
“MISIR’DA KURULAN BİR GARİP! MASA VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ?!”
Dünya sahnesi, tarih boyunca nice liderler gördü; kimileri tevazusuyla sessiz devrimler yaptı, isimlerini tarihe altın harflerle yazdırdı! kimileri de kibrin yüksek kulelerine tırmanırken ayağı takılıp yerlerde yuvarlaıp, tarihin çöp sepetine atıldılar!
Fakat kanatimce böylesi… böylesi çok az görülmüştür! Donald Trump, yalnızca bir başkan değil, aynı zamanda kendi mitolojisinin başrol oyuncusu, anlatıcısı ve alkışçısı gibi davranıyor..!
Onun için tarih, aynada kendine baktığında gördüğü silüetten ibaret sanki!
“Ben sekiz savaşı bitirdim” dediğinde, diplomatik bir başarıdan çok destansı bir “peygamberlik!” iddiası taşıyordu cümleleri..!
“Beş yüz yıldır, bin, ikibin … yıldır!!! savaşıyorlardı, ben durdurdum!, ben bitirdim!!!” dediğinde, zamanın kendisi bile durup ona yol vermiş gibi davranıyor..!!!
En trajikomik olan ise, bazıları binlerce kilometre uzaklardan koşa koşa gelen ve tek kelime bile etmeden! (…edenlerde akla ziyan!) arkasına sıra sıra dizilen koca koca dünya liderlerinin bu sahneye sadece figüran olarak katılmalarıydı..!
Koca koca devlet, hükümet başkanları,… yüzlerinde diplomatik bir tebessüm, sıralanmıştı arkasında; sanki bir tören alayında değil de, dev bir talk-show’un finalinde, sunucunun “alkışlayın beni” çağrısına cevap veren figüranlar gibiydiler..!
Her biri, onu överken kendini küçültüyor, onun gölgesine sığınırken kendi duruşunu yitiriyordu..!
Trump, iltifatları bir liderin değil, bir narsistin! yakıtı gibi tüketiyor; her övgüde bir taç, her alkışta bir taht daha kuruyordu zihninde..!
Bu yalnızca siyasi bir poz değil, bir kişilik tiyatrosuydu! Kendisini tanrılaştıran! bir monolog yazmıştı; ne sahneye başka bir oyuncu alıyor, ne de izleyiciye düşünme payı bırakıyordu..!
Ve bütün dünya, bu tuhaf mizanseni! trajikomik bu tiyatroyu ibretle izledi dün akşam..!
Zira liderlik, artık sorumlulukla değil, sahne ışıklarıyla ölçülür olmuştu! Bazıları için bu sadece politik bir manevraydı belki; ama aslında, modern çağın en gülünç ama en tehlikeli fragmanlarından biriydi dün akşam yaşananlar..!
Ve son söz; bir adam! sürekli kendini alkışlatıyorsa ve koca koca dünya liderleri de bu alkışa tempo tutuyorsa, sorulması gereken soru şudur:
Sadece o mu rol yapıyor, yoksa hepimiz bu trajikomik tiyatronun bir parçası mıyız?!
Ve ayrıca Trump’un İsrail parlemantosunda yaptığı konuşmada söylediği bu cümle de tarihe not düşülsün..!
“Netenyahu sen benim adını bile bilmediğim! silahları istedin benden. Ben de verdim. Sen de onları çok güzel kullandın!!!”
Unutulmamalıdır ki; Elbet bir gün tiyatro sahnesindeki ışıklar sönecek ve sonrası ağır bir sukût!… ama tarihin hafızası! asla unutmayacaktır!!!
Erol KAVUNCU
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…
Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?” İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne…
ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM… Evren, dünya, tabiat ve doğa… Hepsi ayrı ayrı…