
Netanyahu’nun “Halifelik kurulmasına asla izin vermeyeceğiz”
İsrail’in saldırganlığı meşrulaştırılamaz
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yafa’daki bir törende yaptığı açıklamada, “Akdeniz kıyılarında halifelik kurulmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Bu sözler, İsrail’in Gazze başta olmak üzere İslam coğrafyasına yönelik saldırgan politikalarını meşrulaştırma çabasının bir yansımasıdır. “Halifelik” vurgusu üzerinden korku siyaseti yürüten Netanyahu, Filistin direnişini sistematik olarak “terör” ile eşitlemekte, böylece meşru bir halk direnişine karşı yürüttüğü işgal ve soykırım politikalarını haklı göstermeye çalışmaktadır.
İsrail’in gerçek korkusu: Bağımsız bir Filistin
Netanyahu’nun ifadeleri, İsrail’in asıl endişesinin radikal bir sistem değil, bağımsız bir Filistin yönetiminin varlığı olduğunu açıkça göstermektedir. “Halifelik” gibi semboller üzerinden bilinçli bir algı operasyonu yürüten İsrail, bu tür ifadelerle Batı kamuoyunun desteğini canlı tutmayı hedeflemektedir. Ancak gerçek şu ki, İsrail yönetiminin karşı çıktığı şey, Filistin halkının özgür iradesiyle belirleyeceği herhangi bir yönetişim modelidir. Yani Netanyahu’nun sözleri, bir ideolojiden çok, sömürgeci bir zihniyetin dışavurumudur.
Bölgeyi istikrarsızlaştıran asıl aktör: İsrail
Netanyahu konuşmasında İran eksenine darbe vurduklarını, Gazze, Lübnan, Suriye ve Yemen’de askeri operasyonlara katıldıklarını söyleyerek İsrail’in Orta Doğu’daki savaş politikalarının altını çizmiştir. Oysa bu açıklamalar, İsrail’in bölge barışını tehdit eden başlıca aktörlerden biri olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Sürekli savaş ve çatışma ortamını diri tutan İsrail, hem bölge halklarının huzurunu bozmakta hem de uluslararası hukuku çiğnemektedir.
İslam coğrafyasına yönelik sistematik düşmanlık
Netanyahu’nun “halifelik” üzerinden yaptığı tehditkâr açıklama, aslında sadece Filistin’e değil, tüm İslam coğrafyasına karşı bir mesajdır. Bu, İsrail’in İslam dünyasını parçalamayı hedefleyen uzun vadeli stratejilerinin bir parçasıdır. Hatırlanmalıdır ki, barış ve adalet, İsrail’in tehdit algısıyla değil, halkların iradesiyle sağlanabilir. Netanyahu’nun açıklamaları ise bu iradeye açıkça saygısızlıktır ve bölge barışına katkı sunmaktan çok uzaktır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube