Gündem

Mısır Darbesinin Yıldönümünde Şehitler Dualarla Anıldı

Mısır Darbesinin Yıldönümünde Şehitler Dualarla Anıldı: “Karanlığa Karşı Vicdanın Sesi”

İSTANBULMısır‘da 3 Temmuz 2013’te gerçekleşen askerî darbenin yıldönümünde, darbe sürecinde hayatını kaybedenler düzenlenen anlamlı bir programla anıldı. “Karanlığa Karşı Vicdanın Sesi” başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, darbe sürecinde yaşanan hak ihlalleri, özgürlük mücadelesi ve adalet arayışı yeniden gündeme taşındı.

Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi Konferans Salonu‘nda gerçekleştirilen program, Mısır Dernekler Federasyonu (EGAU) öncülüğünde, Aksa İlim ve Davet Merkezi (AKMER)’nin desteğiyle düzenlendi. Program öncesinde, darbe sürecinde yaşanan olayları ve hayatını kaybedenleri konu alan fotoğraf sergisi ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.

Etkinlikte, Mısır Dernekler Federasyonu Başkanı Abdullah Özcan, Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Av. Hüsnü Tuna, Rabia Meydanı katliamının tanıklarından aktivist Cihan Aql ile darbe karşıtı gösterilerde iki oğlunu kaybeden Metvalli Ali Salih konuşma yaptı.

Konuşmacılar, 3 Temmuz 2013 askerî müdahalesinin Mısır halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ortadan kaldırdığını, darbe sonrasında binlerce insanın hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin tutuklandığını ve ülkede temel hak ve özgürlükler bakımından ciddi gerilemeler yaşandığını ifade etti.

Programda ayrıca, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı askerî müdahaleler de hatırlatılarak darbelerin yalnızca hükümetleri değil, hukuk düzenini, toplumsal barışı ve demokratik kurumları da hedef aldığı vurgulandı.

Etkinliğin son bölümünde, Ketebe Yayınları tarafından yayımlanan “Siz Dünyayı Affeder miydiniz?” adlı kitabın yazarı Hamza Er, Rachel Corrie ile Esma Biltaci’nin hayat hikâyeleri üzerinden adalet, vicdan ve insanlık sorumluluğu üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Hamza Er, Bosna‘dan Gazze‘ye, Doğu Türkistan‘dan Suriye‘ye kadar dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlerin ortak vicdan sınavı olduğunu belirterek, insanların hangi çağda yaşadığından çok, yaşadığı çağda hakikatin yanında durmasının önemli olduğunu ifade etti.

Program, soru-cevap ve imza bölümüyle sona erdi.

Analiz:

Darbelerin Gölgesinde Küresel Hesaplar

Darbeler çoğu zaman yalnızca bir ülkenin iç meselesi değildir. Tarih incelendiğinde, birçok askerî müdahalenin arkasında iç siyasi krizlerin yanında uluslararası güç dengelerinin, jeopolitik hesapların ve bölgesel çıkar mücadelelerinin de etkili olduğu görülmektedir.

Mısır, bulunduğu stratejik konum, Süveyş Kanalı, Doğu Akdeniz, Gazze sınırı ve İsrail ile yaptığı barış anlaşması nedeniyle yalnızca bölgenin değil, küresel güçlerin de yakından takip ettiği ülkelerden biridir. Bu nedenle Mısır’da kurulacak her yönetim, sadece Kahire’nin değil; Washington, Tel Aviv ve diğer uluslararası aktörlerin de dikkatle izlediği bir konu olmuştur.

ABD’nin onlarca yıldır Mısır’a yaptığı milyarlarca dolarlık askerî yardımın temel gerekçeleri arasında bölgesel güvenliğin korunması, Mısır-İsrail barış düzeninin devamı ve Ortadoğu’daki istikrarın sürdürülmesi yer almaktadır. Bu yardım politikası, farklı Amerikan yönetimleri döneminde de büyük ölçüde devam etmiştir.

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin iktidarı boyunca Filistin meselesine daha duyarlı bir söylem benimsemesi ve Gazze konusunda önceki yönetime kıyasla farklı bir yaklaşım sergilemesi, uluslararası çevrelerde yakından takip edilen gelişmeler arasındaydı. Ancak 2013 askerî darbesinin dış güçler tarafından planlandığını kesin biçimde ortaya koyan kamuoyunca kabul edilmiş somut deliller bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, darbe sonrasında birçok gözlemci ve siyaset analisti, ABD’nin darbeyi açık biçimde “askerî darbe” olarak nitelendirmemesini ve Mısır ordusuna yönelik stratejik desteğin tamamen sona erdirilmemesini eleştirmiştir. Bu durum, uluslararası siyasette demokrasi, insan hakları ve stratejik çıkarlar arasındaki dengenin yeniden tartışılmasına yol açmıştır.

Ortadoğu tecrübesi gösteriyor ki büyük güçler çoğu zaman demokrasi söylemi ile jeopolitik çıkarları arasında tercih yapmak zorunda kaldıklarında, tercihlerini güvenlik ve stratejik menfaatlerden yana kullanabilmektedir. Bu nedenle halkların iradesi zaman zaman uluslararası güç mücadelesinin gölgesinde kalabilmektedir.

Sonuçta hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, darbalar millet iradesini askıya alan antidemokratik müdahalelerdir. Güç dengeleri değişebilir, uluslararası ittifaklar dönüşebilir; ancak adaletin, hukukun ve halkın hür iradesinin yerini hiçbir vesayet düzeni kalıcı olarak dolduramaz. Tarih, baskıyla kurulan düzenlerin değil, millet iradesine dayanan yönetimlerin kalıcı olduğunu defalarca göstermiştir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Recent Posts

  • Dünya

Küresel Çapta İlk İnsansı Robot Dövüşü Çin’de Düzenlendi

Küresel çapta ilk insansı robot dövüşü, Çin'de büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Bu etkinlik, robot teknolojisinin…

3 dakika ago
  • Genel

İtalya aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele ediyor

İtalya aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele ediyor hakkında son gelişmeler. İtalya,…

18 dakika ago
  • Genel

İran Dışişleri Bakanı: İsrail, ABD’deki Muhalifleri Susturmak İçin Dolarları Kullanıyor

İran Dışişleri Bakanı: İsrail, muhalifleri susturmak için dolarlar hakkında son gelişmeler. İran Dışişleri Bakanı, İsrail'in…

24 dakika ago
  • Genel

Zelenskiy: Odessa ve Zaporijyaya Düzenlenen Saldırılarda 4 Kişi Hayatını Kaybetti

Zelenskiy: Odessa ve Zaporijyaya düzenlenen saldırılarda 4 kişi hayatını kaybetti hakkında son gelişmeler. Zelenskiy, Odessa…

26 dakika ago
  • Genel

AB raporu: Hukukun üstünlüğünde ilerleme var ancak bazı ülkelerde yapısal sorunlar sürüyor

AB raporu: Hukukun üstünlüğünde ilerleme var hakkında son gelişmeler. AB raporu, hukukun üstünlüğünde kaydedilen ilerlemeleri…

37 dakika ago
  • Genel

İsrail’in Gazze’de cenaze için toplanan Filistinlilere saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze'de cenaze için toplanan Filistinlilere saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Olayın…

37 dakika ago