
İstanbul Küçükçekmece’de Kur’an kursunda eğitim gören görme engelli hafızlar, gerçekleştirdikleri umre ziyaretinde Kâbe ve kutsal mekanların manevi atmosferini yaşadı. Hafız Furkan Ok, “Görmesek de oranın maneviyatı yetti” dedi.
Küçükçekmece’de görme engelli hafızlara öğreticilik yapan Ali Duman, öğrencileriyle birlikte gerçekleştirdikleri umre ziyaretinin kendileri için büyük bir manevi ikram olduğunu söyledi.
Duman, görme engellilerin toplum tarafından sahip oldukları yetenekler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, engelli bireylerin hayatın içinde aktif şekilde yer almalarının önemine dikkat çekti.
Umrede Kâbe-i Muazzama’ya dokunmanın, örtüsünü hissetmenin ve kutsal mekanlarda ibadet etmenin kendileri için tarif edilmesi güç bir deneyim olduğunu ifade eden Duman, görme engellilerin de eğitim, rehabilitasyon ve sosyal hayatın içerisinde yer almaları gerektiğini vurguladı.
Ekrem Özen Camisi imam hatibi Remzi Polat, görme engellileri umreye götürme projesinin yıllar önce başladığını belirtti.
Polat, görme engelli bireylerin Beytullah’ı ve Hazreti Muhammed’in (s.a.s.) Ravza-i Mutahhara’sını ziyaret etme arzularını kendilerine iletmeleri üzerine çalışma başlattıklarını söyledi.
İlk olarak 2015 yılında bir iş insanının sponsorluğunda engelli bireylerin aileleriyle birlikte umreye götürüldüğünü aktaran Polat, sonraki yıllarda da çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
Polat, bu yıl yaklaşık 30 engelli bireyle birlikte umre ibadetini gerçekleştirdiklerini belirterek, kutsal topraklarda yaşanan duyguların kelimelerle anlatılmasının zor olduğunu söyledi.
Görme engelli bireylerin Kâbe ve diğer kutsal mekanlardaki heyecanlarının kendisini etkilediğini ifade eden Polat, onların ibadet konusunda büyük gayret gösterdiğini dile getirdi.
Umreye katılan 25 yaşındaki görme engelli hafız Furkan Ok ise sonradan görme engelli olduğunu ve görme yetisini kaybettikten sonra Kur’an okuma isteğinin arttığını anlattı.
Umre ziyaretinin kendisi için unutulmaz olduğunu belirten Ok, “Görmesek de oranın maneviyatı yetti. Kâbe’ye az dokunmak içimizde ukde kaldı.” dedi.
Toplumda görme engellilerin bazı işleri yapamayacağı yönünde yanlış bir algı bulunduğunu belirten Ok, engelli bireylerin eğitim alabileceğini, çalışabileceğini, spor yapabileceğini ve sosyal hayatın içerisinde aktif şekilde yer alabileceğini söyledi.
İlahiyat Fakültesinden mezun olduğunu belirten Ok, başarısında gayretli olmasının ve hayattan kopmamasının önemli rol oynadığını ifade ederek, görme engelli bireylerin ailelerinin aşırı korumacı tutumlarını aşarak hayata katılmaları gerektiğini vurguladı.
Görmeyen Gözler, Gören Kalpler
Bazen insanın görmek için göze değil, gönüle ihtiyacı vardır.
Göz görmez, gören kalptir aslında…
Bakmak başkadır, görmek başka… Her bakan göremez…
Kabe’ye baktığında sadece taş duvar görenler de var, fiziki olarak göremediği halde kalbiyle Kabe’yi gören ve hissedenler de…
-Dokunarak,
-hissederek,
-o mübarek coğrafyanın kokusunu içine çekerek,
“İnsanlar için hidayet ve bereket kaynağı olan Kabe’yi” yaşayabilmek…
***
Bu hafız kardeşlerimizin haberini hazırlarken, görme engelli Abdullah İbni Mektum geliverdi aklıma…
Asrı Saadet döneminde;
-Kur’an öğretimi ve ezanla ilgili önemli görevler üstlenen
-Peygamberimizin (sav) Medine’de bazı zamanlarda kendi yerine vekil bıraktığı
-Bilâl-i Habeşî (r.a.) ile birlikte müezzinlik yaptığı
–Kadisiye Savaşı’nda İslam sancağını taşıdığı rivayet edilen, Abdullah İbni Mektum…
Elhamdülillah!
Abdullah İbni Mektumlar tarih sahnesinde bitmedi… Yaşamaya devam ediyor. Aynı haberimizdeki değerli hafızlarımız gibi…
Rabbim, gözlerimizi hakikate; gönüllerimizi merhamete, adalete ve kulluğa açsın inşaallah!
İSLAMİ HABER “MİRAT”
ÇIPLAKLIK AHLÂKIMIZI ÇÖKERTİRKEN CİNSELLİĞİMİZİ DE KÖRELTİYOR Allah, insanı en güzel kıvamda erkek ve kadın olarak…
Sokak Ortasında Zorbalık ve Çifte Standart: Ukrayna’da Seferberlikte Eşitsizlik Görüntüleri Tepki Çekiyor YAHUDİLER NEDEN ASKERE…
Güney Kore'den Washington'a Net Mesaj: Hürmüz Boğazı'na Asker Göndermeyeceğiz Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung,…
Talep birkaç ay önce iletildi Türkiye Today'in 18 Eylül 2026 tarihli özel haberine göre, Suudi…
İNSAN OLMAK VE MÜSLÜMAN OLMAK (I) İnsan, dünyaya insan, yani bir beşer olarak gelir. Ancak…
SEVKİYAT VE SAVAŞ Milli Mücadele'den bu yana en zorlu sınav, sıcak savaş kapımızı çalıyor. Güneyimizdeki…