
Gazze’de Türk bayraklı iş makinelerinin görülmesi, Tel Aviv’de ciddi rahatsızlık yarattı. İsrail medyası, Türkiye’nin Gazze’nin yeniden imar sürecindeki etkinliğini gündemde tutuyor. İsrailli uzman Gallia Lindenstrauss, Türkiye’nin bölgedeki rolünü “stratejik bir risk” olarak değerlendirerek, Türk askerinin sahaya girmesi durumunda “yeni bir Mavi Marmara vakası” yaşanabileceği uyarısında bulundu.

İsrail merkezli i24 News kanalına konuşan Lindenstrauss, Türkiye’nin Gazze’de artan etkinliğinin İsrail açısından ciddi bir stratejik risk oluşturduğunu söyledi. Uzman, “Türkiye, Hamas üzerindeki nüfuzunu sürdürürken Gazze konusundaki tutumunu değiştirmedi. Ateşkesin uygulanması ve yeniden inşa sürecine katılması, İsrail için kritik bir risk” ifadelerini kullandı.
Canlı yayında küstah ifadeler kullanan Lindenstrauss, Türkiye’nin olası askeri müdahalesine dikkat çekerek, “Eğer Türk askerleri Gazze’ye girerse bu ciddi bir stratejik hata olur; yeni bir Mavi Marmara olayı yaşanır” dedi. Uzman, savaş sonrası süreçte Filistin Yönetimi’nin devre dışı kalmasının Türkiye ve Katar gibi ülkelerin etkisini artırdığını ve bunun da İsrail için “stratejik baskı” oluşturduğunu savundu.
Daha önce Israel Hayom gazetesine konuşan bir diğer İsrailli uzman Rami Daniel, Türk askerinin olası Gazze görevine katılımının endişe verici olduğunu belirterek, “Mümkünse Türk askeri katılımını minimize etmek iyi olur. En büyük risk şu: İsrail kazara vurursa ne olur?” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Yahudi Yerleşim Bakanı Orit Struck da, “Gazze’de traktörde de cipte de Türk görmek istemiyorum” diyerek Türkiye’nin yeniden imar sürecine dahil olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Mavi Marmara saldırısı, 31 Mayıs 2010’da Türkiye’nin öncülüğünde Gazze’ye insani yardım götüren bir filonun İsrail donanması tarafından uluslararası sularda durdurulmasıyla yaşanmıştı. İsrailli askerlerin gemiye çıkması sırasında çatışmalar yaşanmış, 9 Türk vatandaşı şehit olmuş ve birçok kişi yaralanmıştı. Olay, Türkiye-İsrail ilişkilerinde ciddi bir diplomatik krize yol açmış ve uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.
HABER YORUM
İsrail’in kendine göre haklı(!) tepkilerini anlıyoruz…
Çünkü İsrail, şu ana kadar ciddi bir ordu ile karşılaşmadı…
Çünkü İsrail, havadan sivilleri bombalamayı, katletmeyi ve soykırım gerçekleştirmeyi savaş zannetti…
Şimdi ise, yapılan anlaşma gereği bölgeye gidecek olan “Uluslararası İstikrar Gücü” içinde Türk askerinin olmasından rahatsızlık duymaları, çok ama çok normal…
Gerçek bir asker, gerçek bir kahraman görmekten İsrail korkar…
Ama hemen söyleyelim: “Korkunun ecele faydası yok”
Bu, bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün mutlaka olacak… Olacak ve İsrail, kuyruğunu kısıp kıçının üzerine oturmayı öğrenecek…
Öğrenmez ise de Türk askeri bunu, soykırımcı İsrail’e öğretecek…
Ve unutmayalım ki adalet er veya geç tecelli edecektir….
Zulüm ile yoğrulanlar, mazlumlara baskı uygulayanlar, tarih sahnesinde her zaman mahcup olmuşlardır ve olmaya da devam edeceklerdir…
Türk milleti ve ordusu, yalnızca gücünü değil; vicdanını, inancını ve adalet duygusunu da yanında taşır…
Bugün dünyaya korku salanlar, yarın yaptıklarının hesabını vereceklerini çok iyi bilmelidir…
Türkiye’nin derdi intikam değildir…Mazluma sahip çıkmak, zulmü durdurmak ve kalıcı imkânlarla bölgeye huzur getirmektir….
Son söz: Korkunun karşısında cesaret, zulmün karşısında adalet; bunlar bizim yolumuzdur…
Allah yar ve yardımcımız olsun!
İSLAMİ HABER “MİRAT”