islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9331
EURO
18,4099
ALTIN
1.039,38
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Hafif Yağmurlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
30°C

Gene Gene “Allahü Ekber”

Gene Gene “Allahü Ekber”

İzmir’de meydana gelen 6.6 şiddetinde ki deprem, geçmişte meydana gelen depremler gibi, bizleri derinden üzdü. Bizler bu depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da yüce rabbimizden acil şifalar diliyoruz.

Depremden sonra, günlerce uykusuz kalarak çalışan kurtatma ekiplerine de minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

İzmir depreminin acısı içinde kıvranırken, enkazın altından sağ olarak kurtarılan üç yaşında ki Elif kızımız ile bundan bir gün sonra kurtarılan dört yaşında ki Ayda kızımız, bizlere yeni bir umut, yeni bir heyecan oluverdi. Ayda bebeğin sedye üzerinde giderken, zeytin gözleriyle etrafına bakınması ve tebessüm eylemesi, içimizin yağını ince ince eritmekle kalmadı, seksen milyonu buruk bir şekilde sevinç gözyaşına boğdu. Bu enstantaneyi gördüğümde yerimde duramadım ve farkında olmayarak kendimi televizyonun önünde buldum. Sağ elim Ayda bebeğin televizyonda ki görüntüsüne uzanmış, bir baba şefkatiyle saçlarını okşuyordu. Ben üç çocuk babası olarak babalık duyguları ile farkında olmadan böyle bir şey yapmıştım yapmasına da, “Ayda bebeğin babası, tam beş gün o yıkıntıların önünde hangi haleti ruhiye içindeydi acaba” diye düşünmekten de kendimi alamadım.

Dünyaya tekrar hoş geldin Elif bebek…

Dünyaya tekrar hoş geldin Ayda bebek…

Tabiki de bu mucizevî olaylar karşısında duygulanmamak, birkaç damla gözyaşıyla da olsa buruk bir sevinç yaşamamak elde değil. Elde olmayan bir duygu daha var ki, o da yüce rabbimize şükretme duygusu… Böyle mucize olaylar karşısında, onun(cc) izni olmadan kâinatta yaprak kımıldamaz inancıyla “Elhamdülillah” “Allahü Ekber” diyebilmek.  

Pekiyi ne demek “Elhamdülillah”?

“Ya rabbi sana hamdolsun, şükürler olsun” demek…

Pekiyi ne demek “Allahü Ekber”?

“Allah en büyüktür” demek…

Pekiyi Müslüman’ın böyle mucize bir olay karşısında heyecanlanarak “Ya rabbi sen en büyüksün, sana hamdolsun, sana şükürler olsun. Senin yaşattığını ve yaşatmak istediğini hiçbir kimse ve meydana gelen hiçbir afet öldüremez”  demenin, ne gibi bir sakıncası olabilir ki? Ama anlaşılan o ki, tekbir seslerinden birileri rahatsız olmuş. Rahatsız olmuşlar ki, “Allahü Ekber”

Bu olayı birebir yaşayan insanlar ve kurtarma ekipleri, heyecanlanmışlar, sevinmişler ve inandıkları yüce rabbimizi zikretmişler. Adeta tekrardan dünyaya merhaba diyen bu yavrular için, sevinçlerini ve sevinç gözyaşlarını “Allahü Ekber” nidalarıyla taçlandırmışlar.

Ne yapacaklardı yani? “Oh my god” diye mi bağıracaklardı. Müslüman olan Müslümanca sevinmiş ve yüce rabbini “ALLAHÜ EKBER” diye zikretmiş.

Selam, saygı ve muhabbetlerimle…

Şaban DOĞAN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.