
2017 yılı Mart’ında Filli Boya Kadınlar Günü reklamı büyük ses getirmişti. Birileri yererken Ahmet Hakan da sahip çıkmıştı. Biz doğruları eğrilerden ayırarak kısa bir değerlendirme yapmıştık.
Onların bakış açısı değişmedi. Bizim de cevaplarımız. Çünkü kadın bizim kutsalımızdır. Onu İslami çizgide kız çocuğu, eş ve anne olarak değerlendiririz. Okuyalım:
Kız çocuğu elbette okumalı/okutulmalı. Kur’ân’ımızın ilk emri oku değil mi? İslâm kadını kız çocuğunu, eş ve ana olarak değerlendirir. Özellikle kız çocuğu bir toplum mimarı gibi yetiştirilmeli. Bizim ana sorunumuz eğitim sistemimizin yetersizliğidir. Bir taraftan sığ görüşlü Müslümanlar diğer taraftan jakoben laikler kadınlarımızın önünü kesmişlerdir.
Kabul edelim. Geleneksel din anlayışımızda ergenlik öncesi evlilikler bile onaylanmıştır. Ama yüce Kitabımız Kur’ân’i Kerîm’de evlilik için ergenlik ve rüşd şartı getirilmiştir. Bir diğer anlatımla evlilik sözleşmesinin gereklerini yerine getiremeyecek çocukları evlendirmenin hiçbir yararı yoktur; zararı bile vardır. Ama hormonlu gıdaların ve pornografinin yaygınlaştığı dünyamızda kız çocukları 9-10 yaşlarında adet görmeye başlarken Amerika’da her yıl 13-17 yaş gurubu arasında ki yaklaşık 500 000 kız çocuğu kürtaj olmaktadır.
Denge Kur’ân’ımızın ergenlik ve rüşd şartı ile sağlanmalıdır.
Elbette çıkmalıdır. İnsaflı olalım, bunun aksini söyleyen de yoktur, hamile olan kadın baş tacımızdır, geleceğimizdir. Çünkü o, Cennet’in ayakları altına serildiği ana olacaktır. Güzel bir geleneğimiz var, hamile bolca elbise giyinir. Böylesi giyim sağlıklıdır, estetiktir. Gebeliğin ileri dönemlerinde, gebeliği açığa vururcasına dar bir tişört giyinerek toplum içine çıkmak bize göre sağlıksız olmanın yanında gebeliğin kutsallığına/saygınlığına gölge düşürebilen güzellik yoksunluğudur.
Yalnız kadın değil erkek de çocuk da dövülemez ve öldürülemez. Sebepsiz hayvan da öldürülemez. Bunun aksini savunabilecek insan tasavvur edilemez. Ama mağdura ve maktulün varislerine söz hakkı tanıyan af ve tazminat seçenekli ölüm cezasına karşı çıkanlar da sorumlu olduklarını bilmelidirler.
Biz Müslümanız bizi bağlar. Bağlar da bu bağlama bize asla fiilen müdahale hakkı bize vermez. Ama uyarı görevi yükler. Çünkü erotik olarak nitelenebilecek bir giyim tarzı yalnız giyineni değil, etkilenebilecek çevresini de ilgilendirir. Biz dinimizin ölçülere uygun olup kadını dişliği ile değil kişiliği ile öne çıkaran sade ve sadeliği içinde estetik bir giyim tarzını öneririz.
Cinsel içerikli bir mesaj olmaması koşulu ile kadın da tebessüm eder, erkek de. Peygamberimiz her anında tebessümlü idi. Peygamberimizin bir uyarısından alınan ilhamla olsa gerek görgü kurallarımızda kahkaha ile gülmek, değil kadın için erkek için de güzel bulunmaz, erdem sayılmaz. görülmez. Bu vesile ile biz de gelin tebessüm seferliği başlatalım.
Kadın eştir, anadır. Görevlerini yapan kadın berekettir. Kadın bizim inancımız ve geleneğimizde üstlendiği eşlik, analık, akrabalık ve komşuluk görevleriyle ağır sanayi işçisi gibidir. Emeklilik dönemi de yoktur. Ama biliniz ki evinin dışında çalışma görevi de yoktur; ailevî ve toplumsal şartlar gerektiriyorsa özel çalışma şartları içerisinde çalışabilir, üstelik çalışması da cihad olur.
İşte bu olmadı. Biz erkeklerimiz ve kadınlarımızla Atatürk’ün çocukları değiliz. Biz Ülkemizin çocuklarıyız. Bizde Musevî ve İsevî ifadesi vardır da Muhammedî söylemi yoktur. Yani hiçbir Müslüman kendisini “Ben Muhammedî’yim” diye tanıtmaz. Çünkü biz kendimizi Peygamber de olsa hiçbir insana nispet etmeyiz.
Sanıldığı gibi bu tavır Atatürk’ü sevmek de değildir. Biz insanları erdemleri ile kabul etmeli ama hatalarını da görmeliyiz. Hem yeni tek adamların çıkmasına karşı çıkıyor, hem de tek adam geleneğini putçu bir mantıkla yaşatıyoruz. Olur şey değil.
ALİ RIZA DEMİRCAN
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: “Körfez’deki savaş, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün kontrolü için çıkarıldı. Rusya…
Tahran’da Sürpriz Slogan: Cuma Namazında "Yaşasın Türkiye" Sesleri TAHRAN – İran’ın başkenti Tahran’da her…
KANATLANAN ULAKLAR: POSTA GÜVERCİNLERİ Yüksek veri aktarım hızına sahip 5G teknolojisi, ülkemizde 1 Nisan 2026…
Papa XIV. Leo’dan sert mesaj: “Dünya bir avuç zorba tarafından harap ediliyor” Katolik dünyasının ruhani…
‘‘YA DEĞİŞİM YA ÇÖKÜŞ!: YARIN DEĞİL! HEMEN ŞİMDİ!’’ CENAZE ORTA YERDE VE ARTIK HİÇBİRİMİZ MASUM…
SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!” Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizeyim:…