
IRAK’TAN KAÇAK PETROL ALINDIĞI İDDİASI VE CEZA KONUSU
Türkiye’de bazı muhalif çevrelerin manipülasyon ve dezenformasyon üretme iştahı,sınır tanımıyor. İktidar aleyhine olabileceğine inandıkları ne varsa balıklama üzerine atlıyorlar.
Bir süredir bu çevreler, Türkiye’de iktidara yakın bazı yapıların Irak’tan kaçak yollarla petrol aldığını, devletin buna göz yumduğunu ve bunun karşılığında ülkemizin milyarlarca dolarlık cezaya çarptırıldığını öne sürmekteler. Hızını alamayan bazı kesimler ise konuyu tamamen ilgisiz mecralara çekerek, dolandırıcılıktan gözaltına alınan sanatçı Haluk Levent’in gözaltına alınmasının zamanlamasının dahi bu cezayı gündemden düşürmek için özel olarak ayarlandığı gibi akıl dışı tezler ileri sürüyorlar.
Oysa, Türkiye aleyhine yansıtılan bu ceza gerekçesinin aslının, üretilen bu hayal ürünü hikayelerle zerre ilgisi bulunmamakta. Ortadaki mesele, ne iddia edildiği gibi yasa dışı bir “kaçakçılık” davasıdır ne de gizli kapaklı yürütülmüş şahsi bir ticari işlemden kaynaklanmaktadır. Bu durum, tamamen devletler hukuku düzeyinde, iki komşu ülke arasındaki 50 yıllık resmi bir uluslararası anlaşmanın teknik yorum farkından doğan ticari ve hukuki bir petrol ihtilafından ibarettir.
İşin aslına bakıldığında, uyuşmazlığın temelinde Türkiye ile Irak arasında 1973 yılında imzalanmış olan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması yer almaktadır. Bu resmi anlaşmaya göre Türkiye, boru hattı üzerinden gelecek petrolün sevkiyatı ve yüklenmesi konusunda yalnızca Irak federal hükümetinin yani Bağdat’ın talimatlarına uymakla yükümlü kılınmıştır. Ancak 2014-2018 yılları arasında, Irak’ın kendi anayasal sınırları içinde yer alan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY / Erbil), Bağdat’tan bağımsız olarak kendi bölgesinden çıkardığı petrolü yine bu resmi hat üzerinden Ceyhan Limanı’na sevk edip dünyaya satmaya başlamıştır. Bağdat yönetimi ise anayasal yetki tartışmaları sebebiyle kendi onayı olmadan yapılan bu resmi satışı kabul etmeyerek, Türkiye’nin ikili anlaşmayı teknik olarak ihlal ettiğini savunmuş ve konuyu Paris merkezli Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Tahkim Merkezi’ne taşımıştır. Yani ortada iddia edildiği gibi Türkiye’nin “kaçak petrol satın alması” veya gizli işler çevirmesi gibi bir durum kesinlikle yoktur. Türkiye, yalnızca kendi sınırlarından geçen kurulu resmi boru hattının işletilmesine ve müttefiki olan bölgesel yönetimlerin yasal platformlarda ihraç ettiği petrolün transit geçişine aracılık etmiştir. Tahkim mahkemesinin verdiği nette 1 milyar 471 milyon dolarlık tazminat kararı da tamamen bu teknik sözleşme maddesinin ihlaline dayandırılmıştır.
Kamuoyunda estirilen rüzgarın aksine, bu davanın hukuken tamamen bittiğini ve Türkiye’nin bu tazminatı kesin olarak ödeyeceğini söylemek de büyük bir yanılgıdır. Her ne kadar Temmuz 2026’da Paris İstinaf Mahkemesi Türkiye’nin tahkim kararının kısmen iptaline yönelik yaptığı başvuruyu reddetmiş olsa da bu karar sadece Fransa’daki yerel bir iptal prosedürünün sonucudur ve davanın bütünüyle kapandığı anlamına gelmemektedir. Hukuki süreç şu anda asıl olarak ABD’deki Washington Bölge Mahkemesi’nde devam eden “tenfiz” (kararın uygulanması ve hesaplanması) davasıyla sürmektedir. Ayrıca, 2018 yılından sonraki döneme ilişkin ikinci tahkim davası da halihazırda devam etmektedir. Dolayısıyla, süreç hukuken ve teknik olarak halen açık bulunmaktadır.
Öte yandan; Türkiye, bu cezayı doğrudan ödemek zorunda kalmayacak son derece güçlü hukuki donelere, karşı tezlere ve diplomatik kozlara sahiptir. Karşı iddiaların aksine, Türkiye, Irak hükümetinin açtığı bu davaya karşılık, Irak’ın da geçmişte boru hattı bakım ve asgari kapasite yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle karşı taleplerde bulunmuştur. Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Türkiye’nin 1990 yılına kadar uzanan bu haklı taleplerini yerinde bularak Türkiye lehine yaklaşık 526,6 milyon dolarlık bir tazminata hükmetmiştir. Ayrıca, bu rakamlar üzerinden bir de Türkiye’nin faiz talebi vardır. Washington’da devam eden tenfiz davasında Türkiye, kendi alacaklarının çok daha eski tarihlere dayanması sebebiyle faiz farkının kendi lehine çalıştığını savunmaktadır. Yapılan resmi hesaplamalara göre, eğer tahkim heyetinin kuralları çerçevesinde faizler adil biçimde işletilirse, aslında Irak’ın Türkiye’ye net olarak yaklaşık 956,9 milyon dolar ödemesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Türkiye, resmi yazışmalarla ve mahkeme kanalıyla Irak’tan bu tutarın tahsilini talep etmektedir.
Tüm bu hukuki süreçlerin ötesinde, iki egemen devlet arasında boru hattının yeniden tam kapasiteyle çalıştırılması, transit gelirlerin canlandırılması ve bölgesel enerji güvenliğinin sağlanması amacıyla çok yönlü ve yapıcı diplomatik görüşmeler kesintisiz olarak devam etmektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da tahkim sürecinin henüz tamamen noktalanmadığını vurgulayarak, her iki ülkenin de kazançlı çıkacağı daha kapsamlı ve yeni bir boru hattı anlaşması üzerinde müzakerelerin yürütüldüğünü açıklamıştır. Hem Bağdat hem de Ankara, bu sürecin faturasını karşılıklı ödemelerle büyütmek yerine, ticari ortaklıkları derinleştirerek ve borçları yapılandırarak ceza ödemeden dostane bir anlaşma zemininde çözüme ulaştırma konusunda mutabık görünmekte.
Sonuç itibarıyla, Türkiye’nin uluslararası arenadaki saygınlığını ve hukuki mücadelesini karalamaya çalışan bazı çevreler, her zaman olduğu gibi yine bir bardak suda fırtına koparmakta.
Cumhuriyeti, hem masadaki hukuki haklarını sonuna kadar savunacak donanıma hem de komşularıyla karşılıklı fayda esasına dayalı enerji diplomasisini yönetecek devlet aklına fazlasıyla sahiptir.
Adnan Onay
Yazarımız ‘Adnan Onay’ın’ DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
"GÖLGE CIA" STRATFOR'UN KURUCUSU GEORGE FRIEDMAN’DAN ÇARPICI ANALİZ: "BÖLGENİN HAKİMİ TÜRKLER OLMALI, İSRAİL’E İHTİYACIMIZ YOK"…
SAVAŞ BAŞLADI! JD Vance’ten İsrail’e Şok Rest: "Cehenneme Gidin, Bildiğimi Okumaya Devam Edeceğim!" ABD Başkan…
Almanya'nın güney bölgelerinde şiddetli yağışlar su baskınlarına yol açtı hakkında son gelişmeler. Almanya'nın güney bölgelerinde…
Malezya Başbakanı Enver, İsrail vatandaşlarının sınır dışı edileceğini açıkladı. Bu karar, uluslararası ilişkilerde yeni bir…
İsrail Başbakanı Netanyahu, Graham'ın cenazesine katılmak için ABD'ye gidecek. Cenaze töreni, önemli siyasi figürlerin katılımıyla…
Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı binası bomba ihbarı üzerine tahliye edildi hakkında son gelişmeler. Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı binası, yapılan…