Makale

KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR

KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR

Sen, taşlara kazınmış eski bir hatıranın solgun sesi değilsin; çağları aşarak insanın en derin yalnızlığına inen, kalbin karanlığını yaran, aklın zincirlerini kıran, zamanı mahkûm eden ilahî hitapsın; yeryüzü kaç defa kararmış olursa olsun, her doğan sabahla birlikte yeniden dirilen hakikatin kendisisin.

İnsan seni rafların sessizliğine bıraktı; fakat sen hiçbir zaman susmadın. Senin sustuğunu sananlar aslında kendi vicdanlarının sesini kaybettiler. Çünkü sen okunmadığında değil, yaşanmadığında insanlık yetim kalır; sen terk edildiğinde yalnız bir kitap değil, adalet terk edilir, merhamet terk edilir, hikmet terk edilir, insan kendi özünü terk eder.

Sen ilk harfinde “Oku!” derken yalnız satırları değil, gökleri okumayı, toprağı okumayı, tarihi okumayı, insanın kendi nefsini okumayı öğrettin. Bir yaprağın düşüşünde Rabbini görmeyi, bir çocuğun gözyaşında vicdanı duymayı, gecenin sessizliğinde sonsuzluğu hissetmeyi, hayatın her anını kulluğun büyük imtihanı olarak yaşamayı öğrettin.

Sen putları yalnız taşlardan indirmedin; kalplerde büyüyen kibri de yıktın, serveti ilahlaştıran elleri de titrettin, makamın önünde eğilen boyunlara gerçek izzetin yalnız Allah’a ait olduğunu haykırdın. İnsanların birbirini rab edinmesini reddettin; kulların kullara secde ettiği bütün düzenlere karşı göklerin özgürlüğünü indirdin.

Ey Kur’an!

Sen geldiğinde yalnız cahiliye yıkılmadı; her çağın karanlığına karşı kıyamete kadar sürecek bir direniş başladı. Çünkü cahiliye yalnız geçmişte değildi; ne zaman hakikat unutulursa, ne zaman güç adaletin önüne geçirilirse, ne zaman insan Rabbini bırakıp kendi arzusunu kanun edinirse, işte orada yeniden cahiliye başlar ve sen yeniden konuşursun.

Sen insana yalnız cenneti anlatmadın; dünyada nasıl onurlu yaşanacağını da öğrettin. Yetimin başını okşamayan bir zenginliğin bereket olmayacağını, aç komşunun yanında tok uyuyan kalbin imanla övünemeyeceğini, adaletin yalnız mahkeme salonlarında değil; evlerde, pazarlarda, sokaklarda ve yönetenlerin vicdanında başlaması gerektiğini öğrettin.

Nice krallar geçti üzerinden, nice ordular yürüdü sayfalarının gölgesine meydan okuyarak; nice saraylar yükseldi, nice tahtlar kuruldu, nice bayraklar değişti. Fakat sen, hiçbir saltanatın eskitemediği, hiçbir zorbalığın susturamadığı, hiçbir çağın gölgeleyemediği tek hakikat olarak dimdik kaldın. Çünkü seni koruyan insanlar değil, âlemlerin Rabbi idi.

Ey insan!

Kur’an sana geçmişi yalnız hikâye olsun diye anlatmadı. Firavun’u tanı ki zulmü tanıyasın; Nemrut’u öğren ki kibrin sonunu göresin; Karun’u oku ki servetin insanı nasıl körleştirdiğini anlayasın; Musa’yı dinle ki teslimiyetin cesaret olduğunu bilesin; İbrahim’i tanı ki hakikat uğruna ateşlere yürümekten korkmayasın; Muhammed’i izle ki merhametin en büyük devrim olduğunu anlayasın.

Kur’an sana göklerin sırlarını açarken aynı zamanda kendi kalbinin kapılarını da gösterdi. En büyük savaşın bazen bir ordunun karşısında değil, insanın kendi nefsinin içinde verildiğini haber verdi. Düşmanın bazen dışarıdan değil, arzuların arasından konuştuğunu öğretti.

Sen ey Kur’an!

Bir medeniyet kurarken önce insanı inşa ettin. Kalbi düzeltmeden şehri düzeltmeye çalışmadın. Vicdanı ayağa kaldırmadan devleti ayağa kaldırmadın. Çünkü biliyordun ki bozuk insanlardan adil toplum çıkmaz; kirlenmiş vicdanlardan temiz gelecek kurulmaz.

Sen yeryüzünü iki renge ayırmadın; hak ile bâtılı birbirinden ayırdın. İnsanlara soylarıyla değil, takvalarıyla değer verdin. Irkların, renklerin, dillerin birbirine üstünlüğünü kaldırdın; üstünlüğü yalnız Allah’a karşı duyulan sorumlulukta aradın. Böylece insanlık ilk defa gerçekten kardeş olmanın ne demek olduğunu öğrendi.

Ey Kur’an!

Sen yalnız ağlayanlara teselli olmadın; zalimlerin uykularını da kaçırdın. Mazlumların omzuna umut, zalimlerin vicdanına korku oldun. Çünkü senin ayetlerin yalnız secdelerde okunmak için değil; hayatı değiştirmek, insanı diriltmek, kötülüğe karşı iyiliği ayağa kaldırmak için indirildi.

Fakat insan, seni dinlemek yerine çoğu zaman kendi sesine âşık oldu. Aynalarda kendini büyüttü, ekranlarda kendini alkışladı, dünyayı avuçladığını sandı; fakat avuçlarının arasından ömrü kum taneleri gibi akıp giderken, ebediyeti unuttuğunu fark edemedi.

Bugün şehirler büyüdü, binalar yükseldi, yollar uzadı, makineler konuştu, ekranlar ışıldadı; fakat kalpler küçüldü. İnsan bilgiye ulaştı ama hikmeti kaybetti. Haber çoğaldı fakat hakikat azaldı. Gürültü arttı fakat vicdan sustu. İşte tam burada sen yeniden konuşuyorsun ey Kur’an; insanı yeniden insana, insanı yeniden Rabbine çağırıyorsun.

Sen diyorsun ki:

Ey yolunu kaybeden insan! Yıldızları fethetmeden önce kalbini fethet. Dünyayı değiştirmeden önce nefsini değiştir. İnsanlığı kurtarmaya kalkmadan önce kulluğunu hatırla. Çünkü hakikat gökyüzünün uzak köşelerinde değil, Rabbine teslim olmuş bir kalbin içinde yeşerir.

Ey Kur’an!

Sen okunduğun evler yalnız duvarlardan ibaret olmaz; merhametin nefes aldığı yuvalara dönüşür. Seninle büyüyen çocuklar yalnız harf öğrenmez; emaneti, adaleti, iffeti, sabrı ve sorumluluğu öğrenir. Seninle yürüyen toplumlar yalnız güç kazanmaz; vicdan kazanır, huzur kazanır, istikamet kazanır.

Ve gün gelecek…

Dağlar yürütülecek, denizler kaynatılacak, gökler dürülecek, bütün alkışlar susacak, bütün unvanlar dökülecek, bütün saltanatlar çökecek, bütün maskeler yere düşecek; geriye yalnız hakikat kalacak. İşte o gün insanlar, dünyada en çok hangi sözü dinlediklerini değil, hangi söze teslim olduklarını görecekler.

Öyleyse ey kalbim!

Kur’an’ı yalnız dudaklarında taşıma; onu yürüyüşüne kat, bakışına kat, adaletine kat, ticaretine kat, ailene kat, yalnızlığına kat, sevincine kat, öfkene kat, gecene kat, sabahına kat. Çünkü Kur’an okunmak için indirildiği kadar yaşanmak için de indirildi; yaşandıkça insanı diriltir, yaşandıkça toplumu ayağa kaldırır, yaşandıkça karanlığı dağıtır.

Ve bil ki…

Kur’an’ın konuştuğu yerde umut ölmez.

Kur’an’ın hükmettiği yerde zulüm ebedî kalmaz.

Kur’an’ın aydınlattığı kalpte karanlık barınmaz.

Kur’an’ın gösterdiği yolda yürüyen, dünyanın bütün fırtınalarıyla karşılaşsa da yönünü kaybetmez.

Çünkü o söz, insan sözü değildir.

O söz, göklerin ve yerin Rabbi’nin insanlığa uzattığı sonsuz rahmettir.

İslam Başaran

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

View Comments

  • (Hakikat Takvimi - Günün Takvim Yaprağı)
    Kıyametin on büyük alâmetinden birisi de Deccal'in zuhur etmesidir. Bu isimde bir şahıs türeyip ilâhlık davasında bulunacak ve bir süre insanları saptıracak.

    Resulullah -s.a.v.- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:

    "Âdem'in yaratılışı ile kıyametin kopması arasında Deccal'den daha büyük bir fitne yoktur." (Müslim)

    Diğer bir Hadis-i şerif'lerinde, Kehf sûresi'nin ilk on ve son on Âyet-i kerime'sini okumaya devam edenlerin, onun şerrinden kurtulacağını haber vermiştir.

    Resulullah Aleyhisselâm Vedâ haccı sırasında bir ara "İnsanlar susup dinlesin" buyurduktan sonra hamd ve senâda bulundu, akabinde Mesih ve Deccâl'den uzun uzun söz etti:

    "Allah'ın gönderdiği her peygamber, ümmetini onunla korkuttu. Nuh Aleyhisselâm ümmetini onunla korkuttu, ondan sonra gelen peygamberler de korkuttular.

    O sizin aranızdan çıkacak. Onun hâli sizden gizli kalmayacak. Rabb'inizin tek gözlü olmadığı size gizli değildir. O ise sağ gözü kör birisidir. Onun gözü dışa fırlamış üzüm danesi gibidir." (Buhari - Müslim)

    Bir Hadis-i şerif'lerinde de buyururlar ki:"Deccâl'in sol gözü yoktur. Vücudu gayet tüylüdür. Cennet ve cehennem namıyla nezdinde iki mevki vardır. Lâkin hakikatte cehennem gösterdiği mevki cennet ve cennet gösterdiği mevki ise cehennemdir." (Müslim)
    Bugün, Günümüz müslümanları maalesef Deccal kılıklıların peşinden seğirtmektedirler. Allah şerlerinden muhafaza buyrusun diyorum.

Recent Posts

  • Genel

Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi

Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi hakkında son gelişmeler. Dışişleri…

1 saat ago
  • Genel

Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi

Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi hakkında son gelişmeler. Dışişleri…

1 saat ago
  • Genel

Christopher Nolan’ın Odyssey Filmi Yarın Vizyona Girecek

Christopher Nolan'ın Odyssey filmi yarın vizyona girecek hakkında son gelişmeler. Christopher Nolan'ın merakla beklenen Odyssey…

1 saat ago
  • Genel

Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda Uskumru Sandviç Paylaşımı

Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda uskumru sandviç paylaşımı hakkında son gelişmeler. Japonya Savunma Bakanı Koizumi,…

1 saat ago
  • Genel

Elazığda 4 Büyüklüğünde Deprem

Elazığda 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerel etkileri ve güvenlik önlemleri hakkında bilgilere buradan…

1 saat ago
  • Genel

Trump’ın altyapıya saldırı tehdidinin ardından ABD ordusu İranda 2 köprüyü vurdu

Trump'ın altyapıya saldırı tehdidinin ardından ABD ordusu İranda 2 köprüyü vurdu. Bu gelişme, bölgedeki gerilimi…

1 saat ago