islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5755
EURO
55,7087
ALTIN
6.599,24
BIST
11.430,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Açık
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Çok Bulutlu
22°C

NATO: Gerçekten Barış İçin mi Kuruldu, Yoksa Küresel Güçlerin Aracı mı Oldu?

NATO: Gerçekten Barış İçin mi Kuruldu, Yoksa Küresel Güçlerin Aracı mı Oldu?
04/07/2026 10:36
A+
A-

NATO: Gerçekten Barış İçin mi Kuruldu, Yoksa Küresel Güçlerin Aracı mı Oldu?

Soğuk Savaş’ın Ürünü Olan Bir İttifak

Dünya siyasetini onlarca yıldır şekillendiren en önemli askeri yapılardan biri hiç şüphesiz NATO‘dur.

Resmî söyleme göre NATO, üye ülkelerin güvenliğini sağlamak, saldırıları önlemek ve dünya barışını korumak amacıyla kurulmuş bir savunma ittifakıdır.

Peki gerçekten öyle mi?

Kuruluşundan bugüne kadar yaşanan gelişmelere bakıldığında NATO‘nun sadece bir savunma örgütü olmadığını düşünenlerin sayısı da oldukça fazladır.

NATO Ne Zaman Kuruldu?

North Atlantic Treaty Organization, 4 Nisan 1949 tarihinde Washington Antlaşması’nın imzalanmasıyla kuruldu.

İkinci Dünya Savaşı sona ermişti.

Ancak bu kez dünya iki kutba ayrılmıştı.

Bir tarafta Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki Batı Bloku…

Diğer tarafta Sovyetler Birliği.

NATO‘nun resmî kuruluş amacı, Sovyet yayılmasını durdurmak ve Batı Avrupa’nın güvenliğini sağlamaktı.

Kurucu üyeler arasında ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, Belçika, Hollanda, İtalya, Norveç, Danimarka, İzlanda, Portekiz ve Lüksemburg bulunuyordu.

NATO’nun Asıl Mimarı Kimdi?

NATO fikrinin en büyük destekçisi ABD oldu.

Özellikle dönemin ABD Başkanı Harry S. Truman yönetimi, Avrupa’nın yeniden Sovyet etkisine girmemesi için büyük çaba harcadı.

Böylece Amerikan askeri gücü Avrupa’ya kalıcı şekilde yerleşmiş oldu.

Bugün dahi NATO’nun askerî ve ekonomik yükünün büyük bölümünü ABD karşılamaktadır.

Bu nedenle birçok uzman NATO’yu “Amerikan güvenlik şemsiyesi” olarak tanımlamaktadır.

Türkiye NATO’ya Neden Girdi?

Türkiye, 1952 yılında NATO’ya katıldı.

Kore Savaşı’na asker göndermesi üyelik sürecini hızlandırdı.

Soğuk Savaş boyunca Türkiye, Sovyetler Birliği’ne karşı NATO’nun en önemli cephe ülkelerinden biri oldu.

Coğrafi konumu nedeniyle Türkiye yıllarca NATO’nun ileri karakolu olarak görüldü.

NATO Dünya Barışını Sağladı mı?

İşte tartışmanın en önemli noktası burası…

Destekleyenlere göre NATO sayesinde Avrupa’da büyük çaplı savaş yaşanmadı.

Eleştirenlere göre ise tablo oldukça farklı.

Şu sorular hâlâ cevap bekliyor:

  • Yugoslavya’nın bombalanması…
  • Afganistan’ın işgali…
  • Libya operasyonu…
  • Irak savaşına verilen dolaylı destek…
  • Kosova müdahalesi…

Bu operasyonlar gerçekten barışı mı getirdi?

Yoksa milyonlarca insanın hayatını altüst eden yeni krizlerin kapısını mı açtı?

NATO’nun “savunma örgütü” kimliği, özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde ciddi şekilde tartışılmaya başlandı.

Çifte Standart Eleştirileri

Bugün Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında NATO’nun sessiz kalması da sıkça eleştiriliyor.

Birçok çevre şu soruyu soruyor:

Eğer NATO gerçekten insan haklarını ve uluslararası hukuku korumak için varsa, neden dünyanın her krizinde aynı hassasiyeti göstermiyor?

Bu soruya verilecek cevap, NATO’ya bakışı da belirliyor.

Türkiye’de Zirve Hazırlıkları

Uluslararası zirveler yaklaşırken ev sahibi ülkelerde güvenlik tedbirlerinin artırılması alışılmış bir durumdur.

Ancak zaman zaman alınan önlemler kamuoyunda farklı tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Güvenlik operasyonları…

Yoğun gözaltılar…

Sokak hayvanlarının toplatılması…

Şehrin belirli bölgelerinde kapsamlı çevre düzenlemeleri…

Bazı güzergâhlardaki binaların dış cephelerinin yenilenmesi…

Bu uygulamalar vatandaşlara şu soruyu sorduruyor:

Bu çalışmalar halk için mi yapılıyor?

Yoksa yabancı devlet adamlarının göreceği vitrini güzelleştirmek için mi?

Eğer şehirlerin gerçekten bakıma ihtiyacı varsa, neden uluslararası zirveler bekleniyor?

Vatandaş, yıllardır yaşadığı mahallenin ancak yabancı konuklar geleceğinde yenilenmesini doğal olarak sorguluyor.

Ankara’daki NATO Buluşmasından Ne Çıkabilir?

Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı NATO kapsamındaki üst düzey toplantılarda gündemin ana başlıkları büyük ölçüde şu konular etrafında şekillenebilir:

  • Rusya-Ukrayna savaşı
  • Avrupa’nın savunma kapasitesi
  • Orta Doğu’daki gelişmeler
  • Terörle mücadele
  • Savunma sanayii iş birlikleri
  • Türkiye’nin ittifak içindeki rolü
  • Karadeniz güvenliği

Ancak kamuoyunun asıl merak ettiği soru farklı:

Bu toplantılardan dünya barışını güçlendirecek kararlar mı çıkacak?

Yoksa yeni askerî stratejiler ve güç dengeleri mi konuşulacak?

Son Söz

NATO, 1949’dan bu yana dünyanın en güçlü askerî ittifakı olmayı sürdürüyor.

Destekleyenler onu özgür dünyanın güvenlik kalkanı olarak görüyor.

Eleştirenler ise büyük güçlerin çıkarlarını koruyan küresel bir mekanizma olduğunu savunuyor.

Belki de asıl soru şudur:

Barış; daha fazla silahla mı korunur, yoksa daha fazla adaletle mi?

Çünkü tarih gösteriyor ki, adaletin olmadığı yerde kalıcı barışın inşa edilmesi kolay değildir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.