
Mirat Haber’de kaleme aldığımız “Devrimci Teorilerin Gölgesinde Ahlâkî İflas: Marx ve Troçki’nin Mahrem Trajedisi” başlıklı makalemiz ve Paradigma Yayınları’ndan çıkan “İslâm Coğrafyasının Dışındaki Toplumlarda Çok Eşli Ünlü Erkekler” isimli sosyolojik çalışmamız, anlaşılan o ki yerleşik ideolojik konfor alanlarını fazlasıyla sarsmıştır.
https://www.mirathaber.com/devrimci-teorilerin-golgesinde-ahlaki-iflas-marx-ve-trockinin-mahrem-trajedisi/, (01.09.2026)
Odatv’de Sayın Cemile Y. Çetin imzasıyla yayımlanan eleştiri yazısı, ne yazık ki ilmî bir tahlil sunmak yerine, akademik birikimimizi hedef alan vahim bir “suizan” ve “yalan/uydurma iddia” ithamına sığınmıştır.
https://www.odatv.com/ozel/yuz-yillik-antikomunist-ezber-hala-yasiyor-karl-marksin-yatak-odasi-bunu-yazan-bir-profesor-ustelik-120161018, (01-02.09.2026)
Önce yazımdan neden rahatsız olmuşlardır konusuna kısa cevap vereyim. Bunun arkasında birkaç temel psikolojik ve ideolojik sebep yatar:
Zaten fikir hayatında polemik oluşturmayan, ezber bozmayan ve konfor alanlarını sarsmayan yazılar iz bırakmaz. Yazımızın tepki çekmesi, ele aldığımız tezin ne kadar canlı, sarsıcı ve maksada uygun olduğunu teyit ediyor. Yazarın, şahsımızı “zan üzerine kesin hüküm vermekle” ve hatta Kur’ân âyetlerini araçsallaştırarak, İslâmî ilkelere aykırı hareket etmekle suçlayan iddialarına, şimdi bir bilim insanı sorumluluğuyla cevap vereyim:
Odatv yazarının en temel sığınağı, Frederick Demuth (Karl Marx’ın hizmetçisi Helene Demuth’un oğlu) vakasını hâlâ “150 yıldır kesinleşmemiş bir iddia”, “dedikodu” veya “uydurma mektup” seviyesine indirgeme çabasıdır. Şahsımı adeta “yalan söylemekle” ve “zan peşinde koşmakla” itham eden yazar, anlaşılan o ki eleştirmeye yeltendiği 234 sayfalık sosyoloji kitabımızı dahî okuma zahmetine katlanmamıştır.
Eğer kitabı okumuş olsaydı, orada sıraladığımız Almanca birincil kaynakları, uluslararası arşiv belgelerini ve Batı literatüründeki ciddî biyografik çalışmaları görürdü. Kendisinin Almanca bilip bilmediğini bilemeyiz; ancak 26 yıl boyunca Almanya’da yaşamış, Alman üniversite geleneğinden gelen (Uni Mannheim – Diplom-Volkswirt) ve özgün metinleri kendi dilinde inceleyen bir akademisyen/mütercim olarak açıkça ifade etmeliyim ki, mesele bir “suizan” veya “uydurma” değil, uluslararası arşivlerde ve prestijli akademik yayınlarda belgelenmiş sarsılmaz bir tarihî hakikattir. Mesele “Türk muhafazakârlarının bir dedikodusu” hiç değildir. Meseleyi “dedikodu” seviyesinde tutmaya çalışan ideolojik çevrelerin gözden kaçırdığı (ya da örtbas etmek istediği) tarihî ve belgesel gerçekler şunlardır:
Odatv yazarının bu devasa uluslararası literatürü görmezden gelip profesörlük unvanımı hafife almak ve/ya manevî itibarımı sarsmak istercesine şahsıma “suizan ediyor” ithamında bulunması, olayın belgesizliğinden değil; tamamen kendisinin bu Almanca ve uluslararası arşiv literatüründen habersiz olmasından kaynaklanmaktadır.
Yazının en dikkat çekici ve sırıtan boyutlarından biri de yazarın İsrâ ve Hucurât surelerindeki “Bilmediğin şeyin ardına düşme” ve “Zandan sakının” âyetlerini alıntılayarak, şahsıma İslâm ahlâkı dersi vermeye çalışmasıdır. Bir yandan Marksist ikonları ve ideolojilerini savunurken, diğer yandan kendi çapında bir akademisyene karşı Kur’ân âyetlerini ve Diyanet tefsirlerini kendince “savunma kalkanı” olarak kullanmak, açık bir tutarsızlıktır. Mesele “zan”, “gıybet” veya “kişisel uydurma” değil; tarihî, biyografik ve belgesel bir olgunun tahlilidir. Arşiv belgesine ve akademik literatüre dayanan bir tarihî gerçeği dile getirmek “suizan” kapsamına girmez; aksine hakikati ifşa etmektir.
Bizi “yalancılıkla” ve “suizanla” suçlayanlara tavsiyemiz; ideolojik ezberlerin konforuna sığınmak yerine, aşağıda sunduğumuz Almanca arşiv ve literatür kaynaklarını inceleme cesaretini göstermeleridir. Gelecek yazımızda “Bir bilim insanı neden mahrem denilen alana girer?” sorusuna metodolojik olarak cevap verip, teori ile eylem arasındaki sosyolojik çelişkiyi irdeleyeceğiz.
NOT: Kitabımızda kullanılan ve Odatv yazarının “görmediği” Almanca/Uluslararası Kaynaklarımızı, konu ile ilgili objektif araştırma yapmak isteyen sosyalist/liberal zihniyetinde olan bilim insanlarına APA formatında veriyoruz:
Aslı Enver: Okulun ilk günü - Habertürk hakkında son gelişmeler. Aslı Enver, okulun ilk günü…
Trump'ın portresi 1 dolarlık madeni paralara basıldı hakkında son gelişmeler. Trump'ın portresi, 1 dolarlık madeni…
Bakan Bak, Akdeniz Oyunlarını 111 madalyayla tamamlayan milli sporcuları tebrik etti hakkında son gelişmeler. Bakan…
TİM Başkanı Gültepe, e-ihracatın önümüzdeki dönemde hızlı bir büyüme göstereceğini belirtti. E-ihracatın potansiyeli ve geleceği…
Belçika çevreye ağır zarar vermeyi ekokırım olarak cezalandırmaya başladı hakkında son gelişmeler. Belçika, çevreye ağır…
A Milli Kadın Voleybol Takımı, yarın Sırbistan ile final mücadelesine çıkacak. Bu önemli karşılaşma, Türk…