
Milli Savunma Üniversitesi mezuniyet töreninde bir asteğmenin salavat getirerek mezuniyet duası okuması, Türkiye’nin yakın tarihini bilenler açısından sıradan bir gelişme değildir. Bu görüntü, uzun yıllar devlet ile millet arasında oluşturulan mesafenin hangi noktaya geldiğini gösteren sembolik bir tablo olarak değerlendirilmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonraki süreçte dindar kesimler çeşitli baskı ve yasaklarla karşı karşıya kaldı. Ezanın Türkçe okutulması, Kur’an-ı Kerim üzerindeki yasaklar, dinî hayatın kamusal alandan uzaklaştırılmaya çalışılması ve inkılaplara itiraz edenlerin ağır bedeller ödemesi bu sürecin en çok hatırlanan örnekleri arasında yer aldı. Bu yazının amacı bu olayların kronolojisini çıkarmak değildir. Asıl önemli olan, bugün gelinen noktanın hangi zorlukların ardından oluştuğunu doğru okuyabilmektir.
Bu gerçek yalnızca uzak tarihte yaşanmadı. Yakın geçmişte de milyonlarca insan 28 Şubat sürecinde büyük mağduriyetler yaşadı. Başörtüsü yasakları, imam hatip okullarına yönelik uygulamalar, inançlarından dolayı fişlenen insanlar, haksız yargılamalar, hapis cezaları ve faili meçhul cinayetler toplumun hafızasında hâlâ canlılığını koruyor.
O günlerde dindar kimliğini açıkça yaşayan insanlar eğitimden çalışma hayatına kadar birçok alanda ağır bedeller ödedi. İnancını yaşamak isteyen vatandaşlar çoğu zaman devletin çeşitli kurumlarında dışlandı ve baskıya maruz bırakıldı.
Bugün ise farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir zamanlar İslami değerlere mesafeli olduğu düşünülen orduda, mezuniyet töreninde dua eden subaylar görülüyor. Kışlalarda cemaatle namaz kılınabilmesi ve dinî hayatın daha görünür hâle gelmesi, geçmiş dönemlerle kıyaslandığında önemli bir değişimi ortaya koyuyor.
Elbette bu gelişmeler herkes tarafından aynı şekilde yorumlanmayabilir. Ancak yakın tarihi bilenler açısından bu görüntülerin sembolik anlamı büyüktür. Çünkü bu noktaya kolay gelinmediği unutulmamalıdır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve birlikte yol yürüdüğü kadroların uzun yıllardır yürüttüğü siyasi mücadelenin bu değişimde önemli payı olduğunu düşünen geniş bir kesim bulunmaktadır.
Geçmişte “Neden Erdoğan’ı savunuyorsunuz?” diye soranların, Türkiye’nin yakın tarihini dikkatle incelemeleri gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü bugün doğal karşılanan birçok özgürlük, geçmişte büyük mücadeleler sonucunda elde edilmiştir. Tarihini bilmeyen toplumlar, sahip oldukları kazanımların değerini de yeterince anlayamaz.
Hiçbir kazanımın sonsuza kadar garanti altında olduğu düşünülmemelidir. Tarih, hak ve özgürlüklerin korunmasının sürekli bir bilinç ve kararlılık gerektirdiğini göstermektedir.
İslam ahlakında vefa önemli bir erdemdir. Yapılan iyilikleri, verilen mücadeleleri ve ödenen bedelleri unutmamak Müslümanın temel özelliklerinden biridir. Aynı şekilde nankörlük de İslam’ın hoş görmediği davranışlar arasında yer alır.
Türkiye’nin bugün ulaştığı noktanın sadece iç politikaya değil, İslam dünyasına ve mazlum coğrafyalara yansımalarının da ayrıca değerlendirilmesi gereken önemli bir konu olduğu açıktır. Bu başlık ise başlı başına ayrı bir yazının konusudur.
Bugün kışlalarda yükselen salavat ve edilen dualar, yalnızca bir mezuniyet töreninin ayrıntısı değildir. Bu görüntüler, geçmişte yaşanan acıları bilenler için uzun ve zorlu bir mücadelenin sembollerinden biri olarak görülmektedir.
Rabbimizden niyazımız; milletimize bir daha inancı sebebiyle baskıların yaşandığı, insanların değerlerinden dolayı ötekileştirildiği karanlık dönemleri göstermemesidir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Bozuk Saatte Günde Bir kez Doğruyu Gösterir Her Konuşmasında Saçmalayan Gazeteci ''Fatih Altaylı'' Bu sefer…
YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLAR POLİTİKASINDA SÖYLEM VE REALİTE ÇELİŞKİSİ: ANAYASA’NIN "YURDA DÖNÜŞ" RUHUNDAN YABANCI ÜLKE VATANDAŞLIĞI…
ALİYEV REJİMİ: OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜNE YASAK GETİRDİ “Gardaşlık” maskesi arkasına saklanan İlham Aliyev yönetimi, İslam’a ve…
Borsa Vurgunu İddialarına Sert Tepki: Hesabı Mutlaka Sorulmalı Gazeteci-yazar Ersin Çelik, borsa ve yatırım fonlarındaki…
GİMDES Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer Vefat Etti. Ömrünü Helal Gıda Davasına Adadı Türkiye’de helal gıda…
Mustafa Kemal’i Kendi Sözlerinden Neden Daha Fazla Dinleyemiyoruz? Bir siyasi lideri, bir devlet adamını veya…