
Güvenlik uzmanı Mete Yarar, Türkiye’nin Azerbaycan’a desteğini silah ticaretine indirgeyen söylemlere tepki gösterdi. Karabağ sürecindeki desteği hatırlatan Yarar, Türkiye’nin ambargoları göze aldığını vurguladı.
Mete Yarar, katıldığı programda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri değerlendirdi. “SİHA’ları paramızla aldık” yaklaşımına karşı, iki ülkenin kardeşliğini ve dayanışmasını hatırlattı. Yarar, Türkiye’nin Karabağ sürecindeki katkısının yalnızca silah satışıyla açıklanamayacağını söyledi. Askerî iş birliğine, danışmanlık desteğine ve Türkiye’nin üstlendiği bedellere dikkat çekti.
Yarar, Türkiye’nin Azerbaycan’a desteğini ticari alışverişle sınırlayan değerlendirmelere karşı çıktı. “Yalnızca silah satarak mı Karabağ’ın kurtarılmasındaki hikâyeyi başlattık?” diye sordu. Türkiye’nin süreçte önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Yarar, ambargoları örnek gösterdi. Azerbaycan’a verilen desteğin, Türk savunma sanayisi açısından sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Yarar, Kanada’nın görüntüleme ve lazer işaretleme sistemlerine yönelik ambargosunu hatırlattı. Bu sistemlerin, insansız hava araçlarında kritik görevler üstlendiğini anlattı. Fransa kaynaklı seyir füzesi motorlarına ilişkin kısıtlamaları da gündeme getirdi. Almanya ve ABD’den karşılaşılan engelleri de aynı çerçevede değerlendirdi.
Yarar’a göre Türkiye, Azerbaycan’a destek verirken bu bedelleri göze aldı. Verilen desteğin parasal karşılığının bulunmadığını vurguladı.
Yarar, ilgili dönemde Aliyev’in askerî danışmanlığını bir Türk generalin yürüttüğünü hatırlattı. İki ülke arasındaki askerî ilişkinin, silah tedarikinin ötesine geçtiğini belirtti.
Şuşa Beyannamesi’ne de değinen Yarar, karşılıklı güvenlik taahhütlerine dikkat çekti. Taraflardan birisine yönelik saldırıda diğerinin desteğini öngören yaklaşımı, kardeşliğin göstergesi olarak değerlendirdi. Bu nedenle ilişkilerin yalnızca ödeme ve satış üzerinden okunmasına itiraz etti. Türkiye’nin katkısının bütün boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yarar, tartışmalar karşısında Azerbaycanlı yetkililerden açıklama beklediğini de dile getirdi. Yanlış anlaşılmaları giderecek bir kardeşlik mesajının verilmesi gerektiğini savundu.
Depremdeki dayanışmayla Karabağ’daki desteği aynı kardeşlik çerçevesinde değerlendirdi. İki ülke arasında sorunlar bulunabileceğini, bunların konuşulabileceğini ifade etti. Ancak anlaşmazlıkların hakarete ve düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. “Kardeşler arasında hukukta sıkıntı olabilir ama kardeşler birbirine küfretmez” dedi.
Türkiye tarafında da hatalar yaşanabileceğini belirten Yarar, medya diline dikkat çekti. Karşılıklı eleştirilere rağmen kardeşlik bağının korunması gerektiği mesajını verdi.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
CUMHURBAŞKANIMIZA FAİZCİ POLİTİKA VE FON VURGUNCU ÇEVRE DÜŞMAN OLARAK YETER Dokuz yıllık yayın hayatımız boyunca…
Hürmüz'de Bir Kıvılcım, Dünyada Bir Fırtına: Enerji Güvenliğinin Görünmeyen Bedeli Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askerî gerilim…
İKTİDARIN GÖLGESİNDEKİ KUTSAL: OTORİTENİN BÖLÜNMESİ VE SEKÜLER İSTİLASI Modern dünya, zihniyet yapısını keskin sınırlarla bölmüştür:…
TÜRKİYE BARIŞ İÇİN BASTIRIYOR: BÖLGESEL DİPLOMASİDE KRİTİK ROL ANKARA – Orta Doğu'da artan gerilimi azaltmak…
Londra’da Filistin İçin Yükselen Ses: Macklemore’dan Vicdanlara Çağrı! Filistin halkına desteği nedeniyle turne programından çıkarılan…
DÜNYEVİ İKTİDARLARIN DİN SİYASETİ İnsanlık tarihi boyunca din, dünyevi güçlerin kendilerini meşrulaştırmak için başvurduğu en…