
İstanbul denince aklımıza trafik, kalabalık, beton ve bitmek bilmeyen bir koşuşturma geliyor. Oysa aynı İstanbul’un ormanlarında, insanlardan uzakta bambaşka bir hayat sessizce devam ediyor. Fotokapanlara yansıyan görüntüler, milyonlarca insanın yaşadığı bu metropolün aslında yaban hayatına da ev sahipliği yaptığını gösteriyor.
İstanbul’un ormanlarına yerleştirilen fotokapanlar, son günlerde dikkat çekici görüntüler kaydetti. Karaca, kızıl geyik, kurt, yaban kedisi, tilki, çakal, porsuk ve sansar gibi çok sayıda memeli türü bu kameralara yansıdı. Görüntüler arasında bir kurt sürüsü ve boynuzlarıyla mücadele eden iki geyik de bulunuyor.
Aslında bu görüntüler bize yeni bir şey söylemiyor. İstanbul’un ormanlarında yıllardır bir yaban hayatı var. Fakat şehir insanı, kendi kurduğu beton dünyanın dışındaki hayatı çoğu zaman görmüyor.
Görmemek, yok olduğu anlamına gelmiyor.
İstanbul’un kuzeyindeki ormanlar, özellikle Kuzey Ormanları ve Belgrad Ormanı çevresi, çok sayıda canlı için yaşam alanı oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kayıtlarında Belgrad Ormanı faunası içerisinde geyik, karaca, yaban domuzu, tilki, kurt, sansar, sincap ve çok sayıda kuş türü yer alıyor. İstanbul’daki Feneryolu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda da karacanın yanı sıra çok sayıda memeli türünün varlığı tespit edilmiş durumda.
Bu noktada insanın kendisine sorması gereken önemli bir soru var:
Şehrin gerçek sahibi kim?
Elbette şehir insan tarafından kuruluyor. Yolları, binaları, köprüleri ve altyapıyı insan yapıyor. Fakat yeryüzü yalnızca insanın kullanımına tahsis edilmiş bir mülk değil.
Kur’an-ı Kerim bu konuda son derece dikkat çekici bir ifade kullanıyor:
“Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasın.”
En‘âm, 6/38
Bu ayet, hayvanlara bakışımızı değiştirecek bir perspektif sunuyor. Onları yalnızca insanın faydasına sunulmuş varlıklar olarak değil, kendi düzenleri ve hayatları bulunan canlı topluluklar olarak görmemizi hatırlatıyor.
İstanbul’un ormanlarında gece olduğunda belki de bizim hiç fark etmediğimiz bir hareketlilik başlıyor.
Bir karaca su arıyor.
Bir tilki avının peşinden gidiyor.
Bir kurt sürüsü ormanın derinliklerinde ilerliyor.
Bir yaban kedisi sessizce yolunu değiştiriyor.
Ve bütün bunlar, milyonlarca insanın birkaç kilometre ötesinde gerçekleşiyor.
İşte fotokapanların önemi de burada ortaya çıkıyor. Bu sistemler, hayvanları doğal davranışlarından koparmadan onların hareketlerini izlemeye imkân sağlıyor. Böylece bilim insanları hangi türlerin nerelerde yaşadığını, hangi alanları kullandığını ve yaban hayatının nasıl devam ettiğini daha iyi anlayabiliyor.
Fakat mesele yalnızca hayvanları görüntülemek değil.
Asıl mesele, onların yaşayabileceği alanları koruyabilmek.
Çünkü bir orman sadece ağaçlardan ibaret değildir. Ağaçların arasında yaşayan kuştan böceğe, karacadan kurda kadar bütün canlılar bir ekosistemin parçalarıdır. Ormanın bir bölümü yol, yapı veya başka bir insan faaliyeti nedeniyle parçalandığında, bundan yalnızca birkaç hayvan değil, bütün doğal denge etkilenebilir.
İstanbul’un kuzeyindeki ormanlar bu nedenle yalnızca şehrin nefes aldığı yeşil alanlar olarak görülmemeli. Aynı zamanda canlıların evi olarak değerlendirilmelidir.
Belki de şehir planlamasında sormamız gereken soru sadece “İnsanlar nerede yaşayacak?” olmamalı.
Bir başka soru daha sormalıyız:
“Bu şehir büyürken diğer canlılar nerede yaşayacak?”
Çünkü İstanbul’un ormanlarında gördüğümüz kurt, karaca, geyik veya yaban kedisi bize aslında çok basit bir gerçeği hatırlatıyor:
Biz onları görmüyor olabiliriz; ama onlar hâlâ bizimle aynı şehri paylaşıyor.
Ve belki de mesele, hayvanların şehirden saklanması değil.
Bizim, onların dünyasına ne kadar yer bıraktığımızdır.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Sonbahar Geldi: Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Koruyacağız? Mevsimler değişiyor, bedenimiz de yeni şartlara uyum sağlıyor. Peki…
Türk Musevi İş İnsanından Netanyahu’ya Sert Tepki: “Erdoğan’a ‘Tiran’ İftirasını Kabul Etmiyoruz!” İsrail Başbakanı Binyamin…
KAMALİZM'İN SONU MU? "Kamalizm" ile ilgili son zamanlarda yerli ve yabancı o kadar çok kitap…
Fatma Betül Sayan Kaya AKP'deki Görevlerinden İstifa Etti Hakkındaki hisse iddialarının ardından görevlerinden affını istedi…
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Dış Politika Vurgusu: "İktidar-Muhalefet Olmaz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,…
Mora Katliamı’nın 205. Yılında Edirne’den Siyah Çelenk “Mora katliamını unutmadık, unutturmayacağız” Mora Yarımadası’nda 1821 yılında…