
MEHMET ŞİMŞEK’E ELEŞTİRİLER ARTIYOR
Büyük umutlarla 3 yıl önce ekonominin başına getirilen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yürüttüğü ekonomi politikaları nedeniyle sadece muhalefetin değil, iktidara yakın kesimlerin de eleştirdiği, hedefe koyduğu bir isim haline geldi.
Ekonomiyi devraldığı günden beri yüksek zamlarla devletin kasasını doldurmaya yönelen Şimşek’in yönetimine yönelik eleştiriler, özellikle son dönemde giderek daha sert ve kapsamlı bir nitelik kazanmış durumda. Bu eleştirilerin merkezinde, uygulanan politikaların hem hedeflenen sonuçları üretmemesi hem de ekonomik kırılganlıkları derinleştirmesi yer alıyor.
En belirgin eleştiri, yüksek faiz eksenli para politikasının enflasyonu düşürmede başarısız olmasıdır. Faiz artışlarına rağmen fiyat istikrarının sağlanamaması, Şimşek, programının temel varsayımlarının sorgulanmasına yol açmakta.
Enflasyon hedefleri ile reel enflasyon arasındaki ciddi sapma, ekonomi yönetiminin öngörüsünün gerçekleşmemesi uygulanan politikanın teknik olarak da güvenilirliğini aşındırmakta. Buna paralel olarak, yüksek faiz oranlarının yatırım iştahını bastırdığı, üretim maliyetlerini artırdığı ve reel sektörü finansmana erişim açısından zorladığı yönündeki güçlü eleştiriler Mehmet Şimşek’e yönelen önemli eleştiriler.
Bir diğer önemli eleştiri başlığı ise yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekme konusunda yaşanan başarısızlıktır. Şimşek’in göreve gelirken uluslararası piyasalara güven vereceği ve Türkiye’ye güçlü bir sermaye girişi sağlayacağı yönündeki beklenti, somut verilerle desteklenememiştir. Portföy yatırımları dışında kalıcı ve doğrudan yabancı yatırımlarda kayda değer bir artış sağlanamaması, uygulanan politikaların temel vaatlerinden birinin boşa çıktığı şeklinde değerlendirilmektedir. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye temkinli yaklaşmaya devam etmesi, yalnızca faiz politikasıyla güven tesis edilemeyeceğini göstermektedir.
Bununla bağlantılı olarak, ekonomi yönetiminin giderek daha fazla borçlanmaya dayalı bir finansman modeline yöneldiği eleştirisi de öne çıkmaktadır. Hem iç borçlanma hem de dış borçlanma kalemlerinde artış yaşanması, bütçe dengeleri üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Yüksek faiz ortamında yapılan borçlanmaların maliyeti katlanarak büyürken, bu durum kamu maliyesi açısından sürdürülebilirlik tartışmalarını gündeme getirmektedir. Borçlanma ihtiyacının artması, ekonomik programın kendi kendini finanse edemediği ve dış kaynak bağımlılığının azalmadığı yönünde yorumlanmaktadır.
Kur politikası ve faiz arasındaki dengesizlik de eleştirilen bir başka alandır. Faiz artışlarının döviz kurunu istikrara kavuşturmakta yetersiz kalması, aksine kur geçişkenliği üzerinden enflasyonu beslemeye devam etmesi, uygulanan politikanın çelişkili sonuçlar ürettiği iddiasını güçlendirmektedir. Bu durum, hem fiyat istikrarı hem de finansal istikrar açısından risklerin devam ettiğini göstermektedir.
Ek olarak, uygulanan politikaların toplumsal maliyeti de eleştiri konusudur. Yüksek faiz ve sıkı para politikası, krediye erişimi zorlaştırarak hem bireyleri hem de işletmeleri baskı altına almakta, ekonomik yavaşlama riskini artırmaktadır. Buna karşın enflasyonun istenen hızda düşmemesi, toplumun geniş kesimlerinin aynı anda hem yüksek fiyatlar hem de daralan ekonomik imkanlarla karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.
Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, ekonomi yönetiminin hem hedefler hem de araçlar açısından tutarsız bir görünüm sergilediği iddiası güçlenmektedir. Yabancı sermaye girişinin sağlanamaması, artan borç yükü, yüksek faiz politikasının sınırlı etkisi ve enflasyonla mücadelede yaşanan başarısızlık, eleştirilerin ortak zeminini oluşturmaktadır.
Bu çerçevede, mevcut yaklaşımın ekonomik istikrarı sağlamak yerine kırılganlıkları derinleştirdiği yönündeki değerlendirmelerim giderek daha fazla dile getirileceğini düşünüyorum.
Ancak, bu eleştirilerin Şimşek’in görevine son verilmeye yol açabileceğini sanmıyorum. Zira, bu aşamada yeni bir isim ve yeni bir politika değişikliğinin maliyetinin daha ağır olabileceği yönünde endişeler var…
Adnan Onay
Yazarımız ‘Adnan Onay’ın’ DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
BARAN DERGİSİNİN MÜFTERİLERİNE KAPAK OLSUN “Aylık Baran Dergisi” kim ise, ne idüğünü bilmediğim ama aşağıdaki…
Tahran’da ABD ve İsrail Karşıtı Gösteri: Meydanlara Balistik Füzeler Getirildi Başkentte Binlerce Kişi Sokaklara Çıktı…
Türkiye, Palmira’da Yeni Askerî Üs Kuruyor: “Egemen Askerî Bölge” İlan Edildi Suriye hükümeti, ülkenin doğusunda…
Son dönemde yaşadığımız şiddet ve yolsuzluk olayları bizi Milli Eğitim ve Üniversite’ye yönlendirdi. İman ve…
TOPLUMSAL ŞİDDETİ BESELEYEN ASIL FAKTÖR Çok değil, yaşı elli ve üzeri olanların, hatırlayıp hasretle andığı…
KUR’AN’DA «HABÎS (KÖTÜ) BİR KELİME» «Habîs bir kelime-kelimetü’n-habîsetün» Kur’an’da güzel bir sözün (kelimetü’n-tayyibetün) deyiminin zıddı…