
KRAL FAYSAL: ÜMMETİN ONUR SESİ SUSTURULDU MU?
Kral Faysal bin Abdülaziz, sadece Suudi Arabistan’ın kralı değildi; o, ümmetin onurunu savunan bir liderdi. 1970’lerde, petrolün gücünü İslam coğrafyasının onuruna dönüştürmeye çalışan, Batı’nın çıkar oyunlarına karşı duran bir isimdi.
O yıllarda dünya iki kutupluydu ama Faysal’ın kalbi yalnızca bir kutba bağlıydı: Allah’a ve ümmetine.
1973’te, İsrail’in Filistin topraklarını işgaline tepki olarak Batı’ya karşı petrol ambargosu ilan ettiğinde, dünya sarsıldı. O ambargo, sadece bir ekonomik karar değildi; Mescid-i Aksa’ya, Kudüs’e, Filistinli mazlumlara sahip çıkmanın en gür sesiydi.
Kral Faysal, İngiltere ziyaretinde Kraliçe’nin onuruna verilen bir yemekte ayağa kalkmadı.
Protokol bunu “saygısızlık” olarak yorumladı.
Ama Faysal’ın cevabı tarihe geçti:
“Ben, Allah’tan başkası için ayağa kalkmam.”
O an sadece bir lider değil, imanın vakarını temsil eden bir mümin konuşuyordu.
Ve Batı, o gün anladı: Faysal, onların “dostu” değil; ümmetin sesiydi.
25 Mart 1975… Suudi Arabistan sarayında yankılanan bir silah sesi, sadece bir kralı değil, bir direniş fikrini susturdu.
Faysal, kendi yeğeni tarafından vurularak şehit edildi.
Resmî açıklama: “Aile içi bir mesele.”
Ama herkes biliyordu: Faysal’ın sesi Batı’yı rahatsız etmişti.
Petrolü ümmetin gücüne dönüştüren, Kudüs için dünya petrol düzenini altüst eden bir liderin, “tesadüfen” aile içinden vurulması…
Gerçekten de sadece bir tesadüf müydü?
Diplomatik çevrelerde yıllardır fısıldanan bir soru var:
Faysal’ın ölümünde küresel siyonizmin eli var mıydı?
Onun Filistin’e desteğini “tehdit” olarak gören Batılı çevrelerin, Arap dünyasını bölmek için bu suikastı planladığı iddiaları hâlâ canlılığını koruyor.
Kral Faysal, servetini değil, onurunu miras bıraktı.
Batı’ya karşı eğilmeyen, ümmetin birliğini savunan, İslam dünyasının onurunu dünya masasında temsil eden bir liderdi.
Birleşmiş Milletler kürsüsünde Filistin meselesini savunduğunda yüzler asılsa da, Faysal dimdik durdu.
Siyonist planların, İslam coğrafyasını parça parça yutmasına izin vermeyecekti.
Ve bu dik duruşun bedelini canıyla ödedi.
Bugün Filistin yine kanıyor, ümmet yine sessiz.
Belki de Faysal yaşasaydı, Kudüs bu kadar yalnız olmazdı.
Belki de o sesi hâlâ yankılanırdı:
“Biz Allah’ın yolunda olursak, dünya bize diz çöker.”
Faysal’ın şahadeti, ümmete bir çağrıdır:
“Faysal’ın şahadeti, ümmete bir çağrıdır:
İmanla dik durmak, ihanetle eğilmemektir.”
Kral Faysal – Ümmetin Şerefli Şehidi
O, bir kral olarak öldü ama bir mücahit olarak hatırlandı.
Siyonizm plan kurdu, ama Faysal’ın adı hâlâ ümmetin kalbinde yaşıyor.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Petrol ve dolardaki düşüş altına yaradı; gram altın yükselişe geçti! hakkında son gelişmeler. Petrol ve…
60 saniyede ekonomide bugün (28 Temmuz 2026) hakkında son gelişmeler. 28 Temmuz 2026'da ekonomide önemli…
Johnson & Johnson talk davaları uzlaşma hakkında son gelişmeler. Johnson & Johnson, talk pudrası ile…
Türk şirketleri Afrika’da yatırımlar hakkında son gelişmeler. Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Balcı, Türk şirketlerinin Afrika'daki…
SGK ile Türkiye Sigorta arasında emeklilere yönelik işbirliği protokolü imzalandı hakkında son gelişmeler. SGK ile…
Trump'ın Zelenskiye yönelik tutumunun son haftalarda olumlu yönde değiştiği iddiası, uluslararası ilişkilerde önemli bir gelişme…