
İsrail Zindanlarında Filistinli Mahkûmlar Açlık Çekiyor: Yüksek Mahkeme Kararına Rağmen Koşullar Değişmedi
İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’in yayımladığı çarpıcı habere göre, İsrail cezaevlerindeki Filistinli mahkûmlar, Yüksek Mahkeme’nin “yeterli ve sağlıklı gıda sağlanması” yönündeki kararına rağmen açlık ve yetersiz beslenmeyle boğuşmaya devam ediyor. Mahkûmların avukatlarına verdiği ifadeler, cezaevlerindeki gıda miktarının yetersiz, kalitesinin düşük olduğunu ve bazı durumlarda son kullanma tarihi geçmiş yiyeceklerin dağıtıldığını ortaya koyuyor. Bu durum, uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendirilirken, mahkûmların sağlıklarında ciddi bozulmalar yaşandığı belirtiliyor.
Haaretz’in Salı günü yayımladığı rapora göre, Yüksek Mahkeme’nin Ağustos ayında verdiği kararın üzerinden neredeyse üç ay geçmesine rağmen cezaevlerindeki koşullar iyileşmedi. Aksine, bazı mahkûmlar gıda miktarlarının azaldığını ifade ediyor. Bir avukatın son dönemde 53 mahkûmu ziyaret ederek aldığı ifadelerde, tüm mahkûmların “yetersiz ve düşük kaliteli yemek” şikayetinde bulunduğu vurgulanıyor. Bir mahkûm, avukatına “Açlıktan ölüyoruz ve yemek hayali kuruyoruz” diye haykırırken, diğerleri sürekli açlık hissiyle mücadele ettiklerini belirtiyor.
Özellikle dikkat çeken örneklerden biri, Ketziot Cezaevi‘nde idari tutuklu olarak tutulan bir Filistinlinin yaşadıkları. Tutuklandığında 130 kilogram ağırlığındaki mahkûm, şimdi sadece 60 kilograma düşmüş durumda. Bu, vücut ağırlığının yarısından fazlasının kaybedilmesi anlamına geliyor ve avukatlar, bu tür vakaların mahkûmların sağlığını “hayati tehlike” seviyesine getirdiğini söylüyor. Benzer şekilde, başka bir avukat, müvekkillerinin tutuklanmalarından bu yana vücut ağırlıklarının yarısını kaybettiğini rapor ediyor.
Son Kullanma Tarihi Geçmiş Yiyecekler ve Sistemik İhmal
Mahkûmların ifadelerine göre, 7 Ekim 2023’ten beri –yani Gazze’deki savaşın başlangıcından itibaren– cezaevlerinde son kullanma tarihi geçmiş yiyecekler dağıtılıyor. Bu durum, sadece açlığı değil, hastalık ve enfeksiyon risklerini de artırıyor. Haaretz’in daha önceki raporları, Megiddo Cezaevi’nde mahkûmların yetersiz beslenme nedeniyle kabuklu bit (scabies) gibi hastalıklara yakalandığını ve bazılarının “hayati tehlike arz eden düşük kiloda” olduklarını ortaya koymuştu. 16 yaşındaki bir Filistinli mahkûm, sekiz aylık tutukluluğunun ardından “yaşamı tehdit eden zayıflık” seviyesine ulaşmıştı; bu, cezaevlerindeki ihmalin çocuklar ve gençler üzerindeki yıkıcı etkisini gösteriyor.
İnsan hakları örgütleri, bu uygulamaları “sistematik aç bırakma” olarak tanımlıyor. İsrailli insan hakları grubu B’Tselem’in Ağustos 2024 raporunda, onlarca Filistinli mahkûmun açlık, aşağılama, uyku yoksunluğu ve tıbbi ihmal yaşadığını belgeleyen ifadeler yer alıyordu. Raporda, mahkûmların çoğunun kovuşturma olmaksızın salıverildiği, ancak cezaevlerindeki koşulların “cehennem” olarak nitelendirildiği belirtiliyor.
Mahkûm Sayıları ve İdari Tutukluluk
İsrail Cezaevi Servisi’nin (IPS) verilerine göre, 1 Kasım 2025 itibarıyla İsrail zindanlarında 9.250’den fazla Filistinli mahkûm ve tutuklu bulunuyor. Bunların büyük kısmı –yaklaşık 3.368’i– idari tutukluluk altında, yani suçlama olmaksızın aylarca veya yıllarca tutuluyor. 1.242 mahkûm kesinleşmiş cezalarını çekerken, 49 kadın mahkûm (bunlardan biri Gazze’den) ve 350 çocuk mahkûm da dahil. Bu rakamlar, Gazze savaşı sonrası tutuklu sayısının dramatik artışını yansıtıyor.
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in politikaları, bu koşulların kötüleşmesinde kilit rol oynuyor. Ben-Gvir, Haziran 2024’te Yüksek Mahkeme’ye gönderdiği bir yazıda, gıda kısıtlamalarını “caydırıcı önlem” olarak savunmuştu. IPS yetkilileri ise mahkûmlara “yasal minimum” gıdayı sağladıklarını iddia etse de, Haaretz kaynakları bu verilerin gizlendiğini ve gerçekte açlık seviyesinin “kasıtlı” olarak sürdürüldüğünü belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler ve Çağrılar
Bu haberler, sosyal medyada ve uluslararası platformlarda yankı buldu. X (eski Twitter) üzerinde paylaşılan ifadeler, mahkûmların “yemek hayali kurduklarını” vurgulayan paylaşımlarla dolu. İnsan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden (ICRC) acil müdahale çağrısı yapıyor. ICRC, iki yıldan fazla süredir mahkûmları ziyaret edemiyor ve bu, koşulların doğrudan denetlenmesini engelliyor.
Filistin Esir İşleri Kurumu Başkanı Raid Ebu Humus, “İsrail, cezaevlerinde sessiz bir soykırım uyguluyor” diyerek, açlık ve tıbbi ihmali “savaş suçu” olarak nitelendirdi. Haaretz’in editöryel yazısında da, cezaevlerinin “intikam merkezlerine” dönüştüğü eleştirisi getiriliyor.
Bu raporlar, Gazze’deki insani krizle paralellik gösteriyor: Mahkûmlar, tıpkı Gazze sakinleri gibi açlık ve ihmalin kurbanı. Uluslararası toplumun sessizliği, Filistinlilerin “unutulmuş soykırımı” olarak adlandırılıyor. Yüksek Mahkeme’nin kararının uygulanmaması, İsrail’in hukuk devleti iddiasını sorgulatıyor. Filistinli mahkûmların sesi, artık duvarların ötesine ulaşıyor – bakalım değişim için ne kadar daha beklemek gerekecek?
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Sözde insan hakları kuruluş/dernek ve örgütleri nerede? Afganistana saldıran ve ihlal raporları yayınlayan sahtekarlar nerede?
Müslüman olunca insan hakkı da olmuyor, bu canavarlar ve firavunlar düzeninde.