
İsrailliler Güney Kıbrıs’a Kaçıyor: Yatlarla Sığınma Başladı
Gazze’de aylardır süren soykırım, İsrail’in uluslararası imajını yerle bir etti. Katil Netanyahu hükümeti, binlerce masumu öldürerek Filistin direnişini bastırmayı hedefledi. Ancak İsrail, ne direnişi durdurabildi ne de halkına güvenlik sağlayabildi. Bugün kendi halkı, yatlara binip ülkeyi terk ediyor. Çünkü İsrail artık güvenli değil. Çünkü zulüm, sonunda sahibini de yakar..
Haaretz ve Alfa TV gibi kaynaklar, İsraillilerin binlerce dolar ödeyerek yatlarla Güney Kıbrıs’a kaçtığını doğruladı. Bu da gösteriyor ki İsrail’deki servet sahibi sınıf, olası bir savaş ya da Hizbullah misillemesi durumunda halkı yalnız bırakacak. Zenginler kaçarken, fakirler sığınak bulmak için birbirini ezecek. Toplumsal çürümenin ve adaletsizliğin tablosu bu değilse nedir?
İran ile yaşanan gerilim artık basit bir misilleme zinciri değil, doğrudan cephe savaşına dönüşme riskini taşıyor. Mossad suikastları, nükleer bilim insanlarının hedef alınması ve Suriye’deki İran mevzilerine saldırılar, çatışmaları derinleştirdi. İran şimdi, doğrudan Tel Aviv’i vurabilecek kabiliyette. Bu yüzden İsrailliler kaçıyor. Çünkü kendilerini siper edecek orduya da hükümete de güvenmiyorlar.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tercih edilmesi tesadüf değil. Birincisi, Akdeniz’de kısa sürede ulaşılabilir bir mesafede. İkincisi, İsrail ile istihbari ve ekonomik işbirliği yapan bir yönetim. Üçüncüsü ise, Avrupa’ya geçiş için bir ara istasyon. Bu durum, İsrail’in yalnızlaşması karşısında Batı’nın elit İsraillilere “kaçış noktası” sunduğunu gösteriyor.
Allah Teâlâ, En’âm Suresi 45. ayette şöyle buyurur:
“Zalim topluluk kökten yok edildi. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.”
Bugün Gazze’de açlık çeken çocuklar, yıkılan hastaneler, bombalanan camiler, gökten inen adaletin işaretidir. İsraillilerin kaçışı, sadece askeri bir gerileme değil; ilahi adaletin tecellisidir. Çünkü zalim kim olursa olsun, sonunda yalnız kalır ve zelil olur.
Zulümle kurulan hiçbir düzen sonsuza dek ayakta kalmaz….
İsrail devleti içeriden çöküyor. Halkı artık yönetime güvenmiyor. Direnişin psikolojik etkisi, sadece cephede değil, Tel Aviv’in kalbinde hissediliyor. Gazze’de şehit olan çocukların duası, Kudüs’ün kuşatılması, işte şimdi karşılığını buluyor.
Bu gelişme bir son değil, başlangıç. Allah’ın vaadi haktır:
“Zulmedenler, nasıl bir inkılapla devrileceklerini yakında görecekler.” (Şuara 227)
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
1979 İran Devrimi ve ABD'nin Rolü MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Bu yazıda anlatılmak istenen, İran Devrimi'ni…
TÜRKİYE’DE LAİKLİK SORUNU Türkiye’de laiklik tartışmaları uzun yıllardır dinî özgürlükler, devletin tarafsızlığı ve Cumhuriyet’in temel…
NECİP FAZIL ŞİİRİNE ÖNEMLİ BİR TASHİH ŞERHİ: RÜZGÂRA SÖVMEK İLE ŞİİRİN SEKRİ Değerli okuyucularım; Ayşegül…
HÜDA PAR’lı Serkan Ramanlı’dan Diyanet’e Hac Çağrısı: "Maliyet Dökümü Açıklanmalı, Hacı Adaylarına Destek Verilmeli" HÜDA…
Merve Şebnem Oruç'tan Türkiye-Azerbaycan İlişkilerine Dikkat Çeken Uyarı! Gazeteci Merve Şebnem Oruç, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine yönelik…
Zekeriya Yapıcıoğlu: Faizsiz Türkiye süreci yürütelim! HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 2027 bütçesinde faize…