İRŞAD MI, İFSAD MI? İyiliğe Çağırmanın Usulü İslâm’ın temel görevlerinden biri, iyiliğin yayılması ve kötülüğün önlenmesi için gayret etmektir. Kur’an-ı Kerîm’de ve Peygamber Efendimizin (s.a.s.) sünnetinde bu konuya önemli bir yer verilmiştir. Yüce Allah şöyle buyurur: “Mümin erkekler ve mümin...
MÜMİNİN PUSULASI Müslümanın hayat haritasını çizen şey; dönemin moda ideolojileri, arkasına kitleleri takan partiler ya da karizmatik liderler değildir. Mümin, pusulasını Allah’ın kitabı ve Resûlullah’ın (s.a.s.) sünnetine göre ayarlamakla mükelleftir. Ancak ne zaman memlekette siyasi sular ısınsa, ne zaman sandık...
ÇOCUKLARIMIZIN DÜNYASINI İMAR EDERKEN UKBASINI HARAP ETMEYELİM Bugün hangimiz evladımızın geleceği için uykusuz kalmıyoruz? Hangimiz dershaneler, özel dersler ve sınav maratonları arasında mekik dokumuyoruz? LGS’si, YKS’si, test kitapları, kurs ücretleri… Evladımız iyi bir liseye girsin, etiketli bir üniversite bitirsin, bileğine...
BEL’AM’IN İZİNDE YÜRÜYENLER Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmiş ümmetlerin kıssalarını yalnızca tarih anlatmak için zikretmez. Her kıssa, her çağın insanına yöneltilmiş bir ikaz, her neslin önüne tutulmuş bir aynadır. İsimler değişir, zaman değişir, coğrafyalar değişir; fakat karakterler değişmez. Hz. Musa’nın karşısında...
SÖZDE DEĞİL, ÖZDE MÜMİN OLMAK İslâm, sadece “Ben îmân ettim.” demekten ibaret değildir. Hakiki îmân, insanın düşüncesine, konuşmasına, davranışına ve bütün hayatına yansır. Kalbe yerleşen sağlam bir îmân, kişiyi doğruluk (sıdk) sahibi, emin, âdil ve istikamet üzere bir mümin hâline...
İMÂN VARSA İMKÂN DA VARDIR İnsan, hayatının her döneminde ve her şartta Yüce Allah’a kulluk etmekle yükümlüdür. Müminin kulluğu; mevsimlere, hava şartlarına, sosyal çevreye veya kişisel konforuna göre şekillenen geçici bir sorumluluk değil, ömür boyu devam eden ilahî bir vazifedir....
BİR “DOKTOR” BOZUNTUSUNUN HEZEYANI: SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET? Hani hep deriz ya; “Mürekkep yalamakla adam olunmuyor.” İşte bunun en taze, en pespaye, en mide bulandırıcı örneği Başakşehir’de karşımıza çıktı. Kendisine sorsanız “hekim” der, “aydın” der, “Cumhuriyet’in bekçisiyiz” der… Ama kazıyın altını;...
LOKMAN (A.S.)’IN NASİHATLERİ: KUR’AN’IN IŞIĞINDA İNANÇ, AHLÂK VE ADAB-I MUÂŞERET Lokman (a.s.), Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen mümtaz şahsiyetlerden biridir. Adı, otuz birinci sûreye isim olmuş; bu sûrede kendisine verilen hikmet ve oğluna yaptığı öğütler örnek bir eğitim modeli olarak insanlığa...
MÜMİNİN DÜNYA HAYATINA BAKIŞI Dünya hayatı, Yüce Allah’ın kullarını imtihan etmek için yarattığı geçici bir imtihan yurdudur. İnsan, karşılaştığı nimetler ve musibetler karşısında kulluk şuurunu korumak ve ilahî emirlere uygun davranmakla yükümlüdür. Kur’ân-ı Kerîm, insanın kimi zaman bollukla, kimi zaman...
EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE ZULÜMLE MÜCADELE İslâm, insanı sadece namaz ve oruç gibi ibadetlerle değil, aynı zamanda adaletle de sorumlu tutar. Namaz kılan, oruç tutan bir Müslüman; aynı zamanda zalime engel olmak, mazluma sahip çıkmak ve hakkı savunmakla da yükümlüdür. Bu...
İSLAM’DA ÂDÂB-I MUÂŞERET VE EDEBİN TOPLUMSAL HAYATTAKİ YERİ İnsan, yaratılışı gereği toplum içerisinde yaşayan bir varlıktır. Huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir toplumun inşası ise yalnızca hukuk kurallarıyla değil; aynı zamanda ahlak, nezaket ve karşılıklı saygıyı esas alan davranış ilkeleriyle mümkündür....
DİNİN DOĞRU KAYNAKLARDAN ÖĞRENİLMESİ VE DİNİN İSTİSMARINA KARŞI MÜMİNİN SORUMLULUĞU İnsanın dünya ve ahiret saadetini temin eden en büyük nimet, Allah Teâlâ’nın gönderdiği hidayet rehberidir. İslam dini, insanı yaratan ve onun ihtiyaçlarını en iyi bilen Yüce Allah tarafından gönderilmiş son...
TELEVİZYON PROGRAMLARI VE AİLE MAHREMİYETİ Bir toplumun hangi meselelerle meşgul olduğu, aslında hangi istikamete doğru yürüdüğünü de gösterir. Günlerce aynı konuların konuşulduğu, aynı tartışmaların tekrarlandığı, aynı mahremiyet ihlallerinin milyonlarca insanın önüne taşındığı televizyon programları üzerine düşünürken asıl sorulması gereken soru...
ÇOCUKLARIMIZIN ÂHİRETİNİ YAZ TATİLİNE Mİ BIRAKTIK? Okulların kapanmasına sayılı günler kaldı. Memleketin dört bir yanında bir tatil telaşı, bir koşturmaca başladı. Analar, babalar kara kara düşünüyor: “Çocuğu bu yaz nereye göndersek, vaktini nasıl verimli geçirse?” Önümüzde yine o bildik, tanıdık...
ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE? İnsanlık tarihi boyunca şeytanın en büyük başarısı, insanları günaha sürüklemesi kadar, onları günahın kaynağını göremez hâle getirmesi olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de şeytanın insanın apaçık düşmanı olduğu haber verilmiş (Fâtır, 35/6), onun insanı adım adım kötülüğe sevk ettiği bildirilmiştir...
TESETTÜR: BİR KIYAFET TERCİHİNDEN ÖTE AHLAKÎ VE MANEVÎ BİR DEĞER Bir toplumun nereye doğru sürüklendiğini anlamak istiyorsanız, önce kıyafetlerine değil, kıyafetlere yüklediği anlamlara bakın. Çünkü bazı şeyler vardır ki kumaştan ibaret değildir. Bayrak gibi… Kefen gibi… Ve tesettür gibi… Bugün...
DİNİN ÖLÇÜSÜ NASLAR MI ALIŞKANLIKLARIMIZ MI? Türkiye’de din tartışmalarının merkezinde, çoğu zaman fark edilmeyen bir mesele vardır: Biz gerçekten İslâm’a mı uyuyoruz, yoksa İslâm’ı kendimize mi uyduruyoruz? Asıl soru budur. Çünkü pratikte ortaya çıkan manzara şunu göstermektedir: Dinin ölçüsü, çoğu...
İSLÂM’A TAM OLARAK GİRMEK Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: «“Ey iman edenler! Hep birlikte İslâm’a tam olarak girin; şeytanın adımlarını takip etmeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.” (Bakara, 2/208)» Âyetin Genel Çerçevesi ve Nüzul Sebebi Bakara sûresinin 208. âyet-i kerîmesi, müminlerin...
SAFFÂT SÛRESİ (100–111. ÂYETLER) IŞIĞINDA HZ. İBRAHİM VE HZ. İSMAİL’İN TESLİMİYETİ İman, Sadakat ve Kulluğun Zirvesi Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan kıssalar, geçmişte yaşanmış hadiselerin nakledilmesinden ibaret olmayıp her çağdaki insan için hidayet, ibret ve rehberlik vesilesidir. Saffât Sûresi’nin 100–111. âyetlerinde...
ZAMANIN KALBİ: AREFE GÜNÜ VE İLÂHÎ RAHMETİN EN BEREKETLİ SAATLERİ İnsan ömrü, sayılı nefeslerden örülmüş kısa bir yolculuktur. Bu yolculukta bazı zaman dilimleri vardır ki, rahmetin kapıları daha geniş açılır; dualar semaya daha süratle yükselir; kul ile Rabbi arasındaki mesafe...
BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA İslam ümmetinin bugün yaşadığı krizlerin önemli bir kısmı, bilgi eksikliğinden değil, bilginin doğru istikamette kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında dinî bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Tefsirler, hadis kaynakları, ilmî sohbetler ve eğitim içerikleri birkaç dokunuşla...
KÜRESEL EFENDİLERİ RAHATSIZ ETMEYEN İSLAMCILIK(!) Yıllardır konuşuyor, yıllardır yazıyoruz… Teşhis tamam, tespit doğru, analiz gırla! Peki ya icraat? Ortada koca bir hiç var. Küresel sistem dünyayı dört bir koldan kuşatmış, ümmetin boğazına çökmüşken biz hâlâ “durum değerlendirmesi” yapıyoruz. Hadi diyelim...
HERKES BAŞKASININ PUTUNA İBRAHİM! Bakıyorum da etrafa; maşallah herkesin elinde bir balta, herkes başkasının putuna karşı “İbrahim” kesiliyor! Ötekinin makam hırsına zehir zemberek laf ederken, kendi koltuk sevdasını “hizmet davası” diye pazarlayanlar mı dersiniz? Berikinin paraya tapmasını eleştirirken, kendi vadeli...
MAKYAJLI BARBARLIK: KÜRESEL EBU CEHİL Bakın şu dünyaya… Sahne aynı, oyuncular aynı; sadece makyajlar tazelenmiş! İnsanlık tarihi dediğin, aslında Habil ile Kabil’den beri süregelen o kadim kavganın kâğıda dökülmüş özetidir: Güç kimin elinde ve bu güç kimin namına kullanılıyor? Bugün...
BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU! Haydaaa… Buyurun cenaze namazına! Bir yanda meydanlara çıkıp “En az üç çocuk!” diye feryat figan edeceksiniz, öte yanda aileyi, nesli ve huzuru dinamitleyen ne kadar “modernist” safsata, ne kadar Avrupa artığı sözleşme varsa...
İMÂNIN ŞAKASI OLMAZ: YA ELİF GİBİ DİMDİK, YA DA EBEDÎ HÜSRAN! Hanımlar, beyler… Herkes aklını başına devşirsin! Öyle “inandım” demekle, diliyle Müslümanlık taslayıp icraatıyla küfre yelken açmakla bu iş yürümez. Îmân dediğin bir bütündür; ya tam girersin ya da kapının...
BAKIN EY NAMAZ KILAN İDARECİLER! Bakın da ibret alın: Rakamlar “İmdat” diyor, siz hâlâ masal anlatıyorsunuz! Bakın efendiler, lafı evirip çevirmenin, “dış güçler” edebiyatına sığınmanın âlemi yok. Ortada bir yangın var ve bu yangın, bizzat sizin elinizdeki istatistik kurumu TÜİK’in...
DAĞILAN ÖNCELİKLERİN YENİDEN İNŞÂSI Bir Öncelik Muhasebesi: Bağ, İman ve Rızâ Ekseninde Hayatı Yeniden Kurmak İnsan, neye bağlanırsa onun rengine boyanır. Neyi büyük görürse onun etrafında şekillenir. Kimin rızasını esas alırsa hayatını onun ölçülerine göre kurar. Bu sebeple insanın asıl...
EVİN İÇİNDEKİ SESSİZ İŞGAL: ÇOCUKLARIMIZ KİME AİT? Soruyorum sevgili anneler, babalar; evdeki o küçük beye, o hanım kıza bir bakın bakalım… Kahramanı kim? Ronaldo mu, Messi mi, yoksa “Örümcek Adam” saçmalıkları mı? En sevdiği şarkıcı kim? Güney Kore’nin o ne...
AİLEDEN TOPLUMA BİR MEDENİYETİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ Toplumların bekâsı, yalnızca sınırlarının korunmasıyla değil; nesillerinin ahlâk, iman ve şahsiyet üzere yetişmesiyle mümkündür. Tarih bize göstermiştir ki bir milletin asıl gücü, sahip olduğu değerler manzumesidir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: > “Bir toplum,...
AİLE SORUMLULUĞU VE TOPLUMSAL İHMAL > “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (et-Tahrîm, 66/6) “Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mesulsünüz…” (Buhârî, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 20) Yüce dinimiz İslâm, insanın yalnızca kendi nefsinden...
O RAZI OLSUN YETER İnsan, fıtratı gereği sosyal bir varlıktır. Başkalarıyla yaşar, onların nazarına muhatap olur, takdir edilmek ister, dışlanmaktan çekinir. Bu yönüyle kabul görme arzusu, insanın hem psikolojik hem de sosyolojik yapısının tabii bir parçasıdır. Ne var ki bu...
ALLAH, KİŞİ İLE KALBİ ARASINA GİRER Enfâl sûresinin 24. âyeti, insanın en mahrem alanına temas eden çarpıcı bir hakikati dile getirir: وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ > “Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer…” Bu ifade, ilk...
İMAN, TESLİMİYET VE İHSAN Bakara Sûresi 112 Üzerine Bir Tefekkür بَلَىٰ مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُ أَجْرُهُ عِندَ رَبِّهِ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ “Hayır! Kim ihsan üzere olarak yüzünü Allah’a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbi katındadır....
BU TOPRAKLARIN ADINI KOYMAK İslam fıkhında bir mekânın yahut siyasî yapının kimliği meselesi, zannedildiği gibi tali ve teorik (nazarî) bir tartışma değildir. Bilakis bu mesele, doğrudan doğruya mükellefiyet alanını tayin eden; Müslümanın duruşunu, mesuliyetini ve hatta bazı durumlarda hicret, velayet...
ÇÖLÜN ORTASINDAKİ TRUVA ATI: BAE PROJESİ VE ÜMMETİN KUŞATILMASI Takvimler 1971’i gösterdiğinde, Basra Körfezi’nin kıyısında yedi emirliğin birleşmesiyle “Birleşik Arap Emirlikleri” adında bir yapı dünya sahnesine çıkarıldı. Yüzölçümü küçük, yerli nüfusu bir mahalle ölçeğinde olan bu yapının, yarım asır geçmeden...
İÇERİDEKİ FİTNEDEN DIŞARIDAKİ DÜŞMANA: FERASETLE KUŞANMAK Son dönemde yaşanan küresel sarsıntılar ve bölgesel krizler, sadece siyasi bir tabloyu değil; varlık ve yokluk mücadelemizin temel taşlarını yeniden hatırlatmaktadır. Ecdadımızın mülkü idare ederken rehber edindiği “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü, ders almayanlar için...
RAMAZAN BAYRAMI: PAYLAŞMAK, HATIRLAMAK VE BARIŞMAK Bizleri, on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in feyziyle rızıklandıran; gündüzlerini sıyamla (oruç), gecelerini kıyamla (ibadet) nurlandıran ve nihayetinde biz günahkar kullarını bayramın süruruna eriştiren Rabbü’l-Âlemîn’e, sonsuz hamd ü senâlar olsun. Salât ve selâm; iki...
SEMÂNIN YERYÜZÜNE İNDİĞİ GECE: KADİR GECESİ Allahu Teâlâ, bu ümmet-i merhûmeye pek çok fazîlet ve keremde bulunmuştur. Bunların en büyüklerinden biri; ömrü kısa, günahı çok olan bu ümmetin önüne, tek başına bir ömre denk gelen bir gece koymasıdır. O gece...
İSTİKĀMETİN KORUNMASI İslâm’ın mü’minlere yüklediği en temel sorumluluklardan biri, hayatlarını istikāmet üzere sürdürmeleridir. İstikāmet; kulun imanında, amelinde ve ahlâkında Kur’ân ve Sünnet’in belirlediği sınırlar içerisinde dosdoğru bir yol takip etmesi demektir. Bu yönüyle istikāmet, sadece belli zamanlarda ortaya konulan bir...
RAMAZAN: İSTİKÂMETİN İNŞASI Ramazan, sadece aç ve susuz kalınan bir ay değil; mü’minin iç dünyasını yeniden inşâ ettiği, takvâ ve istikâmetin kazanıldığı ilâhî bir terbiye mektebidir. Oruç; midede başlayan fakat kalb-i selîme doğru kemale eren bir tezkiye yolculuğu ve tehzîb-i...
İNSANIN İÇİNDEKİ PUSULA: FITRAT Bir kötülük yaptığında kalbinin içinde bir sıkışma hissettiğin oldu mu? Kimse görmediği hâlde içinden bir ses “Bu doğru değil” dedi mi? Peki bir iyilik yaptığında, hiçbir karşılık beklemeden birine yardım ettiğinde, içini kaplayan o huzuru hiç...
DÂVÂMIZ NEDİR, UNUTTUK MU? İnsan, yaratılışı gereği bir gâye ile var edilmiştir. Kur’ân’ın ifadesiyle “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” (ez-Zâriyât, 56) İşte bu kulluk şuurunun toplumsal ve tarihî tezahürü İ’lâ-yı Kelimetullâhtır: Allah’ın kelimesini yüceltmek, tevhidi...
ALLAH’IN ADI ANILINCA KİM OLDUĞUN ORTAYA ÇIKAR Son günlerde bir ilahi gündeme geldi. Sokakta söyleniyor, okullarda çocuklar mırıldanıyor, sosyal medyada milyonlar dinliyor. Kimi seviniyor, kimi rahatsız oluyor. Aslında mesele bir melodiden ibaret değil. Mesele Allah’ın adının anılması. Kur’an bunu açıkça...
FİL Mİ DAHA BÜYÜK, RAMAZAN MI? İslam ilim geleneğinde nakledilen bir hadise, dikkat ve niyet terbiyesi açısından önemli bir ibret vesikasıdır. İmam Mâlik, Mescid-i Nebevî’de hadis rivayet ederken Medine’de sıra dışı bir olay meydana gelir: Şehre bir fil gelmiştir. Halk,...
HER RAMAZAN BİR YENİLENME FIRSATIDIR Müminin hayatında bazı zaman dilimleri vardır ki, sadece takvim yapraklarında yer alan bir tarih değil; aynı zamanda imânî olgunluğun, kulluk şuurunun ve manevî dirilişin sembolüdür. Ramazan ayı da bu müstesna zamanlardan biridir. İnsan, akıl ve...
HEVÂDAN VAHYE İslâm’ın ahlâk öğretisinin merkezinde, insanın nefsine kul olmaması ilkesi yer alır. Zira İslâm’a göre insan, başıboş bırakılmış bir varlık değildir. O, yeryüzünde imtihan için yaratılmış; irade, akıl ve vicdanla donatılmıştır. Bu irade, hevânın değil, vahyin rehberliğinde kullanılmak üzere...
Bu Savrulma Tesadüf Değil Hayat dediğimiz şey, başıboş akan bir nehir değildir. İnsan bu dünyaya “canı istediği gibi yaşasın” diye gönderilmedi. (el-Kıyâme 36, ez-Zâriyât 56) Bir hikmet var. Bir imtihan var. Bir hesap var. (el-Mülk 2) Ama biz ne yaptık?...
Din Nasıl Korunur? Bu soru okunup geçilecek, cevabı ertelenelecek bir başlık değil; bir îmân muhasebesidir. Bu soru, çağımızın en hayati sorusudur. Bu soru, cevabı yanlış verildiğinde ümmetin savrulduğu, doğru verildiğinde ayağa kalktığı sorudur. İslâm düşünce tarihinde ortaya çıkan bid‘at fırkaların...
İsrâ ve Mi‘râc Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, özellikle amcası Ebû Tâlib ile muhterem eşi Hz. Hatice annemizin (radıyallahu anhâ) vefatlarından sonra, müşriklerin artan baskı ve eziyetlerine maruz kalmıştır. Bu süreçte yaşanan sıkıntıların en ağırlarından biri de Tâif dönüşünde...
DİJİTAL CELLAT: SANAL KUMAR Yakın zamanda kamuoyuna yansıyan acı bir hadise, sanal kumarın masum bir alışkanlık değil; insanı adım adım felakete sürükleyen sinsi bir bağımlılık olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ilgaz’da görev yapan 37 yaşındaki bir beden eğitimi...
Âhireti Dünya Karşılığında Satmak Kur’ân-ı Kerîm, insanın dünya ve âhiret hayatını birbirinden kopuk iki alan olarak değil, birbirini tamamlayan iki safha olarak ele alır. Bu sebeple Kur’ân’da geçen bazı ifadeler, insanın tercihlerini sorgulayan güçlü uyarılar içerir. “Âhireti dünya karşılığında satmak”...
KÖTÜLÜK ÇAĞI VE İLÂHÎ REHBERLİK Zamanın ruhunu doğru okuyabilmek, karşı karşıya kaldığımız kötülükleri yalnızca ortaya çıkan sonuçlarıyla değil, kök sebepleriyle birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Bugün haber bültenlerinde, sokakta, aile yapısında ve insan ilişkilerinde şahit olduğumuz kötülükler, ilk bakışta münferit hadiseler gibi...
YILBAŞI ve TEŞEBBÜH MESELESİ Zaman, İslam düşüncesinde sadece kronolojik bir akış değil; kulun Rabbine yönelişini derinleştiren, muhasebe ve sorumluluk bilincini canlı tutan ilahî bir nimettir. Bu sebeple zamanın anlamlandırılması ve ihyası, dinî ölçüler çerçevesinde ele alınması gereken önemli bir husustur....
ÜÇ AYLAR Halk arasında “Üç Aylar” diye bildiğimiz Recep, Şaban ve Ramazan aylarına bir kez daha kavuşmuş bulunuyoruz. Bu vesileyle, Üç Aylar hakkında sıkça konuşulan bazı konulara, yanlış bilinenlere ve aşırıya kaçan uygulamalara kısaca değinmek faydalı olacaktır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v),...
Bu Medya Kimin Medyası? Modern dönemde medya, yalnızca haber aktaran teknik bir vasıta olmaktan çıkmış; zihinleri şekillendiren, değer yargılarını dönüştüren ve toplumsal yönelimleri belirleyen etkili bir güç hâline gelmiştir. Bu durum, medyanın mahiyetine ve işlevine dair meseleleri, sadece bir iletişim...
Aile Yılı’nın Ardından: Aynı Sorular, Aynı Sessizlik 2025 yılı Aile Yılı ilan edilmişti. İki hafta sonra Aile Yılı bitiyor… Bitiyor ama geride kalan bir muhasebe değil; bir itiraf. Demek ki olmadı. Demek ki afişle, sloganla, temenniyle bu iş yürümüyor. Şimdi...
MÜEBBET NAFAKA Kim ne derse desin… Bu ülkede yıllardır aileyi çökerten, erkeği borç kıskacına, kadını da belirsizlik uçurumuna iten bir düzen var. Adına “süresiz nafaka” diyorlar. Ömür boyu borç! Dünya hukuk tarihinde benzeri yok. Bizde var. Şimdi yeni bir haber...