islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C

NEHCÜ’L BELAĞA

NEHCÜ’L BELAĞA
09/04/2025 10:10
A+
A-

Nehcü’l Belağa adıyla Beyan Yayınları’ndan çıkan eser, Hazreti Ali’nin(ra) hutbe, konuşma, vasiyet, emirname ve veciz sözlerini ihtiva ediyor. Kitap “eş-Şerif er-Radi” tarafından Hazreti Ali’den yaklaşık 360 yıl sonra derlenerek meydana getirilmiştir. Kitabın müellifi, Hazreti Ali’nin soyundandır. Derlemeyi yaparken, kaynaklarda bulunan her metni ya da Hazreti Ali’ye nispet edilen her sözü eserine almadığı, belli bir usul gözeterek seçim yaptığı ve özellikle mesaj içeren konuşmaları eserine aldığı anlaşılmaktadır. Eser, Arapça’dan dilimize daha evvelce de çevrilmiştir. Eseri tercüme edenlerden birisi de Abdulbaki Gölpınarlı’dır. Elimizdeki tercüme ise Prof. Dr. Adan Demircan tarafından yapılmıştır.

Kendisinden 360 yıl sonra meydana gerilmiş olmasından dolayı, eserin Hazreti Ali’ye nispeti konusunda tereddütler olması pek tabiidir. Ancak, müellifin eseri hazırlarken başka kaynaklardan da faydalanması, içeriğin bir kısmının mektup, emirname gibi vesikalara dayanması eserin sıhhati açısından oldukça önemlidir. Eserin sıhhati bağlamında bir diğer önemli husus da Hazreti Ali gibi Müslümanlar için çok önemli bir şahsiyete nispet edilen esere gösterilmesi beklenen titizliktir. Pek tabiidir ki müellifin faydalandığı yazılı kaynaklardan başka, sözlü nakillerin/rivayetlerin de mühim yeri vardır. Zira sözlü kültürün hâkim olduğu ve hafızanın oldukça büyük vazife ifa ettiği bir toplumda, Hazreti Peygamber’in(sav) Raşit Halifelerinden birisi olan Hazreti Ali’nin sözlerinin önemsenmesi ve onların kuşaktan kuşağa aktarılmasında şaşılacak bir durum yoktur. Bununla birlikte eseri, “Bütününün Hazreti Ali’ye nispetinde hiçbir kuşku yoktur.” şeklinde görmek de sıhhatli bir değerlendirme olmaz. Eser Hazreti Ali’yi ve dönemini tanımak açısından fevkalade yararlı bir kaynaktır. Ancak, her eser gibi, her türlü şüpheden ırak olması beklenemez.

Eseri okumadan önce, Hazreti Ali’nin hayatı hakkında belli bir düzeyde bilgi sahibi olmak, eseri anlamak ve eserin içeriği konusunda seçici olabilmek bakımından oldukça elzemdir. Eserde, “Belagat Yolu” olan isminden de anlaşılacağı üzere, Hazreti Ali’nin belagat yönü dikkat çekmektedir. Hale uygun söylenmiş sözlerdeki güzellik ve derinlik, benzetmeler, misaller eser boyunca okuyucuyu etkisi altına almaktadır. Kitabı okurken, Hazreti Ali’nin sözlerinde fark edilen derin vukûfiyet hemen göze çarpmakta ve  Tirmizi’nin Sünen’inde rivayet edilen bir Hadisi Şerifi akla getirmektedir: “Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.” Hazreti Peygamber’in amcaoğlu, küçük yaştan itibaren O’nun yanında yetişen ve rahle-i tedrisinden geçen bir sahabesi ve aynı zamanda da damadı olan Hazreti Ali’nin sözlerinde, o eşsiz Elçin’in sahibi olduğu hikmet ışığının parıltılarını fark etmemek mümkün değildir. Eserde, ortaya çıktığı devrin siyasal ortamından kaynaklı tesirler ve müellifin hilafet konusundaki görüşünün etkilerinin olması da mümkündür. Aslında, eser boyunca Hazreti Ali’nin üslup ve etvarına dair genel bir kanaat sahibi olan okuyucu, ona nispetinde sıkıntı bulunan, onun duruş ve yaklaşımına tezat teşkil eden kısımları kolayca ayırt edebilecektir.

Eser, İslam tarihinin en sancılı sürecine dair çok önemli bilgiler içermektedir. Eserde, Hazreti Ali’nin(r.a.) çalkantılı hilafet dönemi ve kendisinden sonra İslam toplumunun alacağı şekil konusunda nüve teşkil eden tartışma ve ayrışmalara dair önemli ipuçları vardır.  Bu yönüyle eser, İslam dünyasının bugününü anlamak adına, oluşum sürecini kavramak açısından oldukça faydalıdır. Zira bugünü anlayabilmek için nereden ve nasıl geldiğimizi bilmek fevkalade önemlidir.

Özellikle İslam Dünyası üzerinde “Sünni Cephe” ve “Şii Hilali” gibi tanımlamalar üzerinden derin küresel tasarımların yansımalarını gördüğümüz bu dönemde, diğer Raşit Halifelerle birlikte Hazreti Ali’yi anlamanın da hadiseleri doğru tahlil etme ve esaslı teklifler sunma bakımından fevkalade gerekli olduğunu göz ardı edemeyiz. Eserin bu bakımdan ayrıcalıklı bir yerde olduğunu düşünüyorum. İslam Dünyası’nın meseleleri ile ilgili yazıp çizenlerin bu eseri muhakkak okuması elzemdir.

Ayrıca eserin orijinal metninin Arap dilinin bir dönemine dair çok mühim dil varlığını ihtiva etmesi bakımından ilgilileri bakımından dermayan etmeyi gerekli görüyorum.

Eserde, “ilmin kapısı” olan Hazreti Ali’den(ra) bugüne dair çıkarılması gereken dersler, sahip olmamız gereken tutum ve duruşumuza dair mühim ipuçları vardır. Mutlaka dikkat ve rikkat ile okunması gereken bir eser olan “Nehcü’l Belağa”da bulacağınız, Hazreti Ali’nin hikmetli birçok öğüdünden bir tanesi ile sözü tamamlamak istiyorum:

“Âlim mertebesini bilendir, mertebesini bilmemek, insana cehalet olarak yeter”

Şaban Çetin

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

 Vesselam!

[i] Hazreti Ali’nin Konuşmaları, Mektupları ve Hikmetli Sözleri – Beyan Yayınları

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.