
“ÖTEKİLER” KÂFİRLER DEĞİL BİZDEN DE OLSA ZALİMLERDİR
İnsan, Allah’ın ebediyet takdir edip en güzel kıvamda denemeye uğratmak için yarattığı ve yaratırken haklar ve özgürlüklerle donattığı bir varlıktır. (Tin 4; Mülk 2)
İnsanın hakları ve özgürlükleri yaratılıştan kazanımlı ve devredilemez niteliklidir. Üzerinde baskı kurulamaz ve inanç ve yaşam dayatılamaz.(Bakara 256; Kâfirûn 1-6)
Yalnızca Cennet’e değil, Cehennem’e gitme özgürlüğü de vardır. (İnsan 3)
İnançları sebebiyle insanlar ayırıma uğratılıp dışlanacak ve bazı haklarından yoksun bırakılacak ve savaş açılacak şekilde ötekileştirilemez.
Bunun bir tek istisnası vardır; bu yazının amacı da o bir istisnayı belirlemektir.
İslam penceresinden bakıldığında insanların renk ve dil farklığı olan ırk esasına göre değil inanç temeline göre müminler, kâfirler ve münafıklar şeklinde üçe ayrıldığı görülür.
Müminler, İslam Dini’nin iman esaslarına ve hayat kurallarına inanan ve bu inancı çizgisinde yaşayan insanlardır.
Kâfirler de İslamî iman esaslarını ve yaşam ilkelerini tanımayıp inanmayanlardır. Değinileceği üzere çokça çeşitleri vardır.
Münafıklar ise mümin olduklarını dile getiren ama kalpleriyle inanmayan kişilerdir. Bir diğer anlatımla münafıklar da kâfirlerin bir türüdür.
Bu sebeple insanları Müminler ve Kâfirler olarak iki kısma ayırarak inceleyebiliriz.
Müminleri yukarıda tanımlamıştık, onları İslamî emirleri ve yasakları gereğince yaşayanlarla yaşamayanlar şeklinde ayırabiliriz.
Kâfirler:
Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi Ehl-i kitap olanlar ve olmayanlar;
Ateist ve deist-laik olanlarla olmayanlar;
Müminlerle barış sözleşmesi yapanlarla yapmayanlar;
İslam düşmanları ile ittifak yapanlarla yapmayanlar;
Savaş açanlarla açmayanlar şeklinde ayırılabilir.
Ötekiler fert veya topluluk olabilir.
Yalnızca zalim fertler ötekileştirilebilir.
Sadece düşmanla birliktelik yapan veya savaş açan zalim kâfirler ötekileştirilebilir.
İslam’ın bağlısı oldukları için müminlerle savaşmayan, onları yurtlarında çıkarmak istemeyen ve bu yolda aleyhte ittifaklar oluşturmayan kâfirler, kâfirler olarak farklıdırlar ama temel insan hakları ve özellikleri kısıtlanacak şekilde ötekileştirilemezler. Kafirliğin hesabı Allah’a verilecektir.
Onlar müminler gibi, adalet gösterilmesi ve iyilikte bulunulması gereken insanlardır. (Mümtehine 8-9)
İnsan Rabbimiz tarafından denemeye uğratılan varlıktır. Hiçbir insan, özgür iradesiyle inancını ve yaşamını belirleme hakkından yoksun bırakılamaz. Yaptığı inanç ve yaşam tercihlerinden ötürü de insanlar tarafından sorgulanamaz ve ötekileştirilemez.
Genel kural budur ama değinildiği üzere yalnızca zalim fertler ve sadece zalim topluluklar ötekileştirilebilir.
Ötekileştirme diğer insanlardan ayırma ve dışlamadır; seçme, seçilme ve yönetme gibi bazı haklardan yoksun bırakmadır. -Suç nitelikli günah işlenerek zulmedilmesi halinde- cezalandırmadır. Topluca atılımlar ve saldırılarda ötekileştirme ise savaş açmadır.
DEVAM ECECEK
ALİ RIZA DEMİRCAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Erbakan'ın Yakın Koruması Abdurrahman Akyüz: "Hocamız AK Parti'yi Destekliyordu" Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın uzun…
Yunan Siyasetçi Kyrtsos'tan Atina'ya Sert İsrail Uyarısı: "Katillerle Savunma İttifakı Olamaz" Yunanistan siyasetinin deneyimli isimlerinden…
KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…
Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki: "Bizi Gazze’deki Mücahitler Temsil Ediyor" Batı…
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…