islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

IRK GERÇEKTİR AMA EGEMENLİK SEBEBİ DEĞİLDİR II

IRK GERÇEKTİR AMA EGEMENLİK SEBEBİ DEĞİLDİR II
23/03/2025 10:00
A+
A-

DOĞAL OLAN FARKLILIKLAR

İlk Müslüman nesilde ana dilleri farklı olanlar var; Arap var, Habeşli var, İranlı ve  Rumi olan da var. Onların arasında hür var, köle var, köle iken özgürlüğüne kavuşturulmuş olanlar  var. Bir de zenciler, beyazlar var, koyu esmerler gibi ten/cilt renkleri  değişik olanlar da var. Var ama İslam onları bu nitelikleri ile kabul etmiş ama bu nitelikleri ayrıcalıklı kılmamış; İslami potada eritmiştir.

Güzel kardeşlerim; Kur’an-ı Kerim’de Aşiret,  Kabâil, Kavim  gibi kavramlar var. Dilimizde de aşiret, soy, ırk, millet türü kavramlar yer almaktadır. Sözlüklere girdiğimiz zaman değişik tanımlar yapıldığına şahit oluyoruz ama bunlar, sosyal gerçeklilikleri varsa da  ayırımcılığı ve değer farklıklarını içermez.

Sonuçta bütün insanlar Âdem ile Havva’nın çocuklarıdır, aralarında Yaradan’ın takdiri olarak yalnızca dil  ve renk farklılıkları vardır, hepsi o kadar.

Yineleyelim: Verdiğimiz âyet meallerinden anlaşılacağı üzere; soy, ırk, millet, bütün bunlar bir sosyal gerçekliktir. İslam bu gerçeği kabul eder. İslam’ın kabul etmediği üstünlük ayrıcalığına dayalıadına ne derseniz deyin–  soyculuktur, ırkçılıktır, açıklayacağımız üzere ırk yüceliğine dayalı milliyetçiliktir.

HAKKA ÇAĞIRMA VE YARDIMDA AYRICALIK

Yüce dinimizde bizlere yüklenen sosyal ve ahlaki görevleri incelediğimizde soyun, ırkın, milletin bir gerçeklik olduğunu ve de dinimizde kabul edildiğini görebiliriz. Görelim:

a.) İslam’da insanlar Hakk’a çağırılır batıllardan sakındırılırken öncelik Kur’an sisteminde akrabaya verilir.

Aziz Peygamberimize peygamberlik görevi yüklenirken ona; “ Ey Peygamber, en yakın akrabanı uyar “ buyurulmuştur. (Şuara 214)

b.) İslam’da sosyal yardımlar yapılırken de toplumda önceliğin akrabaya yani ana, baba, amca, dayı, kardeş, kız kardeş gibi akrabaya verilmesi emredilmektedir. Örneğin Nisa 36’da bu sıralama yapılırken İsra suresinin 26. âyetinde de “Akrabaya mallarınızda belirlenen hakları verin.”

c.) Hakka çağrı ve yardım, önce akrabaya, daha sonra içinde yaşadığımız şehir halkına ve şehir halkı merkeze alınarak tüm insanlara yapılır. (En’âm 92) Bir misal vermek gerekirse Şûra suresinin 8. ayetini hatırlatabiliriz:

“ İşte böyle, sana Arap diline dayalı bir Kur’an indirdik. Şehirlerin merkezi/anası olan Mekkelileri ve çevresindeki diğer insanları uyarasın diye…

Güzel kardeşlerim; akraba ve içinde yaşadığımız şehrin halkı, tarihi dönemler boyunca genelde aynı dili konuşan insanlardır. Ten rengi, şekil farklılıkları olsa da.

Özetlersek: İnsanlar arasındaki birlikteliklere farklı tanımlar yaparak ister soy  ve aşiret diyelim, ister ırk  ve millet diyelim. Değişen hiçbir şey yok. Fark; dil farklılıkları ve renk farklılıklarıdır.

İslam, Allah’ın düzenlemesi olan bu farklılıkları kabullenir. Biz Türkçülük diyoruz, Kürtçülük diyoruz, nedir bunlar? Âdem’in çocuklarıyız. Bunlar dillerimizin farklılığı, kıta farklılıkları sebebiyle renk farklılıkları.

İnsan ırkını sevebilir, soyunu savunabilir, başarıları için yardımcı da olabilir.

Maddî ve manevî açılardan milletimizin ve ülkemizin geliştirilmesi için atılım yapmamız da doğaldır, saygındır. Ama …:

a.) Kişinin İslam dininin inançlısı ve bağlısı olmasa da damarlarındaki asil kandan (!) ötürü veya tarihsel başarıları sebebiyle ırkının büyüklüğüne ve üstün kılınması gereğine inanması haramdır.

Çünkü ne damarlarda asil kan vardır, ne de ırkta ve millette ayrıcalık mevcuttur.

b.) Kişinin, ırkını soyunu yaptığı zulmü üzerinde desteklemesi de haramdır.

Açalım: İslam ile çelişen ve çatışan  emperyalist bir emelle ve diğer soylara ve ırklara hâkim olması amacıyla ırkımızın-milletimizin kültürel siyasi ve ekonomik yollarla ve de sıcak savaşla mücadelesini vermek de haramdır

İnsanlığın tarihi dönemlerden günümüze uğradığı en büyük belalardan biri de bu anlayış olmuştur.

c.) Bir diğer haram tür de ırkının, soyunun, milletinin zulme uğratıldığı gerekçesiyle ırkçılık yaparak zulmetmek. Bu tür de Ülkemizde görülmektedir.

Hatırlayacaksınız kardeşlerim; toplumumuzda bir zamanlar bazı işçilerimiz kendilerine yüklenen batıl bilgiler ve yapılan tahrikler hak talep ederlerken zulme sapmışlar, kendi haklarını işverenlerin  haklarını çiğneyerek istemişlerdir… Oysaki Hak istenirken de adalet gözetilmelidir.

Bunun gibi zulme uğratıldığı, haksızlığa maruz kaldığı gerekçesiyle ırkımızı, savunmak için zalim olmaya gerek yoktur. Zulüm İslami yol ve yöntem olamaz.

Güzel kardeşlerim, işte bu yasaklanan türleri sebebiyledir ki Peygamberimiz bütün bu haram  türleri içine alacak şekliyle şöyle buyurmuşlardır:

“(Haram kılınan şekilleriyle…) Soyculuğa – ırkçılığa – milliyetçiliğe çağıran bizden değildir. Bu yolda savaşanlar bizim yolumuzda değildir. Bu yolda ölenler keza bizim çizgimizde değildirler.”

Ve aziz Peygamberimiz bir diğer hadislerinde de şöyle buyurur:

Soyculuk – ırkçılık – milliyetçilik yapan kişiyi, ‘ Babasının üreme organını ısırasıca adam ! ’ diyerek niteleyiniz, kinaye de yapmayınız/örtülü ifadeler de kullanmayınız.

Devam edecek

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.