
Rekabetin Kızışması
Çin ve Rusya’nın hızla geliştirdiği hipersonik füzeler, küresel bir silahlanma yarışını tetikledi. Bu füzeler, ses hızının en az beş katı hızla hareket edebilir ve manevra kabiliyetleri sayesinde tespit edilmeleri ve durdurulmaları son derece zordur.

Batılı ülkeler, özellikle de 21. yüzyılın başlarında cihatçı örgütlerle mücadeleye odaklanmaları nedeniyle, bu alanda geride kalmış durumda. Çin, 2019’da tanıttığı Dongfeng DF-17 füzeleriyle bu yarışta başı çekerken, Rusya da Avangard ve Kinzhal gibi füzelerle önemli bir ilerleme kaydetti. ABD ise arayı kapatmaya çalışıyor.

Hipersonik Füzelerin Özellikleri ve Tehditleri
Hipersonik füzelerin iki ana türü vardır:

Bu füzelerin en büyük tehlikesi, geleneksel radar sistemlerinin bunları uçuşun son aşamasına kadar tespit edememesidir. Bu da savunma sistemlerine çok az tepki süresi bırakır. Ayrıca, nükleer veya konvansiyonel başlık taşıyabilmeleri, bir saldırı anında hedeflenen ülkeyi korkunç bir ikilemde bırakır.
Başlıca Oyuncular ve İddiaları

Uzman Görüşleri ve Gelecek
Bazı uzmanlar, hipersonik füzelerin etkisinin abartıldığına inanıyor. Royal United Services Institute’ten Dr. Sidharth Kaushal’a göre, bu füzeler oyunun kurallarını tamamen değiştirmiyor, ancak önemli hedeflere karşı daha etkili olmalarını sağlayan kinetik enerjileri nedeniyle cazip silahlar. Diğer yandan, İngiltere Savunma Bakanı John Healey, ülkesinin bu alandaki bilimsel testlerde “dönüm noktası” yaşadığını ve arayı kapatmaya çalıştığını belirtti.

Sonuç olarak, Rusya ve Çin bu yarışta önde giderken, Batılı ülkeler hem kendi hipersonik füzelerini geliştirmeye hem de bunlara karşı etkili savunma sistemleri kurmaya odaklanmış durumda. Hipersonik silahların tam anlamıyla mükemmelleştirilmemiş olması, savunma tarafının da bu yarışta henüz umudunu kaybetmediğini gösteriyor.
BBC
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube