Gündem

NEHCÜ’L BELAĞA

Nehcü’l Belağa adıyla Beyan Yayınları’ndan çıkan eser, Hazreti Ali’nin(ra) hutbe, konuşma, vasiyet, emirname ve veciz sözlerini ihtiva ediyor. Kitap “eş-Şerif er-Radi” tarafından Hazreti Ali’den yaklaşık 360 yıl sonra derlenerek meydana getirilmiştir. Kitabın müellifi, Hazreti Ali’nin soyundandır. Derlemeyi yaparken, kaynaklarda bulunan her metni ya da Hazreti Ali’ye nispet edilen her sözü eserine almadığı, belli bir usul gözeterek seçim yaptığı ve özellikle mesaj içeren konuşmaları eserine aldığı anlaşılmaktadır. Eser, Arapça’dan dilimize daha evvelce de çevrilmiştir. Eseri tercüme edenlerden birisi de Abdulbaki Gölpınarlı’dır. Elimizdeki tercüme ise Prof. Dr. Adan Demircan tarafından yapılmıştır.

Kendisinden 360 yıl sonra meydana gerilmiş olmasından dolayı, eserin Hazreti Ali’ye nispeti konusunda tereddütler olması pek tabiidir. Ancak, müellifin eseri hazırlarken başka kaynaklardan da faydalanması, içeriğin bir kısmının mektup, emirname gibi vesikalara dayanması eserin sıhhati açısından oldukça önemlidir. Eserin sıhhati bağlamında bir diğer önemli husus da Hazreti Ali gibi Müslümanlar için çok önemli bir şahsiyete nispet edilen esere gösterilmesi beklenen titizliktir. Pek tabiidir ki müellifin faydalandığı yazılı kaynaklardan başka, sözlü nakillerin/rivayetlerin de mühim yeri vardır. Zira sözlü kültürün hâkim olduğu ve hafızanın oldukça büyük vazife ifa ettiği bir toplumda, Hazreti Peygamber’in(sav) Raşit Halifelerinden birisi olan Hazreti Ali’nin sözlerinin önemsenmesi ve onların kuşaktan kuşağa aktarılmasında şaşılacak bir durum yoktur. Bununla birlikte eseri, “Bütününün Hazreti Ali’ye nispetinde hiçbir kuşku yoktur.” şeklinde görmek de sıhhatli bir değerlendirme olmaz. Eser Hazreti Ali’yi ve dönemini tanımak açısından fevkalade yararlı bir kaynaktır. Ancak, her eser gibi, her türlü şüpheden ırak olması beklenemez.

Eseri okumadan önce, Hazreti Ali’nin hayatı hakkında belli bir düzeyde bilgi sahibi olmak, eseri anlamak ve eserin içeriği konusunda seçici olabilmek bakımından oldukça elzemdir. Eserde, “Belagat Yolu” olan isminden de anlaşılacağı üzere, Hazreti Ali’nin belagat yönü dikkat çekmektedir. Hale uygun söylenmiş sözlerdeki güzellik ve derinlik, benzetmeler, misaller eser boyunca okuyucuyu etkisi altına almaktadır. Kitabı okurken, Hazreti Ali’nin sözlerinde fark edilen derin vukûfiyet hemen göze çarpmakta ve  Tirmizi’nin Sünen’inde rivayet edilen bir Hadisi Şerifi akla getirmektedir: “Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.” Hazreti Peygamber’in amcaoğlu, küçük yaştan itibaren O’nun yanında yetişen ve rahle-i tedrisinden geçen bir sahabesi ve aynı zamanda da damadı olan Hazreti Ali’nin sözlerinde, o eşsiz Elçin’in sahibi olduğu hikmet ışığının parıltılarını fark etmemek mümkün değildir. Eserde, ortaya çıktığı devrin siyasal ortamından kaynaklı tesirler ve müellifin hilafet konusundaki görüşünün etkilerinin olması da mümkündür. Aslında, eser boyunca Hazreti Ali’nin üslup ve etvarına dair genel bir kanaat sahibi olan okuyucu, ona nispetinde sıkıntı bulunan, onun duruş ve yaklaşımına tezat teşkil eden kısımları kolayca ayırt edebilecektir.

Eser, İslam tarihinin en sancılı sürecine dair çok önemli bilgiler içermektedir. Eserde, Hazreti Ali’nin(r.a.) çalkantılı hilafet dönemi ve kendisinden sonra İslam toplumunun alacağı şekil konusunda nüve teşkil eden tartışma ve ayrışmalara dair önemli ipuçları vardır.  Bu yönüyle eser, İslam dünyasının bugününü anlamak adına, oluşum sürecini kavramak açısından oldukça faydalıdır. Zira bugünü anlayabilmek için nereden ve nasıl geldiğimizi bilmek fevkalade önemlidir.

Özellikle İslam Dünyası üzerinde “Sünni Cephe” ve “Şii Hilali” gibi tanımlamalar üzerinden derin küresel tasarımların yansımalarını gördüğümüz bu dönemde, diğer Raşit Halifelerle birlikte Hazreti Ali’yi anlamanın da hadiseleri doğru tahlil etme ve esaslı teklifler sunma bakımından fevkalade gerekli olduğunu göz ardı edemeyiz. Eserin bu bakımdan ayrıcalıklı bir yerde olduğunu düşünüyorum. İslam Dünyası’nın meseleleri ile ilgili yazıp çizenlerin bu eseri muhakkak okuması elzemdir.

Ayrıca eserin orijinal metninin Arap dilinin bir dönemine dair çok mühim dil varlığını ihtiva etmesi bakımından ilgilileri bakımından dermayan etmeyi gerekli görüyorum.

Eserde, “ilmin kapısı” olan Hazreti Ali’den(ra) bugüne dair çıkarılması gereken dersler, sahip olmamız gereken tutum ve duruşumuza dair mühim ipuçları vardır. Mutlaka dikkat ve rikkat ile okunması gereken bir eser olan “Nehcü’l Belağa”da bulacağınız, Hazreti Ali’nin hikmetli birçok öğüdünden bir tanesi ile sözü tamamlamak istiyorum:

“Âlim mertebesini bilendir, mertebesini bilmemek, insana cehalet olarak yeter”

Şaban Çetin

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

 Vesselam!

[i] Hazreti Ali’nin Konuşmaları, Mektupları ve Hikmetli Sözleri – Beyan Yayınları

Recent Posts

  • Gündem

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: Apateizm

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…

15 dakika ago
  • Gündem

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…

51 dakika ago
  • Gündem

Aile Çökerse Nüfus Dibe Vurur, Ülke Uçuruma Sürüklenir

Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…

1 saat ago
  • Gündem

Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?”

Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?” İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne…

2 saat ago
  • Makale

ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM…

ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM… Evren, dünya, tabiat ve doğa… Hepsi ayrı ayrı…

2 saat ago
  • Gündem

Almanya Ekrem İmamoğlu’na Ödül Verdi

ALMANYA YİNE YAPACAĞINI YAPTI Almanya merkezli Immanuel Kant Vakfı'nın, hakkında çeşitli davalar devam eden İBB…

2 saat ago