şey ifade eder oldu?”
Kadir Bekil
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
VAHİY PENCERESİ Topraktan Geldik, Toprağa Döneceğiz: Ölümü Unutan İnsan “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde…
İmamoğlu Davasında 8 Milyon Dolarlık Rüşvet Beyanı Medicana Hastaneleri'nin Sahibi ''Hüseyin Bozkurt'' Ekrem İmamoğlu, Benden…
İsrail Basınında MIZRAK Alarmı: "Türkiye Doğrudan Vuruş Menziline Aldı" Tel Aviv merkezli analiz platformu Nziv,…
Yunanistan Sürükledi, AB Yine Arkadan Vurdu: Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı Bitiş Çizgisini Aştı! Türkiye ile Libya…
Dört İslam Ülkesinden Güç Birliği: Bedir Mutabakatı İmzalandı Türkiye, Endonezya, Katar ve Pakistan, savunmada iş…
Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi? İnsanlık tarih boyunca kutsal mekânlar inşa etti. Kimi…