
Halep’te Devlet Otoritesi Yeniden Tesis Ediliyor
Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde günlerdir süren çatışmaların ardından Suriye devleti, şehir merkezindeki silahlı düzensiz yapıları tasfiye etmeye yönelik kararlı bir adım atarak geçici ateşkes ilan etti. Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu bu karar, uzun süredir devlet denetimi dışında kalan mahallelerde merkezi otoritenin yeniden tesis edilmesi açısından önem arz ediyor.
Ateşkes, devlet güçlerinin sahada kontrolü sağlamasının ardından devreye sokuldu ve silahlı gruplara bölgeden çekilmeleri için sınırlı bir süre tanındı. Bu adım, bir uzlaşmadan ziyade daha büyük bir güvenlik planının parçası olarak değerlendiriliyor.
Silahlı Yapılara Kontrollü Çıkış İzni
Yetkililerin açıklamalarına göre, mahallelerden ayrılacak silahlı unsurların yalnızca kişisel hafif silahlarını taşımasına izin verildi. Ağır silahlar ve organize askeri varlıkların şehir dışına çıkarılması kesin biçimde reddedildi.
Devletin sağladığı güvenli geçiş koridorları, sivillerin zarar görmemesi ve çatışmaların Halep’in diğer bölgelerine sıçramaması amacıyla oluşturuldu. Bu durum, Şam yönetiminin askerî çözümle birlikte kamu düzenini öncelediğini gösteriyor.
SDG’nin Halep’teki Varlığı ve Çatışmaların Nedeni
Halep’te yaşanan çatışmaların temelinde, Suriye Demokratik Güçleri’nin şehir merkezinde sürdürdüğü meşruiyetsiz silahlı denetimi bulunuyor. SDG’nin, merkezi devletten bağımsız biçimde mahalleleri kontrol altında tutma çabası, uzun süredir gerilimin ana kaynağıydı.
Son günlerde yaşanan çatışmalar, SDG unsurlarının devlet güçlerine ve çevredeki yerleşim alanlarına yönelik saldırılarıyla tırmandı. Buna karşılık Suriye ordusu, şehirde paralel bir güvenlik yapısına izin vermeyeceğini açıkça ortaya koydu.
Sivillerin Kalkan Olarak Kullanılması İddiaları
Çatışmalar sırasında çok sayıda sivilin yerinden edilmesi, SDG’nin şehir içindeki silahlı varlığının sivilleri çatışmanın ortasında bıraktığını bir kez daha gösterdi. Devlet kaynakları, SDG unsurlarının sivil mahalleleri askeri mevziye dönüştürdüğünü ve bunun ağır insani sonuçlar doğurduğunu savunuyor. Yaşanan trajedinin temel sorumluluğunun meşruiyetsiz silahlı yapıların şehir merkezinden çekilmeyi reddetmesi olduğu görüşü öne çıkıyor.
Entegrasyon Anlaşması ve SDG’nin Direnci
Halep’teki gerilim, daha önce imzalanan entegrasyon anlaşmasının neden hayata geçirilemediğini açık biçimde ortaya koydu. Şam yönetimi, tüm silahlı unsurların merkezi orduya katılmasını ve devlet hiyerarşisine bağlanmasını isterken, SDG bu süreci sürekli geciktirdi.
Yaşananlar, SDG’nin entegrasyonu bir çözüm olarak değil, zaman kazanma aracı olarak gördüğü yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Halep’teki çatışmalar, bu direncin sahadaki kaçınılmaz sonucuna dönüştü.
Dış Destek ve Çifte Standartlar
SDG’nin yıllardır dış destekle ayakta durduğu gerçeği, Halep’teki gelişmelerle yeniden gündeme geldi. Özellikle ABD’nin, bir yandan Suriye’nin toprak bütünlüğünü desteklediğini söylerken diğer yandan SDG üzerindeki etkisini sürdürmesi dikkat çekiyor.
Washington’un ateşkesi memnuniyetle karşılaması, SDG’nin sahadaki zayıflayan konumunu telafi etmeye yönelik bir diplomatik hamle olarak yorumlanıyor. Buna karşın Şam yönetimi, Suriye’nin geleceğinin silahlı özerk yapılarla değil, merkezi devletle şekilleneceğini dile getiriyor.
Mirat Haber – YouTube