islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

İslâm Medeniyetinde Şer‘î Vakıf Kültürü

İslâm Medeniyetinde Şer‘î Vakıf Kültürü

İslâm Medeniyetinde Şer‘î Vakıf Kültürü

✍️ Hişam Cuneyd

İslâm’da vakıf nedir?
Etrafında koparılan bu gürültünün sebebi nedir?

İşte meselenin hakikati 👇

Okuyunuz, yayınız ki vakıf şuuru kökleşsin, idrak derinleşsin, umumun istifadesi artsın.

Bugün vakıflar hakkında dolaşıma sokulan iddia şudur:
“Vakıflar, Türk nüfuzunun bir uzantısıdır; Halep ve Şam tüccarlarının mallarına el konulmasının bir aracı olabilir!”

Bu satırları yazarken içimi derin bir hüzün kaplıyor. Zira içinde bulunduğumuz ilmî ve kültürel zaaf hâli son derece sarsıcıdır. Daha da acısı; kendini aydın, seçkin ve akademik çevreye mensup gören pek çok kişinin artık tahkik etmeksizin nakletmesi, kopyalayıp çoğaltması ve söylentileri düşünmeden yaymasıdır.

Vakıf meselesi, dış müdahalelere karşı hassas; iç düzen bakımından ise hâkimiyetle doğrudan irtibatlı bir sahadır.
Ne hazindir ki insan bazen apaçık hakikatleri yeniden anlatmak zorunda kalmaktadır.

Vakıf Nedir?

Vakıf, İslâm’a mahsus köklü bir müessesedir.
Gayesi; süreklilik arz eden bir kalkınma ve kesintisiz bir içtimai hizmet düzeni kurmaktır.

Öyle ki:

  • Devletler değişse,
  • idareler ardı ardına gelse,
  • insanlar fakirleşse,
  • salgınlar ve musibetler zuhur etse…

vakıf ayakta kalır.

Toplumu ayakta tutar,
dar zamanlarda sığınak olur,
geniş zamanlarda ise yükselişin direği hâline gelir.

Bu sebeple Müslümanlar vakıf hususunda yarışmışlardır.
Hatta pek çoğu için en büyük ideal, geride insanlığa fayda sağlayan bir vakıf bırakmaktı.

Vakıf, esaslarına riayet edilerek işletildiğinde:
toplumun sevinci ve gönüllerin huzuru olur.

Tarihten İbretler (Şam Diyarı)

Er-Rabve Vakfı

Sultan Nureddin Zengî, fakirlerin de zenginler gibi gezip dinlenmesi ve ufuklarının genişlemesi için Rabve’de bu araziyi vakfetmiştir.

Düşünün…
seyahat, nefis terbiyesi ve ruhun dinlenmesi için kurulmuş bir vakıf!

Yaşlı Kediler Vakfı

Şam’da tarih kitaplarının kaydettiği bir vakıf:
yaşlanıp yiyecek bulamaz hâle gelen kediler için barınak.

Hayvanlar Vakfı

Eski Şam Fuar alanı, Müslümanların binek hayvanları için vakfedilmişti.
Bakımları, yetiştirilmeleri ve düzenlenmeleri bu vakıf eliyle yürütülürdü.

Kırık Eşya Vakfı

Bir hizmetçi yahut cariye bir kap kırdığında:
kırığı teslim eder, yerine yenisini alırdı.
İnsanın izzetini koruyan ince bir medeniyet örneği…

Islah Edici Vakıflar

Dargın Kadınlar Vakfı

Eşiyle veya ailesiyle ihtilaf yaşayan kadın vakfa gelir;
orada izzetle ağırlanır,
uyuşmazlığın giderilmesi için arabuluculuk yapılırdı.

Şimdi soralım:
Neden yakın–uzak herkes vakıf meselesine saldırıyor?
Neden “vakıf” kelimesi bazı çevrelerde rahatsızlık uyandırıyor?

Dikkat Çekici Hakikatler

  • Lübnan’da halkı gayrimüslim olan meşhur bir şehir bütünüyle vakıftır.
    Bekaa Müftüsü ile görüşülmüş; teklif reddedilmiş, hatta iki kat bedel önerilerek vazgeçilmesi istenmiştir.
    Çünkü bu, tarihî bir haktır; gerekirse yüzyıllar sonra dahi geri alınabilir veya büyük bir uzlaşmayla çözülebilir.
  • Şam civarında bir beldenin yarısı Melik el-Eşref tarafından vakfedilmiştir.
    Bugün sakinleri farklı inançtan olsa dahi vakıf hakkı devam etmektedir.
  • İmam Nevevî, yaklaşık bin yıl önce Şam meyvelerinden yemekten kaçınmıştır.
    Çünkü vakıf yoğunluğu sebebiyle şüpheye düşmemek için böyle bir hassasiyet göstermiştir.

Düşünün…

Hicrî yedinci asırdan beri Şam’da vakıflar yalnızca varlığını sürdürmemiştir;
şehrin omurgası hâline gelmiştir.

Eksilmemiş, bilakis sürekli çoğalmıştır.
Çünkü her yıl hayrı kalıcı kılmak isteyen yeni eller bu silsileye yeni halkalar eklemiştir.

Türkiye Meselesi

Türkiye’nin bu konuyla ilgisi nedir?

Türkiye, Osmanlı Devleti’ne ait tüm kayıtları muhafaza eden merkezdir.
Osmanlı ise kendinden önceki dönemleri de kapsayan son derece titiz bir arşiv düzeni kurmuştur.

Bu arşivler bugün dahi:
Suriye, Mısır, Suudi Arabistan, Sudan ve diğer ülkeler için
nesep, mülkiyet ve anlaşmalar bakımından temel referans niteliğindedir.

Vakıf Kimin Mülküdür?

Vakıf:

  • Türkiye’nin değildir
  • Osmanlı’nın değildir
  • Eyyûbîlerin değildir
  • Abbasîlerin değildir
  • Emevîlerin değildir

Vakıf, şahıslardan ve devletlerden bağımsız bir İslâm müessesesidir.

Bu sebeple halk arasında:
“vakıf malı gibi dokunulmaz” denmiştir.

Bir cami vakfedilmişse:
onu hiçbir otorite keyfine göre tasarruf edemez.

Peki bir belge getirildi diye Suriye’deki bir cami Türkiye’yeye ait mi olur?

Elbette hayır.

Devletin Yetkisi

Vakıflar idaresi, devlet adına vekâlet eder.
Fakat:

  • Bakanlık da
  • hükümdar da
  • önceki idareler de

vakfın aslı üzerinde mutlak tasarruf sahibi değildir.

Bu sebeple geçmişte bazı yönetimler vakıfları etkisiz hâle getirmek için çeşitli yollar denemiştir:

  • Uzun süreli düşük bedelli kiralamalar
  • Mülkiyet üzerinde müdahaleler

Hatta 2008 yılında Halep’te bir vakıf görevlisi, arşivin nüshasını çıkarmaya teşebbüs ettiği için kısa süre içinde görevden alınmıştır.

O Devir Geçti” Sözü

Vakıf, bir devrin ürünü değildir.
Devletler değişse de varlığını sürdüren şer‘î bir müessesedir.

Hiçbir cami, kurulduğu devlet yıkıldı diye vakıf vasfını kaybetmemiştir.

Tüccarlar Meselesi

Halep ve Şam tüccarlarının bu meseleyle ilgisi yoktur.
Bu isimler yalnızca hassasiyet oluşturmak için zikredilmektedir.

Amaç:
sermaye sahiplerinde korku ve endişe üretmek.

Oysa:

  • vakıf vakıftır
  • devlet çözüm üretir
  • adalet ve sulh yolları açıktır

Vakıflar Geri Alındı mı?

Devlet, bilinen gasp edilmiş vakıfların ancak %9’unu geri alabilmiştir.
Geri kalan kısmı bunun çok üzerindedir.

Bu durum, meselenin henüz tam bir kararlılıkla ele alınmadığını göstermektedir.

Vakıf Geri Dönerse Ne Olur?

Bu, hızlı ve kalıcı bir kalkınma demektir.

Bir hayır sahibi:

  • dükkân
  • arazi
  • gelir getiren mülk

vakfeder…

Bir okul kendi giderini kendi karşılar;
ne devlete yük olur ne de başkasına muhtaç kalır.

Günümüzde Örnekler

Körfez ülkeleri, büyük servetlerine rağmen yeniden vakıf sistemine yönelmiştir.

Öyle ki bazı vakıf yapıları, devlet bütçelerini aşan büyüklüklere ulaşmıştır.

Meselâ Al Rajhi Waqf milyarlarca dolarlık bir vakıf yapısına sahiptir.

Netice

Vakıf:

  • büyük hayır doğuran
  • kalıcı kalkınma sağlayan
  • toplumun dirilişini besleyen

eşsiz bir müessesedir.

Bu sebeple vakıf kültürünün yeniden dirilişinden rahatsızlık duyulmaktadır.

Çünkü vakıf:

  • sürekli kaynak üretir
  • bağımsız bir güç doğurur
  • vakfedenin iradesini korur

Türkiye’nin bu meseleyle doğrudan ilgisi yoktur.
Tüccarın hakkı korunur; haksızlık yapılmaz.

Son Söz

Öyleyse bütün bu gürültü neden?

Yoksa…

  • fakirin ayağa kalkmasından mı,
  • talebenin rahat etmesinden mi,
  • memleketin dirilişinden mi endişe ediliyor?

Eğer öyleyse…

vakfın karşısında duran sizsiniz.

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu

Mütercimin Notu:
Yukarıdaki yazı Şam Bölgesindeki Vakıflar için yazılmış yeni bir yazıdır. Türkiye’de gasp edilen, satılan, maksadı dışında kullanılan vakıfların hesabının sorulması, aslına iade edilmesine de vesile olmasını temenni etmemizden rahatsızlık duyanlar olur mu? Ne dersiniz?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.