
Akit TV ekranlarında yayınlanan programda konuşan gazeteci Muharrem Coşkun, son günlerde kamuoyunda tartışılan komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanması üzerinden Türkiye’de ifade özgürlüğü, kutsal değerlere yaklaşım ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Coşkun, konuşmasının başında kişisel yaklaşımını açık bir şekilde ortaya koyarak, “Bu tarz konuşmalardan dolayı bir insanın tutuklanması taraftarı değilim.” ifadelerini kullandı. Ancak buna rağmen tutuklamaya neden itiraz etmediğini de “Türkiye’deki çifte standart” iddiasıyla açıkladı.
Muharrem Coşkun‘a göre tartışmanın merkezinde yalnızca bir komedyenin tutuklanması değil, toplumun farklı kesimlere karşı farklı refleksler göstermesi bulunuyor.
Coşkun, bazı siyasetçilerin, sanatçıların ve akademisyenlerin Deniz Göktaş’a destek verdiğini hatırlatarak, buna karşın geçmiş yıllarda 5816 sayılı kanun kapsamında açılan soruşturma ve davalara aynı çevrelerin sessiz kaldığını savundu.
Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben tutuklamadan yana değilim. Ama Türkiye’deki ikiyüzlülük ve riyakârlık nedeniyle bu tutuklamaya da itiraz etmedim.”
Programın en dikkat çeken başlıklarından biri de 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun oldu.
Muharrem Coşkun, bu kanun kapsamında geçmiş yıllarda kamuoyuna yansıyan bazı olayları örnek göstererek, hukukun uygulanışında çifte standart bulunduğunu ileri sürdü.
Coşkun’un konuşmasında sıraladığı örneklerden bazıları şunlar oldu:
Coşkun, bu örnekleri sıraladıktan sonra, ifade özgürlüğü tartışmalarının yalnızca belirli olaylar üzerinden değil, benzer nitelikteki tüm soruşturma ve yargı süreçleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu nedenle kamuoyunun farklı olaylar karşısında sergilediği tutumun hukuk devleti ve eşitlik ilkeleri açısından yeniden sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Muharrem Coşkun‘un konuşmasının ana eksenini ise “eşit hukuk” ve “eşit ifade özgürlüğü” vurgusu oluşturdu.
Coşkun, yalnızca İslamî değerlere yönelik hakaret veya mizah söz konusu olduğunda ifade özgürlüğünün savunulduğunu, buna karşılık Atatürk, farklı etnik kimlikler veya çeşitli inanç grupları söz konusu olduğunda aynı yaklaşımın gösterilmediğini ileri sürdü.
Bu durumun toplumda adalet duygusunu zedelediğini savunan Coşkun, ifade özgürlüğünün herkes için aynı ölçüde geçerli olması gerektiğini söyledi.
Programda dinî değerlere yönelik söylemler de geniş yer tuttu.
Coşkun, Kur’an-ı Kerim’e ve İslam’ın kutsallarına yönelik hakaret veya alay içeren ifadelerin çoğu zaman “mizah” ya da “sanat özgürlüğü” kapsamında değerlendirildiğini, buna karşılık farklı toplumsal değerlere ilişkin eleştirilerde ise çok daha sert hukuki yaptırımların gündeme gelebildiğini savundu.
Bu yaklaşımın toplumun önemli bir kesiminde adalet duygusunu zedelediğini ifade etti.
Muharrem Coşkun, konuşmasının sonunda dikkat çekici bir çağrıda bulundu.
Eğer ifade özgürlüğü gerçekten evrensel bir ilke olarak savunuluyorsa, bunun bütün değerler için geçerli olması gerektiğini belirten Coşkun, 5816 sayılı Kanun’un da aynı çerçevede tartışılabileceğini ifade etti.
Ancak bunun yalnızca belirli kesimlerin hassasiyetleri söz konusu olduğunda değil, toplumun tüm kutsal ve tarihî değerleri bakımından eşit şekilde uygulanması gerektiğini savundu.
Muharrem Coşkun‘un açıklamaları, Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan ifade özgürlüğü, kutsal değerlere hakaret, 5816 sayılı Kanun ve hukukta eşitlik konularını yeniden gündeme taşıdı.
Bir kesim, düşünce ve mizah nedeniyle tutuklamaların demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savunurken; diğer kesim ise ifade özgürlüğünün dinî ve manevi değerlere yönelik hakaret için sınırsız bir alan olarak görülemeyeceğini dile getiriyor.
Son tartışma da, Türkiye’de ifade özgürlüğünün sınırları, hukukun eşit uygulanması ve toplumsal hassasiyetlerin korunması konularındaki farklı yaklaşımları yeniden kamuoyunun gündemine taşımış durumda.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
"GÖLGE CIA" STRATFOR'UN KURUCUSU GEORGE FRIEDMAN’DAN ÇARPICI ANALİZ: "BÖLGENİN HAKİMİ TÜRKLER OLMALI, İSRAİL’E İHTİYACIMIZ YOK"…
IRAK’TAN KAÇAK PETROL ALINDIĞI İDDİASI VE CEZA KONUSU Türkiye’de bazı muhalif çevrelerin manipülasyon ve dezenformasyon…
SAVAŞ BAŞLADI! JD Vance’ten İsrail’e Şok Rest: "Cehenneme Gidin, Bildiğimi Okumaya Devam Edeceğim!" ABD Başkan…
Almanya'nın güney bölgelerinde şiddetli yağışlar su baskınlarına yol açtı hakkında son gelişmeler. Almanya'nın güney bölgelerinde…
Malezya Başbakanı Enver, İsrail vatandaşlarının sınır dışı edileceğini açıkladı. Bu karar, uluslararası ilişkilerde yeni bir…
İsrail Başbakanı Netanyahu, Graham'ın cenazesine katılmak için ABD'ye gidecek. Cenaze töreni, önemli siyasi figürlerin katılımıyla…