
MÜSLÜMAN OLARAK BİLMEMİZ GEREKENLERİ ÖĞRENMELİYİZ
Yüce Allah, bütün yer yüzü varlıklarını, en güzel şekilde yarattığı ve ebedi hayat takdir ettiği insan için halketmiştir. İnsanı da kendi zatına ibadet etmekle yükümlü kılmıştır. Onun ebedî Cennet mutluluğunu da ibadet görevini yapmasına bağlamıştır.
İbadet, Allah’ın ve elçisi Hz.Muhammed’in emirleri ve yasaklarına itaat etmektir. Bir diğer anlatımla ibadet, hayatı, İslâm’a göre yaşamaktır.
İslam’a inanan insan ona göre yaşayacaktır. Onun için çağdaş yaşam İslâm’dır.
Bunun içindir ki Müslüman izinde yaşamakla mükellef olduğu kuralları doğrudan veya sorarak öğrenmelidir. Bu sebeple dinimizi öğrenmek için okumak ve soru yöneltmek farz bir görevdir ve büyük bir erdemdir. Örneklendirelim.
Evlenecek insan aile hayatına ilişkin İslamî bilgileri,
Siyasete girecek kişi siyasî hayatla ilgili İslamî kuralları,
Ticarete atılacak kimse de ticaret hayatıyla alakalı İslam’î ilkeleri öğrenmekle yükümlüdür. Öğrenmezse ve ve uygulamazsa günahkâr olur.
Peygamberimiz Hz. Muhammed’in bir sözüne dayanılarak “İlim erkek ve kadına her insana farzdır,” denilerek işaret edilen ilim, örneklendirdiğimiz türden . bilgilerdir.
İslam’da yükümlülükler ergenlikle başlar. Bu sebeple örneğin namaz ve örtünme ile ilgili bilgilerle yalan söylemenin, aldatmanın, cinsel arzuyla bedensel temasın haramlığı, ergenliğin hemen öncesinde öğrenilmedir. Bundan da anneler babalar sorumludur.
Müslüman için hayatın bütünü ibadet alanıdır. Mesela herkesin kullanımına açılmamış yazılımların kullanıl kullanılmayacağı, banka gibi kurumlarda çalışıp çalışılmayacağı ve her tür dizinin ve spor programının izlenip izlenemeyeceği gibi karşılaşılan her durumda bilgilenmek görevimizdir.
Hulasa, cehaletle ve kulaktan dolma bilgilerle, hurafe rivayetlerle bu din yaşanamaz, örnek bir Müslüman olunamaz. Zararlı akımlardan korunulamaz. İslam’a çağrı da yapılamaz. Dolayısıyla Cehennem’den korunup Cennet’e yol alınamaz.
Yazımızı bir ayetle bağlayalım:
“Ey iman edenler! Siz içinde yaşadığınız toplumu iyi yönde değiştirmek istiyorsanız, başkalarıyla uğraşayım derken kendinizi, ailenizi ve yakın çevrenizi ihmal etmeyin. Öncelikle kendinizi ıslah edip düzeltmeye bakın! O zaman korkmayın, siz İslâm’ı iyiliği emretme, kötülüğü yasaklama, tebliğ, irşat, cihat başta olmak üzere bütün emir ve yasaklarıyla hayatınıza tatbik ederek doğru yolda yürüdüğünüz sürece, hak yoldan sapanlar size ve davanıza asla zarar veremeyeceklerdir. Unutmayın ki, hepiniz eninde sonunda Allah’ın huzuruna varacaksınız. İşte o zaman Allah, tüm yaptıklarınızı size bildirecek ve hak ettiğiniz ceza veya mükâfatı tam olarak verecektir.” (Maide105)
ARD
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…