
Meşhur İngiliz tarihçi Arnold Tonybee’nin “A Study of History” (Bir tarih çalışması) kitabından bu cümle…
Tonybee kitabında, Osmanlı üzerinde yaptıkları tahribatı şöyle dile getirmiş ve açıklamış:
“Alfabenin değişimi ile Osmanlı Kütüphanelerini yakmaya gerek kalmadı. Bu kitaplar, örümceklerin yuva yaptığı raflarda kalmaktan başka bir şeye yaramayacak”
Tarihçi Arnold Tonybee’nin yaptığı bu tespit, aslında Osmanlı üzerinde oynanan ve hayata geçirilen acı gerçekleri deşifre ediyor.
Yazı, bir milletin tarihidir, kültürüdür, medeniyetidir, hülasa her şeyidir. Bir milletin tarihi ile olan bağlarını koparmak, dini dahil kültürünü yok etmek istediğinizde, yazısını değiştirmeniz yeterlidir. Yazıyı değiştirdiğiniz anda o milleti bir gecede cahil bırakırsınız ve cahil kalan toplumu da istediğiniz mecraya çok kolay bir şekilde çekersiniz.
Günümüzde İttihat ve Terakki anlayışında entelektüel kişiliğe sahip olanlar dahi, harf inkılabının yanlış bir karar olduğunu itiraf ediyorlar. İtiraf ediyorlar ama bu yanlışı nasıl düzeltebiliriz çabası içinde fikir de beyan edemiyorlar.
YAPILAN DEVRİMLER YENİLİK DEĞİLDİR
Devrimler konusunda şu gerçeği bir kez daha ifade etmekte fayda var diye düşünüyorum. Devrim, bir yenilik ortaya koymaktır. Devrim, toplumun önüne ve onun faydasına olacak yeni bir şeyi hayata geçirmek demektir. İsviçre’den medeni kanun, İtalya’dan, Almanya’dan ticaret ve ceza kanunu almak yenilik değildir. Bunun adı ancak ve ancak intihal olur.
Bizler, yapılan yanlışın tekrar yapılarak alfabemize dönelim fikrinde değiliz. Ancak atmamız gereken çok önemli adımlar olduğu da yadsınamaz gerçekler arasındadır. Okullarımıza Osmanlıca dersi koymamız, bu konuda çocuklarımızın ecdadıyla tanışmasını ve kaynaşmasını sağlamamız elzemdir. Tarihini ve ecdadını bilmeyen bir neslin hayata sağlıklı bakabilmesi, siyasi ve içtimai noktada sağlıklı kararlar alabilmesi mümkün değildir.
Seçtiğimiz yöneticilerin bu konuda plan ve programlar yaparak konuya eğilmeleri, Osmanlıca derslerinin zorunlu olarak okullara konulması, böylece de ecdadımızın evlatlarımıza tanıtılması, yaşadığımız Post-Modern çağda artık gerekli hale gelmiştir.
SORU:
Okuyucularımıza, konunun net bir şekilde anlaşılması açısından bir soru yöneltmek istiyorum. Cevaplarını da siteye ya da özelden iletmelerini rica ediyorum.
20 Mart 2003’te Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık önderliğinde oluşturulmuş Çok uluslu Koalisyon Kuvvetleri bir askerî harekâtla Irak’a (Bağdat’a) girdikten sonra yaptıkları ilk iş ne oldu?
A- Merkez bankasının içini boşalttılar
B- Kamu kurum ve kuruluşlarını yağmaladılar
C- Irak insanlarına şefkat ve merhametli davranmayı ihmal etmediler.
D- Bağdat kütüphanesinde ki el yazması eserleri uçaklara doldurarak ülkelerine götürdüler.
Şaban DOĞAN
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…
View Comments
Soygunun adı demokrasi getirmek sloganı ile insanları uyutmak oldu.