
HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde bulunan Pierre Loti Tepesi’nin adının “İdris-i Bitlisî Tepesi” olarak değiştirilmesini istedi. Demir, tarihî ve kültürel kimliğimizle bağdaşmayan bir ismin yaşatılması yerine, bölgenin geçmişine ait ismin yeniden kullanılması gerektiğini söyledi.
Tepenin geçmişte Osmanlı âlimi, tarihçisi ve devlet adamı İdris-i Bitlisî’nin adıyla anıldığını belirten Demir, şu çağrıda bulundu: “Pierre Loti Tepesi’nin tarihî ve gerçek adı İdris-i Bitlisî Tepesi’dir. İnancımızla, örfümüzle ve kültürümüzle bağdaşmayan bir şahsın adını neden yaşatalım? Bu mekân tarihî adına yeniden kavuşturulmalıdır.” Demir ayrıca Pierre Loti’nin özel hayatı ve cinsel eğilimleri üzerinden tartışılan bir isim olduğunu belirterek, böyle bir şahsiyetin adının Müslüman bir şehrin tarihî mekânlarından birinde yaşatılmasını eleştirdi.
Tepenin bulunduğu bölgenin Osmanlı döneminde “İdris Köşkü Mesiresi” adıyla bilindiği aktarılıyor. İdris-i Bitlisî ile eşinin kabirleri de aynı bölgede bulunuyor. İdris-i Bitlisî; tarih, siyaset, edebiyat ve İslami ilimler alanındaki çalışmalarıyla tanınan önemli bir Osmanlı âlimi ve devlet adamı olarak biliniyor. Tepenin adının 1934 yılına kadar İdris-i Bitlisî ile bağlantılı biçimde kullanıldığı, daha sonra Fransız yazar Pierre Loti’nin adının verildiği yönündeki bilgi daha önce de Meclis gündemine taşınmıştı. 2012 yılında dönemin AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler de aynı değişikliği istemiş, tepenin tarihî adına kavuşturulması için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Eyüp Belediyesi’ne başvuracaklarını açıklamıştı.
Burada tartışılması gereken yalnızca bir tabela değildir. Asıl mesele, şehirlerimizin hafızasında kimlerin yaşatıldığıdır. İslam medeniyetine ilim ve eserleriyle hizmet etmiş İdris-i Bitlisî’nin adını silikleştirip onun yerine yabancı bir yazarın adını öne çıkarmak, kültürel yabancılaşmanın açık bir örneğidir.
Pierre Loti’nin İstanbul’a ilgi duymuş olması, bu toprakların yetiştirdiği bir âlimin tarihî hakkının görmezden gelinmesini haklı çıkarmaz. Bir şehrin cadde, meydan ve tepeleri; o toplumun inancını, tarihini ve ortak değerlerini yansıtmalıdır. İstanbul’un tarihî kimliğiyle bütünleşmiş mekânlara kendi medeniyetimizin öncü isimlerini vermek kimseye karşı düşmanlık değildir. Aksine bu, geçmişe vefanın ve kültürel bağımsızlığın gereğidir. Yetkili kurumlar, yıllardır dile getirilen bu çağrıya kulak vermeli; Pierre Loti Tepesi yeniden tarihî adı olan İdris-i Bitlisî Tepesi kimliğine kavuşturulmalıdır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
17 Eylül 1961: Darağacında Asılan Millet İradesi Türkiye, 17 Eylül 1961 sabahına yalnızca bir başbakanını…
TRUMP’TAN İTİRAF GİBİ VENEZUELA AÇIKLAMASI Bir ülkenin petrolünü “ganimet” olarak gördüğünü açıkça ilan etti ABD…
“HÜKÜMLERİN EFENDİSİ” İÇİN 1001 İMZA Başlayan çözüm sürecinin başarıyla sonuçlanması amacıyla toplumun çeşitli kesimleri sivil…
Gazze Çocukları İçin New York'ta 100 Metrelik Kefen 20 binden fazla Filistinli çocuğun ismi, Gazze'deki…
Yeniden İslâmî Medeniyet Mümkün mü? - 1 MODERN MEDENİYETİN BÜYÜK ÇELİŞKİSİ: İNSAN DÜNYAYA HÜKMETTİ, KENDİNE…
VAHİY PENCERESİ ŞEYTAN KÖTÜLÜĞÜ GÜZEL GÖSTERİRKEN… İnsan, yanlış yolda olduğunu bile bile nasıl yürümeye devam…