islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,4960
EURO
18,1937
ALTIN
987,95
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C
Salı Az Bulutlu
19°C

Günümüzde tüm devletler borçlu

Günümüzde tüm devletler borçlu
07.12.2018
A+
A-

Günümüzde tüm devletler borçlu. Bugün gelinen noktada hane halkı, şirketler ve devletler özetle herkes borçlu. Peki kim alacaklı? Neticede bankaların sahipleri var. İşte dünyayı yönlendiren bu 3-5 tane para babası. Peki para ne? Hurda değeri olan bir kağıt, hatta elektronik ortamda sadece bir takım rakamlar. Büyük bir psikolojik baskı ile değeri olmayan bu para birimlerinin değerleri yükseltilip alçaltılıyor. Arkasında çok güçlü bir siyasi iradenin olduğu Türkiye bu sistemi çok kısa bir süre içerisinde çökertebilir. Çünkü ortada para diye bir şey yok. Ama insanlar tıpkı bir uyuşturucu müptelası gibi buna müptela olmuşlar.

Borçlu devletler borçlarını ödeyebilmek için sürekli vatandaşlarına vergi yüklüyorlar. Vatandaşın bırakın kazandığını ilerde kazanacağından bile vergi alıyorlar. Çünkü artan faiz giderlerini ödemenin başka yolu yok. Kendi mal varlığına göre çok küçük miktarlarda kredi kullanan şirketler bile bu yüke dayanamayıp batıyorlar. Faizli kredi küçücük kanserli bir hücrenin koskoca bir vücudu etkilemesi gibi herkesi yok ediyor.

Peki alternatif ne? ”Ey inanıp güvenenler, Allah’tan çekinerek korunun! O’na gerçekten güveniyorsanız, kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin! (Bakara Suresi 278) Eğer vazgeçmezseniz, Allah’a yani Allah’ın kitabına karşı savaşmakta olduğunuzu bilin. Tevbe ederseniz (hatanızdan tam olarak dönerseniz), ana mallarınız sizindir; böylece ne haksızlık edersiniz ne de haksızlığa uğrarsınız.(Bakara Suresi 279)” Yani faizli sistemi bırakmak.

Faiz insanların kısa süreli ihtiyaçlarını karşıladığı için çok cazip geliyor. Tıpkı hırsızlık gibi. O an ihtiyacını karşılayıp işini görüyorsun. Kur’an-ı Kerim bize ekonominin faize değil sadakaya dayalı olmasını şart koşuyor. Sadaka iki alt başlık altında incelenebilir:
1)Zekat
2) Sadaka.
Sadakayı veren mümin ise o hem zekat hem sadakadır. Eğer mümin değilse sadece sadakadır. Sadaka kelime kökü olarak sadakatten yani bağlılıktan gelir. Mümin, Allah’ın emrine sadakat gösterir. Böyle yürüyen işlere Allah destek verir ve geliştirir. Müminin verdiği sadakalar onun gönlünü temizleyip arıtarak Allah ile alakasını geliştirir. Gelişmenin adı zekattır. Zekat gelişme manasına gelir. Bu gelişme müminin hem dünya hem ahret hayatına yarar. Mümin olmayanın verdiği sadaka ise sadece onun dünya hayatına yarar.

Bu yüzden Kur’an-ı Kerim’de devletin topladığı verginin adına sadaka denir. Geleneksel anlayış Kur’an’dan ayrıldığı için bu terimler anlamını kaybetmiştir.

Allah Tevbe Suresi 103. ayette ”Mallarından sadaka al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun. Onlara sürekli destek ol, senin desteğin onları rahatlatır. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır.” buyurmaktadır. Bu ayette geçen ”onlar” tabirini anlayabilmek için surenin 38. ayetinden itibaren dikkatle okumamız gerekir. Tevbe Suresi Tebuk Savaşı esnasında inmiş bir suredir. Çok sıcak olan çöl ortamında ve Bizans ordusuna karşı çıkılacak seferde Medine’de huzursuzluk hakim idi. İnanan ve inanmayan herkes tedirgindi. Bu ortamda 17-18 gün yol gidilecekti ve bu yolculuğun sonunda onları Bizans ordusu bekliyordu. Orada yaşanan sıkıntılara dair inen ayetlerde Müslümanlara, inanan-inanmayan herkese, samimi Müslümanlara, münafıklara ve onların tavırlarına, bedevilere, müminlere-kafire-münafıklara, suçlarını itiraf edenlere eleştirileri görebiliyoruz. İşte bahse konu olan herkes 103. ayette ”onlar”olarak karşımıza çıkıyor.

Sadaka vatandaşın devlete bağlılığını gösteren vergidir. Sadaka günümüzde anlaşıldığı haliyle sadece fakir-fukaraya verilen ufak tefek paraları değildir surenin ilgili ayetlerinde bahsedildiği gibi tüm vatandaşları kapsamaktadır.

Peki bu toplanacak olan sadakaların (vergilerin) harcama kalemleri nelerdir? Cevabı yine Tevbe Suresinin 60. ayetinde bulabiliyoruz:

Zekatlar (Sadakalar) sadece fakirler, çaresizler, bu işte çalışanlar ve kalpleri ısındırılanlar içindir. Bir de esirler, borçlular, Allah yolunda çalışanlar ve yolda kalanlar uğrunda harcanır. Bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Allah bilir, doğru kararlar verir.(Tevbe Suresi 60)

Ayetin ifade tarzı, bahsi geçen sekiz sınıfın ikiye bölünmesini gerektirir. Birinci bölümde fakirler, miskinler (hasta, sakat, yaşlı ve işsiz gibi çaresiz kalmış herkes bu konuma girer),sadaka işinde çalışanlar (vergi memurları)ve gönülleri (İslam’a) ısındırılanlar yer almaktadır. Sadakanın (verginin) bir kısmı bunlara hibe edilir. Sadakaların (vergilerin) bir kısmının da esirlere, borçlulara, savunmaya ve yolculara (ulaşım) harcanmak üzere ayrılması ve bir fon oluşturulması emredilmekte.

Enam Suresi 160. ayette ” Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz.” buyrulmaktadır. Bu ayetten yola çıkarak hasat zamanı toplanan tarım mahsullerinden %10 oranında zekat alınır (öşür vergisi).Ticarette risk fazla olduğu için bu oran 40’a 1 olarak hesaplanmaktadır.

Bu oranlar Kur’an’a göre ürünün veya ticari malın tamamı yerine geçer. Vatandaş ürününün veya ticari malının tümünü vergi olarak veriyorsa devlet başka talepte bulunamaz. Sadaka dışında devletin vatandaşından alacağı başka bir şey olmadığı için vatandaşta büyük bir güven vardır.

Osmanlı döneminde Kudüs’te yaşayan Ermeniler padişaha şikayette bulunmuşlar. Bu şikayete göre vergi memurları onlardan ekstra vergi istemişler. Ermeniler bu vergini fazla olduğunu söyleyip itiraz etmişler. Halife Ömer Kudüs’e girdiği zaman atalarımızla sözleşme yapmış biz bundan başka vergi vermeyiz demişler. Cevaben kaç asır sonra bile vergi memurlarına Hazreti Ömer’in aldığından daha fazla veri alamayacakları yazısı gitmiş. Bugün her dakika vergi oranları değiştiriliyor. Ekonomi bu şekilde yürümez. Biz bütün dünyaya bu ekonomik yapıyı anlatmak zorundayız. Ülkemizin bu ekonomik sistemi oluşturması için vakfımızda tüm alt yapı var. Bu sistemde faiz devreye girmeyecek ve dolayısıyla fiyat artışları olmayacak. İşçi-memur kölelik sisteminde çalışmayacak. Günümüzde herkes iyi bir maaş ile çalışmak ve emekli olabilmek için okuyor. Emeklilik insan hayatından çıkmalı. İşçi sigortaları olmamalı. Dağdaki çobanın bu memlekete bir faydası yok mu? Niçin bu sistemden faydalanamıyor? Herkes onların ürettiği ürünleri organik diye alıyor. Niçin onlar sigortalı sayılmıyor? İşte bu vatandaşlarda oluşturulacak fonlardan istifade edecekler.

Devlet Planlama Teşkilatı DPT’nin yaptığı çalışmalara göre Türkiye’de zekat potansiyeli mevcut devlet bütçesinin 4 katına kadar çıkabiliyor. Zekat oranları ile kimse oynayamaz. Herkes kendi oranını bilir.

Zekat üretimden verilir. Oturulan evden, binilen araçtan verilmez. Bu tür uygulamalar ile yaşama hakkı halkın elinden alınıyor.

Bahsettiğimiz ekonomik yapıyı geleneksel anlayışta bulmak mümkün değil.

”Dinlerini bölük bölük edip her biri bir kişinin taraftarı olmuş olanlar var ya, sen hiçbir konuda onlardan olamazsın. Onların işi Allah’a kalmıştır. Daha sonra Allah, onların yaptıklarını kendilerine bildirecektir.” (Enam Suresi 159)

Ayetten anlaşıldığı gibi mezhepçilik Kur’an’a uygun değil.

Kur’an’a göre Müslim vatandaşta gayrimüslim vatandaşta aynı vergiyi verir. Cizye (baş vergisi) gibi vergiler Kur’an-i değil. Bakara Suresi 256. ayet bize ” Dinde zorlama olamaz” buyurmaktadır. Peki bu cizye vergisi baskı değil mi? Vergiden kurtulmak için Müslüman olmaya zorlamak Kur’an-i bir yaklaşım değil.

Faiz bütün dünyayı kendisine köle yaptı. Devletler, kurumlar ve insanlar köle oldu.”Borç yiğidin kamçısıdır” sözü geçerli değildir. Borç yiğidi köle yapar. Günümüzde herkes olmayan bir paranın kölesi olmuş durumda.

Allah, Rum Suresi 39. ayette ” İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç Allah’ın yanında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince; mallarını kat kat artıranlar zekât verenlerdir.” buyurmaktadır. İhtiyacı olmayan kişi borç almaz. İhtiyacı olmayan kişiye sadakada verilmez. Yani faizli borçta sadakada ihtiyaç karşılar. Faizli borç fazlasıyla geri alındığı için kişiyi zora sokar. Faizli borç insanı ekonominin dışına çeker. Kur’an’ın bize anlattığı ekonomik sistem güven ve tatmin ortamının oluşmasını temin eder. İnsanlar alacaklarını alacağından emin olur.O zaman veresiye mal satmaktan korkmaz. Böyle bir ekonomiye dünyanın her yerinden mal gelir. Ayetin bize söylediği gibi Allah faizli borç ile artan malı helal kabul etmiyor.

Verilen sadakalar (vergiler) ile askeri harcamalar yapılır güvenlik temin edilir, sıkıntılı esnafın borçları ödenir, sıkıntı altındaki yerli yabancı herkesin ihtiyacı karşılanır, işsizlere yardım edilir, insanların arasındaki ihtilaflar çözülür, vergi memurları maşlarını alır. Böylece rahat üretim olur, finansman maliyeti ortadan kalkar, ürünler ucuzlar, ihracat artar ve kazançlar artar.

Uydurulmuş İslami Sistem, Osmanlı ile bitmişti şimdide onun yerine ikame edilen kapitalist sistem bitti. Allah’ın indirdiği din ile mevcut sıkıntılar karşısında tüm insanlığa çözümler sunmak lazım. İnsanlar devletten vergi kaçırmak, devletler ise vergileri arttırmak peşinde. Tüm dünya sıkıntı içerisinde. Bu sistem insanları köleleştiriyor. Biz Kur’an-ı Kerim ile bütün dünyaya çıkış yolunu göstermek zorundayız. Bu vesile ile Allah’ın dinini bütün dünyaya tebliğ etmek zorundayız. Allah bizlere bunu nasip etsin.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.