
MODERN DÜNYANIN ÇÖKÜŞÜ
Medeniyetin ölçüsü olarak gösterilen modernleşme kavramı geçmişten günümüze bir çok toplumu etkisi altına almıştır.Çağa ayak uydurmak adına bir gereklilik olarak gösterilen modernitenin içerik olarak iyi anlaşılmaması bir toplumu öz benliğinden inancından kültüründen koparan uzaklaştıran önemli bir faktörlerden biridir.
Modern dünya anlayışının ,maddesel varoluşu yaşamın temeline koyması maneviyat kavramının ikinci plana atılmasına yol açmaktadır.Batı medeniyetleri ile kendi değerleri arasında bırakılan insanların karmaşık düşünceler içerisinde kaybolması da aslında tam da istenilen sonuçtur. Bu karmaşa içerisinde empoze edilmek istenilen düşünce kalıpları için iyi bir zemin oluşmaktadır. Boşluk içinde netleşemeyen bir zihin ve ruh yapısında ki kişiler ise şuursuz bir şekilde sorgulamadan bu akımın içerisinde kendilerini bulmaktadırlar.
Diğer bir boyut ise İnsanların kendi inançlarına fikirlerine hayat görüşlerine uymayan şeyleri toplumda kabul görmek ve çağın gerisinde kalmamak adına kabullenmesi veya kabullenmiş olarak görünmesidir.Bunun sonucu olarak da maddi ve materyalist özelliklerin oluşturduğu maneviyattan uzak kavramlarla donatılmış toplumlar projesi gerçekleşmektedir.Hak ,hukuk, adalet, ahlâk merhamet,vicdan ve en önemlisi inançtan uzaklaşmış olmak toplumda manevi çöküşünü hızlandırmaktadır.Bu da toplumları zayıflatan en önemli faktörlerin başında gelmektedir.Medeniyet kavramı sömürü,zulüm,zorbalık olarak kendini gösteriyorsa burada gelişme değil yozlaşma başlamış demektir. O zaman medeniyetin mükemmelliği nerede kalıyor sorgulamak gerekiyor.Özenilen ve beğenilen hatta peşinde koşulan batı toplumlarının süslü ve gösterişli yaşamlarının gerçek yüzü de aralanmaya başlıyor.
Bir yanda zenginlik ve güç bir yanda sokaklarda yaşayan kesimlerin maddi uçurumu,çeşitli bağımlılıkların esiri olmuş amaçsız insanlar, ahlâk yapısı oturmamış inançsız kesimler ,aile kavramı bozuk hatta unutulmuş yaşam tarzları bu tablonun sonuçları olarak karşımıza çıkıyor.İşte bunlar medeniyet olarak gösterilen dünyanın gerçekleri
Artık bizleri etkisi altına almaya çalışan algılardan silkelenerek derin uykudan uyanmak ,bazı şeylerin farkına varmak gerekiyor. Başka medeniyetler de kurtuluş aramaktan sıyrılmanın zamanı çoktan gelip geçmiş durumda.Batı toplumları kendi yapılarını korumak ve düzeltmek de ne derece başarılı algılamak gerekiyor.
Bizlerin yapması gereken ,öncelikle ilim ve öğrenmenin önemini insanlarımızın hayatına yeniden katmak olmalıdır.İslâm dininin ilime verdiği önem burada bir kez daha açığa çıkıyor aslında .İlim cehaletin getireceği zayıflığı yenmenin tek yoludur çünkü.Yaşamın her alanı ile alakalı en güzel toplumsal düzen ve kuralları bize sunmuş İslam gibi yüce bir dine sahibiz.İslamı daha iyi tanımak tanıtmak ve yaşamak bu olumsuzlukların önüne geçmek için en güzel çare.
Tarihe bakıldığında da ilim ve bilim alanında önemli çalışmaların İslam ve Türk âlimleri tarafından yapıldığı görülmektedir.Asıl gelişim bizim değerli bilim insanlarımızın katkısı ile ortaya çıkmıştır.Bizim aradığımız her şey kendi topraklarımızda kendi inancımızda ve kültürümüzde zaten bulunuyor.Bunun farkına artık varmalıyız.
Günümüzde ki Modern dünya anlayışının içeriğine baktığımız da ise gün geçtikçe zayıflayan insanların istek ve taleplerini karşılamak da yetersiz kaus ortamı görünüyor.Yakın tarihten itibaren de dünya üzerinde daha iyi bir yaşam arayışı çoğalmış durumda.Büyük yöneliş ise İslâm’a doğru ilerliyor.Artık insanlık medeniyet ve modernliğin İslâm inancı kültürü ve medeniyetinden başka yerde bulunmadığını çözmeye başlamış durumda .Bizler İnancımıza yaşamın her alanında dünyada yerimizi alacak iradeye ve güce sahibiz.Yeter ki inancımıza kültürümüze sahip çıkarak yaşamasını bilelim ve bunun için mücadeleden asla vazgeçmeyelim.
Yazarımız ‘Songül Karaman’ın’ DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube