
İzmir’de meydana gelen 6.6 şiddetinde ki deprem, geçmişte meydana gelen depremler gibi, bizleri derinden üzdü. Bizler bu depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da yüce rabbimizden acil şifalar diliyoruz.
Depremden sonra, günlerce uykusuz kalarak çalışan kurtatma ekiplerine de minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
İzmir depreminin acısı içinde kıvranırken, enkazın altından sağ olarak kurtarılan üç yaşında ki Elif kızımız ile bundan bir gün sonra kurtarılan dört yaşında ki Ayda kızımız, bizlere yeni bir umut, yeni bir heyecan oluverdi. Ayda bebeğin sedye üzerinde giderken, zeytin gözleriyle etrafına bakınması ve tebessüm eylemesi, içimizin yağını ince ince eritmekle kalmadı, seksen milyonu buruk bir şekilde sevinç gözyaşına boğdu. Bu enstantaneyi gördüğümde yerimde duramadım ve farkında olmayarak kendimi televizyonun önünde buldum. Sağ elim Ayda bebeğin televizyonda ki görüntüsüne uzanmış, bir baba şefkatiyle saçlarını okşuyordu. Ben üç çocuk babası olarak babalık duyguları ile farkında olmadan böyle bir şey yapmıştım yapmasına da, “Ayda bebeğin babası, tam beş gün o yıkıntıların önünde hangi haleti ruhiye içindeydi acaba” diye düşünmekten de kendimi alamadım.
Dünyaya tekrar hoş geldin Elif bebek…
Dünyaya tekrar hoş geldin Ayda bebek…
Tabiki de bu mucizevî olaylar karşısında duygulanmamak, birkaç damla gözyaşıyla da olsa buruk bir sevinç yaşamamak elde değil. Elde olmayan bir duygu daha var ki, o da yüce rabbimize şükretme duygusu… Böyle mucize olaylar karşısında, onun(cc) izni olmadan kâinatta yaprak kımıldamaz inancıyla “Elhamdülillah” “Allahü Ekber” diyebilmek.
Pekiyi ne demek “Elhamdülillah”?
“Ya rabbi sana hamdolsun, şükürler olsun” demek…
Pekiyi ne demek “Allahü Ekber”?
“Allah en büyüktür” demek…
Pekiyi Müslüman’ın böyle mucize bir olay karşısında heyecanlanarak “Ya rabbi sen en büyüksün, sana hamdolsun, sana şükürler olsun. Senin yaşattığını ve yaşatmak istediğini hiçbir kimse ve meydana gelen hiçbir afet öldüremez” demenin, ne gibi bir sakıncası olabilir ki? Ama anlaşılan o ki, tekbir seslerinden birileri rahatsız olmuş. Rahatsız olmuşlar ki, “Allahü Ekber”
Bu olayı birebir yaşayan insanlar ve kurtarma ekipleri, heyecanlanmışlar, sevinmişler ve inandıkları yüce rabbimizi zikretmişler. Adeta tekrardan dünyaya merhaba diyen bu yavrular için, sevinçlerini ve sevinç gözyaşlarını “Allahü Ekber” nidalarıyla taçlandırmışlar.
Ne yapacaklardı yani? “Oh my god” diye mi bağıracaklardı. Müslüman olan Müslümanca sevinmiş ve yüce rabbini “ALLAHÜ EKBER” diye zikretmiş.
Selam, saygı ve muhabbetlerimle…
Şaban DOĞAN
İLHAM ALİYEV, HADDİNİ AŞIYOR. Oktay Saral'ın, GÖREVDEN ALINMASINI İSTİYOR. Azerbaycan'da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullardan…
ATATÜRK-İNÖNÜ İLİŞKİSİ: SADAKAT Mİ, REKABET Mİ? Beyan Yayınları’nın “Tarihin Gerçek Yüzü” serisinden çıkan, Prof. Dr.…
Zorlu Enerji’den 147,6 milyon dolarlık satış: ZES’in bağlı olduğu şirketteki paylarını devrediyor Zorlu Enerji, ZES…
MAHKEME, ÖZGÜR ÖZEL'İN, YALAN KONUŞUP İFTİRA ATTIĞINI BELGELEDİ İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in CHP Genel Başkanı…
Dera Milletvekili Abdülmevla el-Hariri’den Sert İsrail Tepkisi: "Güney Olmadan Suriye Olmaz" Suriye'nin Dera Milletvekili Abdülmevla…
Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı Ankara Keçiören’de bir…