Makale

PAPA FRANCIS IRAK’I 4’E BÖLMEK İSTİYOR (!)

Papa Francis’in yeni gezi güzergahının Türkiye olma ihtimali üzerinde duruluyor.

Özellikle bu yıkıcı makamın gittiği her yere nifak tohumları ekmesini sanırım artık kimse yadırgamıyor. Durum gerçekten bu safhadaysa en az hasarla kurtulmanın yollarını daha şimdiden aramak lazım diye düşünüyorum.

Papalar genellikle kozmopolit yapıda olan yerleri kaşımayı seven ve oraları hedefleyen ruhani liderlerdir.

Bu işin Anayasasını böyle işletmişler bugüne kadar. Çünkü onlar için bu tip geziler cesaret örneği sergilemekle eş değerdir.

2021’deki Irak ziyareti de böyle bir zemine oturtulmuştu.

Maksat o coğrafyayı şekillendirecek Vatikan merkezli bir üs kurmaktı.

Hatırlıyorum o dönem Papa Şii liderlerle kol kola fotoğraflar vermesine rağmen hükümetin atadığı Sünnileri programına bile almamıştı.

Mezhep savaşlarının körüklendiği bu coğrafyalarda bu önyargılı ziyaret elbette barış mesajı olarak algılanamayacaktır.

Taktikleri bu.

10 senedir görev başında olan Papa bu zaman zarfında 60 ülkeyi 410 000 km kat ederek dolaştı ve her yere de güya barış elçisi edasıyla dokundu (!)

Sonuç ortada. Kaos.

Kozmopolit devletlerin kimliklerindeki çelişki her zaman iç huzursuzlukların ve çatışmaların habercisidir. Bu zat-ı muhteremin kanattığı yara da bu cinsten.

Ben bu makama oldukça mesafeliyim. Sorarım da sorgularım da. Soru sormak tartışmayı başlatır ama durumu benimsemek anlamına da gelmez.

Başımıza ne çoraplar örülmek isteniyor ne gibi dayatmalarla karşılaşacağız öngörmek lazım.

2 yıl önce Irak için planlanan oyunları hatırlamakta fayda var.

Joe Biden tarafından düzenlenip Vatikan tarafından paylaşılan program doğrultusunda ruhani lider Bağdat temaslarının ardından ünlü Necef ve Kum şehirlerine de giderek Şiilerin en büyük dini mercii olan Ali Sistani ile görüştü.

Zira Irak’a Vatikan tarafından İsevi bir misyon yüklenmesi, Şiileri ve Musul yönetimini resmi olarak tanıması anlamına gelir. Bu da Papanın Irak’taki ayağına yer yapması demek.

Dünya’nın en geniş Hristiyan mezarlığının Irak’ta olmasından mütevellit, bölgeyi yeniden dizayn etme çabasından başka bir amacı yoktur bu temaşanın.

Yakın zaman da Irak’ta yeniden alevlenen ateşin barutu o günlerde serpildi desek abartmış olmayız.

Altında türlü hesaplar, alıştırmalar ve ısındırmalar saklı.  Nasıl mı? Buyurun devam ediyorum.

Joe Biden denen ihtiyar kurt John F. Kennedy’den sonra Birleşik Devletlerin 2. Katolik Başkanıdır.

İlk olarak bunu aklınızın bir köşesine yazın.

2.önem arz eden sebep ise Irak’ta yaşayan Katolik nüfusun uyandırılması hedefini barındırıyor.

2003 İşgalinde Irak nüfusu 26 milyondu. Oradaki Katolik Hristiyan Iraklıların sayısı ise 1 milyon 800 bin idi. Günümüzde ise Irak 40 milyon ve Katolikler ise 300 bin civarında. Amaç; bu sayıyı yükselterek ülke yönetiminde söz sahibi olacak potansiyele ulaştırmak.

Dolayısıyla savaşta komşu coğrafyalara göç eden Katoliklerin özellikle Ürdün’dekilerin (%80’lik bir kesim)  geri dönmesini sağlayarak nüfus yoğunluğunun artırılması olarak hesaplanmış.

3. en önemli final yapacak giz ise; Irak henüz toparlanamamışken burada Katoliklerin de desteğiyle bir özerk yapı oluşturabilir miyiz rüyasının gerçekleştirilmesi ihtimali.

Papa bu gezisinde böyle bir zemini yoklamak için Katolik ittifakı ile bölgenin nabzını tuttu.

Gezinin ardındaki sis perdesi bu kirli düşünceden ibaret.

Irak Hristiyanlarına sunulan ve ben yanınızdayım gövde gösterisi, diğer ülkelerdeki Katolik tebâlara da bir mesajdır aslında anlayana.

Necaset üreten kirli beyinlerinden taşan zehir ise şu:  

Irak zaten 3’e bölünmüş durumda.

1)Kuzey Irak Kürt devleti, 2)Şiiler 3)Sünniler.

Acaba biz de bunu 4’e tamamlayarak Irak Vatikan’ını oluşturabilir, orada küçük bir şube ve onun etrafında da bir çoğunluk sağlayabilir miyiz?

Sevdasına düştü bu bozguncular. Hesapları bu. Ortadoğu’yu yerinden kontrol edecek küçük bir Vatikan oluşturma isteği.

Bugün Kuzey Irak’ta maalesef devlet olma yolunda yapılanmalar devam ediyor.

Suriye’nin kuzeyinde de belli bölgelerde durum farklı değil. PKK ve türevleri orada da yuvalanarak kendilerine göre kontrol mekanizması oluşturmuşlar ve bölgeyi sahiplenme çabasındalar.

Irak resmi olarak bütünlüğünü koruyor gibi görünse de; bölge de De facto olarak her şey var.

Bu ziyaret iyimser bir bakışla dini anlamlar içerse de; aslında mezhebi bir ziyarettir. Dinler arası diyalog değil, mezhepler arası diyaloğu pekiştirme, geliştirilme ve yükseltme gayretidir.  

Irak yönetiminin 266.Papayı dans gösterileriyle karşılaması, başlı başına bir acziyetin daniskası olarak geçmişti arşivlere.

Saddam gibi ülkeyi bütünlük içinde tutmaya çalışan ve Papaya geçit vermeyen bir başkomutana sahip çıkamayanlar, gün gelir düşmanlarının maskarası olmaktan kurtulamazlar.

Liderlerinin mücadelesini anlayamamış toplumların mâkus talihiyse hep aynıdır.

İslam’ın halifesi gelse, bu kadar el pençe divan durmayacak karakter yoksunları medeniyetin ilk fışkırdığı topraklarda batının soytarılığına soyunmuşlardır.

Irak’ı yönetenler arka planda işgalin senaryosunu yazan şeytanlarla dans ederek şehitlerinin kemiklerini sızlatmışlardır.

Yugoslavya’da aynı mantıkla 7’ye pay edilmişti.  Bunu da Avrupa Birliği kartlarını özendirerek yapmışlardı hatırlayın.

Sonuç ne oldu? Koca bir hüsran. Hala çözülemeyen sınır anlaşmazlıkları, devam eden iç çatışmalar, birbirlerine düşman kesilen kardeş halklar, soygunların ürettiği ekonomik krizler ve kaçınılmaz dışa bağımlılığın azalamayan esareti.

Papa’nın Şii liderler ile görüşmesinin altında yatan motivasyon, bölgede Şii-Sünni geriliminin önünü açmak ve Birleşik Devletlerin Ortadoğu’ya iyice yerleşmesini sağlamaktır. Hatta Katolik bir eyalet oluşturma zemininin tesis edilme keşfidir.

İddia ediyorum hesaplarını bu mantıkla işletiyorlar.

Ümmetin topraklarından eksik olmayan istikrarsızlık ve yönetim boşluklarının karşıya sağladığı avantajlar olsa da; ilkeli bir duruş gösterilebilirdi pekala.

Ama olmadı. Yapılamadı.

Ne çare ki düşman içerden olunca kapı kilit tutmuyor.

Osmanlı bakiyesi Irak’a farklı bir cephe açarak un ufak etmek için yeniden düğmeye bastı küffar.

Şeytan sürekli taktik ve kılık değiştirerek Müslümanlara sağdan yaklaşıyor.

Bu filmi hep görsek te seyretmeye maalesef devam ediyoruz.

Türkiye’deki son genel seçimlere katılım oranı hatırlayın  %87 seviyelerindeydi. İşte bu rakamlar Irak’ta maalesef oldukça alçaktan seyrediyor.

Uzmanlar Irak halkının seçimlere olan iştirakinin zayıf olmasının nedenini değişecek bir şey olmamasına olan inançlarından kaynaklandığını belirtiyorlar.

Çünkü halk biliyor ki; Bağdat senatosunun üzerinde Washington, Tahran ve Şia’nın güçlüden öte bir etkisi var. Bu sebeple de halk kendisini etkisiz eleman olarak görüyor.

Iraklıların seçimlere olan bakış açısı, maalesef tüm Ortadoğu coğrafyasıyla aynı sebebe dayanıyor.  “Seçim şeffaflığının güven vermemesi.”

O sebeple halkın iradesinin temsil edilmediği bir senatonun Irak’ı yönetecek olması  kimseyi heyecanlandırmıyor.

Ama küffarın ağzının suyunu akıtıyor.

İşte bu yüzden de siyasi istikrarsızlık ve gerileme toplumları önce sekülerleştirip sekteye uğratıyor, sonra da düşürüp işgale zemin hazırlıyor.

Türkiye’de durum nasıl işliyor derseniz ?

Sadece ruhban okulunun varlığı, fiyakalı yabancı liseler ve belli üniversiteler bunun yanın dada lionslar desem yeterde artar bile.

Allah bunlara fırsat vermesin.

ATİLLA AKBAŞ

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

 

View Comments

Recent Posts

  • Gündem

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? “İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor?”

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor? Uluslararası hukuk çökerken, tepkiler neden sonuç üretmiyor? Uluslararası…

21 dakika ago
  • Gündem

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri…

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri… Giriş: Adaletin Çok Boyutlu Doğası……

48 dakika ago
  • Gündem

Osman Erkan: “Sosyal Aile Olun, Yalnızlık Sanal Bağımlılığı Tetikler”

Osman Erkan: “Sosyal Aile Olun, Yalnızlık Sanal Bağımlılığı Tetikler”  Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Okul…

1 saat ago
  • Makale

KURUCU SÜNNİ İMAMLARDAN İMAM ŞAFİİ

KURUCU SÜNNİ İMAMLARDAN İMAM ŞAFİİ Gazze’de doğan İmam Şafii (h. 204/m. 820), daha çocukken babasının…

2 saat ago
  • Gündem

Mesut Özil: Uygur Türkleri Paylaşımı Sonrası Yaşadıkları

Mesut Özil: “Uygur Türkleri paylaşımı sonrası Arsenal’de her şey değişti” İngiliz ekibi Arsenal FC’den ayrılış…

3 saat ago
  • Makale

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, SESSİZ DÖNÜŞÜM

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, SESSİZ DÖNÜŞÜM İstanbul Sözleşmesi, resmî adıyla “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin…

3 saat ago