
ABD’nin karanlık tarihinde, hak, adalet ve insan haysiyetini savunan bir lider olan Malcolm X, suikastle susturuldu. 21 Şubat 1965’te, Harlem’de konuşma yaptığı sırada vurularak hayatını kaybeden Malcolm X’in öldürülmesi üzerinden neredeyse 60 yıl geçmesine rağmen, gerçek sorumlular hâlâ gizemini koruyor. Ancak gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.
Malcolm X’in ailesi, ABD hükümeti ve kurumlarına karşı 100 milyon dolarlık tazminat davası açarak, bu karanlık suikastın ardındaki gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasını talep ediyor. Davanın hedefinde, Adalet Bakanlığı, FBI, CIA ve New York Polis Teşkilatı (NYPD) bulunuyor. Aile ve avukatları, bu kurumların suikastı engelleme konusunda ihmalkâr davrandığını, hatta olayın bir parçası olduğunu savunuyor.
Malcolm X’in öldürülmesinde, ABD hükümeti ve güvenlik kurumlarının parmağı olduğuna dair güçlü iddialar bulunuyor. Suikast günü salonda bulunan 9 gizli polis memurunun varlığı, güvenlik zafiyetinin ötesinde, planlı bir organizasyonu işaret ediyor. Özellikle, Nation of Islam’a sızan Eugene Roberts gibi gizli ajanların Malcolm X’in faaliyetlerini yakından takip ettiği biliniyor. Malcolm X’in kızlarından İlyasah Shabazz, babasının ölümünden önce ailelerine yönelik saldırıları hatırlatarak, suikastın planlı bir operasyon olduğunu vurguluyor. Evinin kundaklanması ve çocuklarının kreşine düzenlenen bombalı saldırılar, bu komplonun boyutlarını açıkça gösteriyor.
Avukat Ben Crump ise, “Malcolm X’in öldürülmesinde ABD hükümeti ve istihbarat kurumlarının parmak izleri olduğunu kanıtlayacak deliller elimizde” diyerek, davanın önemine dikkat çekiyor. Ancak geçmiş deneyimler, ABD’nin bu tür karanlık olaylarda gerçekleri örtbas etme konusunda uzman olduğunu ortaya koyuyor.
ABD, demokrasi ve insan hakları savunuculuğu iddiasında olsa da, tarih boyunca kendi topraklarında bu ilkelere sadık kalmadı. Siyahi vatandaşlarına yönelik ayrımcılık, 1950’li yıllara kadar resmi politikalarla desteklendi. Otobüslerde arkada oturmaya zorlanan siyahiler, beyazlarla aynı tuvaletleri kullanamazdı. İşte bu karanlık dönemde Malcolm X, ezilen siyahilerin sesi olarak ortaya çıktı ve bedelini hayatıyla ödedi. Bugün Malcolm X’in çocuklarının açtığı dava, sadece bir tazminat talebi değil, aynı zamanda adalet arayışının bir simgesi. Ancak Kennedy suikastı gibi olayları bile açıklığa kavuşturamayan ABD’nin, bu davayı sonuçlandırabileceği yönündeki beklentiler son derece düşük.
ABD’nin tarihine baktığımızda, özellikle siyahi hak liderleri ve Müslüman aktivistlere yönelik suikastların üzerinin örtüldüğünü görüyoruz. Malcolm X’i öldürmekten hüküm giyen iki kişinin suçsuz olduğu, ancak yıllar sonra Netflix’in bir belgeseli sayesinde ortaya çıktı. Fakat bu süreçte, haksız yere 20 yıl hapis yatan Aziz Muhammed ve Halil İslam gibi isimlerin mağduriyeti, ABD adalet sisteminin acımasızlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu dava, Malcolm X’in ailesi için bir umut ışığı olabilir. Ancak sistemin derinlerine işlemiş ayrımcılık ve örtbas politikaları, adaletin yerini bulmasını zorlaştırıyor. Malcolm X’in suikastını aydınlatma cesaretini gösteremeyen bir ülkenin, gerçek adaleti sağlaması beklenemez.
Malcolm X’in ailesi, bu davayla sadece kendi kayıplarını değil, aynı zamanda ABD’de ezilen tüm siyahi ve Müslüman toplulukların haklarını savunuyor. Ancak ne yazık ki bu mücadele, kökleşmiş bir sistemle yüzleşmek anlamına geliyor.
Gerçeklerin gün yüzüne çıkması, yalnızca Malcolm X ailesi için değil, insan hakları mücadelesi veren herkes için bir zafer olacaktır. Ancak ABD’nin insan hakları ve özgürlükler konusundaki sicili göz önüne alındığında, bu zaferin elde edilmesi çok zor görünüyor. Malcolm X’in “Hakikat ortaya çıkınca yalan yok olur” sözleri, bugün hala yankılanıyor. Ancak bu hakikat, dünyanın en güçlü ülkelerinden birinin gölgesinde kaybolmamalı. İnsanlık, bu adaletsizliğin hesabını sormak için birleşmeli ve bu tarihi dava, hakikatin zaferine dönüşmeli.
MİRATYOUTUBE
MİRATHABER.COM
KASADOLU’DAN NETANYAHU’YA SUÇ DUYURUSU: “CASUSLUK FAALİYETİ YÜRÜTÜYOR” Türkiye’de kendisini “Osmanlı Yahudisi” olarak tanımlayan Musevi iş…
BİZ AİLE’Yİ KAYBETTİK! Biz aile’yi kaybettik, onun yerine neyi koyarsanız koyun o şeyin artık fazla…
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: “Körfez’deki savaş, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün kontrolü için çıkarıldı. Rusya…
Tahran’da Sürpriz Slogan: Cuma Namazında "Yaşasın Türkiye" Sesleri TAHRAN – İran’ın başkenti Tahran’da her…
KANATLANAN ULAKLAR: POSTA GÜVERCİNLERİ Yüksek veri aktarım hızına sahip 5G teknolojisi, ülkemizde 1 Nisan 2026…
Papa XIV. Leo’dan sert mesaj: “Dünya bir avuç zorba tarafından harap ediliyor” Katolik dünyasının ruhani…