
İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, Gazze’yi işgal planının ilk aşamasının başladığını duyurdu. Defrin, plan kapsamında İsrail ordusunun Gazze ve çevresini kontrol altına aldığını açıkladı. Gazze’ye yönelik saldırılarını tüm dünyanın gözü önünde sürdüren İsrail, işgal planını genişletme kararı aldı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir tarafından kendisine sunulan Gazze kentini işgal planını onayladığı bildirildi. The Times of Israel’in haberine göre, gece yapılan toplantıda plan detaylı şekilde görüşüldü ve Katz sabah saatlerinde işgale resmen onay verdi.
İşgal planı kapsamında yaklaşık 1 milyon Filistinlinin Gazze’nin güneyine zorla sürülmesi için hazırlıklar yapıldığı aktarıldı. Böylece kent kuşatma altına alınacak, ardından yoğun saldırılarla tamamen işgal edilecek.
İsrail ordusunun Gazze kentini işgal saldırılarına “Gideon’un Savaş Arabaları II” ismini verdiği duyuruldu. İsrail, daha önce 18 Mart’ta ateşkesi bozmuş ve 17 Mayıs’ta Gazze’de “Gideon’un Savaş Arabaları” adlı saldırılar başlatmıştı.
İsrail devlet televizyonu KAN’ın aktardığına göre, Gazze’yi işgal için 60 bin yedek asker göreve çağrıldı. Genelkurmay Başkanı Zamir’in planı sunmasının ardından alınan kararla ilerleyen günlerde bu askerler silah altına alınacak. Ancak tamamının sahada kullanılmayacağı, işgalin sürmesi halinde yedek asker sayısının 130 bine çıkarılabileceği ifade edildi.
İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos’ta Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik plana onay vermişti. Başbakan Binyamin Netanyahu, Gazze’nin tamamını işgal etmeyi hedeflediklerini dile getirmişti. İsrail basını ise ordunun Gazze’nin geri kalanını işgal etme emri aldığını ancak bu adımın eylül ayından önce hayata geçirilmesinin beklenmediğini yazmıştı.
İşgal planının ikinci aşamasında ise büyük ölçüde harabeye dönmüş olan Gazze’nin merkezindeki mülteci kamplarının işgali öngörülüyor. Böylece İsrail, kentin tamamını askeri kontrol altına almayı amaçlıyor.
İsrail, 1967’den 2005’e kadar 38 yıl boyunca Gazze Şeridi’ni işgal altında tutmuştu. Bugün yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze, 18 yıldır ağır bir abluka altında bulunuyor.
HABER YORUM
İsrail, adım adım Gazze’yi işgal planını hayata geçirmeye devam ediyor…
Dünya suskun…
İslam alemi daha da suskun…
Hele birileri var ki, “Gazze işgal edilsin, Filistinliler Gazze’den sürülsün de artık kurtulalım şu meseleden” modunda…
Ortalığın yangın yerine döndüğü, Gazze’nin yerle bir edildiği, çocukların açlık ve susuzluktan hayatını kaybettiği bir ortamda “biz hangi moddayız” önemli olan bu sanırım….
“Haydi Gazze’ye gidiyoruz” denilip elimize bir silah verildiğinde, Cihad ruhuyla mı hareket ederiz yoksa bahaneler ileri sürüp geri mi kalırız?
Gerçekten ve gönülden bir şekilde “Ben giderim arkadaş” diyebiliyorsak, inşaallah ahiretimizi kazananlardanız demektir…
Ama önce kendi nefsimizle, kendi kalbimizle yüzleşmemiz gerekir. Sözde değil, özde hazır mıyız?
Konfor alanlarımızdan, meşguliyetlerimizden, hülasa dünyalık bahanelerimizden sıyrılabiliyor muyuz?
Unutmayalım ki, cihad kalpte başlar, niyette olgunlaşır ve amelde meyvesini verir.
İşte o zaman, gerçek anlamda ahiretimizi kazananlardan olabiliriz.
“Gerçek şu ki, Allah müminlerden canlarını ve mallarını —karşılığında onlara cenneti vermek üzere— satın almıştır. Şöyle ki, onlar yeryüzünde zulmü engellemek ve Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat sistemini egemen kılmak için Allah yolunda kahramanca savaşırlar. Er meydanlarında zalimlerin ordularını bozguna uğratır, askerlerini öldürürler ve gerekirse bu uğurda seve seve can verirler. Bu, Allah’ın Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da yerine getirmeyi bizzat üstlendiği ve gerçekliğinde asla şüphe olmayan bir vaattir. Öyle ya, verdiği söze Allah’tan daha vefakâr kim olabilir? O hâlde, yaptığınız bu sözleşmeden dolayı sevinin ey müminler! İşte budur en büyük başarı, en büyük kurtuluş!” (Tevbe 111)