Makale

MUBÂREK EL-‘ASR SÛRESİNE YORUMSAL BİR YAKLAŞIM-3

Gelelim mubârek el-‘Asr sûresini deprem felâketi bağlamında ele almaya…

Bunun için mubârek el-‘Asr sûresinin genel bağlamını, yaşanan duruma uygulamamız gerekecektir.

  • (ASLÎ) İşte, her şeyin olgunlaşıp artık özünün alınabilir aşamaya ulaştığı için, çağa, döneme, ikindi vaktine ve en genel mânâda zamanın akıp gidişine yemin ederek dikkatini çekiyorum senin ki, bununla hangi Hakîkat’e işâret ettiğim üzerinde düşünesin!
  • (YORUMSAL) İşte, zamanın akıp gidişine, dolayısıyla da akıp geçen zaman içinde yaşananların ve içinde yaşamakta olduğun çağın, dolayısıyla da kazanmış olduğun tecrübe ve bilgi birikiminin üzerine yemin ederek dikkatini çekiyorum senin ki, bununla hangi Hakîkat’e işâret ettiğim üzerinde düşünesin!
  • (ASLÎ) Şu kesin bir gerçek ki, insan kesinlikle husrandadır, yâni ALLAH’ın her insana bahşettiği Mü’min/Mü’mine bir Musliman olabilme fıtrat, yâni, yaradılış özelliği sermâyesini tamamen kaybedip, geri dönüşü olmayan tam bir iflâsa uğramıştır!
  • (YORUMSAL) Şu kesin bir gerçek ki, insanlar, yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenler yüzünden kesinlikle, sahip oldukları tüm mal varlıklarını tamâmen kaybettirerek onları korkunç bir mahvoluşa sürükleyen tam bir iflâsa uğramaktadır!
  • (ASLÎ) Ancak Hakk Dîn’e îmân etmiş ve Hakk Dîn’e îmânlarının gereğince yaşamayı ve andolsun ki, Hakk ve Hakîkat doğrultusunda ve Hakk Dîn’in gereği olan geliştirici-ıslâh edici işleri, kasıtlı olarak, bilerek-isteyerek dürüst ve erdemli bir şekilde gerçekleştirmeyi bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlar ve andolsun ki, birbirlerine Ezelî ve Ebedî olan Mutlak ve Nihâî Hakîkat’i, Ezelî ve Ebedî olan Mutlak ve Nihâî Hakîkat doğrultusunda ve ona uygun olanla mutlaka yerine getirilmesi için bildirmeyi ve andolsun ki, birbirlerine şartlar ne olursa olsun Hakk Dîn’e îmânın gereği olan tavrı gösterip, duruşunu asla bozmamayı, şartlar ne olursa olsun Hakk Dîn’e îmânın gereği olan tavrı gösterip, duruşunu asla bozmayarak bildirmeyi bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlar hariç – onlar husrâna, yâni ALLAH’ın her insana bahşettiği Mü’min/Mü’mine bir Musliman olabilme fıtrat, yâni, yaradılış özelliği sermâyesini tamamen kaybedip, geri dönüşü olmayan tam bir iflâsa uğramazlar!
  • (YORUMSAL) Onları bu duruma düşmekten kuratabilecek olanlar, yalnızca, Hakk Dîn’e îmân etmiş ve Hakk Dîn’e îmânlarının gereğince yaşamayı ve andolsun ki, Hakk ve Hakîkat doğrultusunda ve Hakk Dîn’in gereği olan geliştirici-ıslâh edici işleri, kasıtlı olarak, bilerek-isteyerek dürüst ve erdemli bir şekilde gerçekleştirmeyi bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlar ve andolsun ki, birbirlerine Ezelî ve Ebedî olan Mutlak ve Nihâî Hakîkat’i, Ezelî ve Ebedî olan Mutlak ve Nihâî Hakîkat doğrultusunda ve ona uygun olanla mutlaka yerine getirilmesi için bildirmeyi ve andolsun ki, birbirlerine şartlar ne olursa olsun Hakk Dîn’e îmânın gereği olan tavrı gösterip, duruşunu asla bozmamayı, şartlar ne olursa olsun Hakk Dîn’e îmânın gereği olan tavrı gösterip, duruşunu asla bozmayarak bildirmeyi bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlardır!
  • İşte, zamanın akıp gidişine, dolayısıyla da akıp geçen zaman içinde yaşananların ve içinde yaşamakta olduğun çağın, dolaysıyla da kazanmış olduğun tecrübe ve bilgi birikiminin üzerine yemin ederek dikkatini çekiyorum senin ki, bununla hangi Hakîkat’e işâret ettiğim üzerinde düşünesin!

Şu kesin bir gerçek ki, insanlar, yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenler yüzünden kesinlikle, sahip oldukları tüm mal varlıklarını tamâmen kaybettirerek onları korkunç bir mahvoluşa sürükleyen tam bir iflâsa uğramaktadır!

Onları bu duruma düşmekten kuratabilecek olanlar, yalnızca, Hakk Dîn’e îmân etmiş ve Hakk Dîn’e îmânlarının gereğince yaşamayı ve andolsun ki, Hakk ve Hakîkat doğrultusunda ve Hakk Dîn’in gereği olan geliştirici-ıslâh edici işleri, kasıtlı olarak, bilerek-isteyerek dürüst ve erdemli bir şekilde gerçekleştirmeyi bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlar ve andolsun ki, birbirlerine Ezelî ve Ebedî olan Mutlak ve Nihâî Hakîkat’i, Ezelî ve Ebedî olan Mutlak ve Nihâî Hakîkat doğrultusunda ve ona uygun olanla mutlaka yerine getirilmesi için bildirmeyi ve andolsun ki, birbirlerine şartlar ne olursa olsun Hakk Dîn’e îmânın gereği olan tavrı gösterip, duruşunu asla bozmamayı, şartlar ne olursa olsun Hakk Dîn’e îmânın gereği olan tavrı gösterip, duruşunu asla bozmayarak bildirmeyi bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlardır!

 

DOĞRUSUNU BİLEN ÂLEMLERİN RABBİ OLAN ALLAHIMIZDIR, CELLE ŞÂNUHU!

 

 

View Comments

Recent Posts

  • Gündem

MEKKE ANLAŞMASI’NIN İLK SINAVI: MÜSLÜMANLAR BİRBİRİYLE SAVAŞA MI SÜRÜKLENİYOR?

MEKKE ANLAŞMASI'NIN İLK SINAVI: MÜSLÜMANLAR BİRBİRİYLE SAVAŞA MI SÜRÜKLENİYOR? Husilerin saldırıları yeni bir denklemi ortaya…

3 saat ago
  • Gündem

Katar’dan Gazze’ye Büyük Destek!

Yakıt, hastanelerin ve sağlık merkezlerinin çalışmasını sağlayacak Katar'dan Gazze'ye Büyük Destek! Katar Dışişleri Bakanlığının 17…

16 saat ago
  • Gündem

Türkiye, PISA 2025’TE Dünyaya DERS VERDİ

TÜRKİYE'DEN EĞİTİMDE TARİHİ SIÇRAMA: PISA 2025'TE DÜnyaya DERS VERDİK! AK Parti hükümetinin eğitime ve gençlere…

17 saat ago
  • Makale

SPK VE FON OPERASYONLARI: NELER OLUYOR?

SPK VE FON OPERASYONLARI: NELER OLUYOR? Bugün yaşadıklarımız, “2001 ölçeğinde bir ekonomik kriz” olmasa da…

19 saat ago
  • Makale

YENİDEN İSLÂMÎ MEDENİYET MÜMKÜN MÜ? 2 – İTİRAZDAN İNŞAYA: YENİDEN İSLÂMÎ MEDENİYET NASIL MÜMKÜN OLUR?

Yeniden İslâmî Medeniyet Mümkün mü? - 2 İTİRAZDAN İNŞAYA: YENİDEN İSLÂMÎ MEDENİYET NASIL MÜMKÜN OLUR?…

19 saat ago
  • Genel

ALMANYA’DAKİ TÜRK’LERİN KİMLİK EROZYONU: TÜRK KÖKENLİ SİYASETÇİLERİN ASİMİLASYON İLE İMTİHANI

ALMANYA’DAKİ TÜRK'LERİN KİMLİK EROZYONU: TÜRK KÖKENLİ SİYASETÇİLERİN ASİMİLASYON İLE İMTİHANI Almanya’nın değişik eyaletlerinde 26 yıl…

20 saat ago