
Paris Metrolarında Korku: Fransız Kadınlardan “Kadın Vagonu” Talebi
Paris’te yaşanan cinsel saldırı girişiminin ardından kadın yolcuların güvenliği yeniden tartışma konusu oldu. Fransız kadınlar, Japonya ve Dubai’deki örneklerde olduğu gibi toplu taşımada kadınlara özel vagonlar istiyor.
Kadınlara Özel Vagon Kampanyası 11 Bini Aştı
Fransa’nın başkenti Paris’te, toplu taşıma araçlarında artan taciz ve cinsel şiddet vakaları, kadınların güvenlik endişelerini büyüttü. 15 Ekim’de RER C hattında Jhordana isimli bir kadına yönelik saldırı ve tecavüz girişimi, bu korkuları daha da derinleştirdi. Olayın ardından, kadınlara özel vagon uygulaması talebiyle bir imza kampanyası başlatıldı.
Japonya ve Dubai Örneği Gösteriliyor
Change.org üzerinden 24 Ekim’de başlatılan kampanya kısa sürede 11 binden fazla imzaya ulaştı. Kampanyayı başlatan Marie K., Val-d’Oise bölgesinde yaşayan ve RER D hattını düzenli kullanan bir yolcu. Marie K., Fransa’daki ulaşım otoriteleri olan Île-de-France Mobilités (IDFM) ve SNCF’ten somut önlemler alınmasını istiyor.
Marie K., Japonya, Hindistan, Meksika ve Dubai’de uygulanan örnekleri hatırlatarak, “Kadınlara ve çocuklara özel vagonlar için pilot proje başlatılsın” çağrısında bulundu. Dilekçede bu vagonların belirgin tabelalarla işaretlenmesi, güvenlik sistemlerinin güçlendirilmesi ve uygulamanın bağımsız şekilde değerlendirilmesi talep ediliyor.
“Güvenlik Bir Ayrıcalık Değil, Haktır”
Marie K., dilekçesinde şu ifadeleri kullandı:
“Güvenlik bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Île-de-France, toplu taşımayı kadınlar için gerçekten güvenli hale getirerek Fransa’da örnek bir bölge olabilir. Kadınlar her yolculukta korku duymamalı, huzur ve güven içinde seyahat edebilmelidir.”
Fransa’da Toplumsal Tartışma Büyüyor
Kadınlara özel vagon talebi, laikliğin ve eşitlik anlayışının simgesi kabul edilen Fransa’da tartışma yarattı. Kimi çevreler bu uygulamanın “ayrımcılık” doğurabileceğini savunurken, birçok kadın örgütü ise “geçici ama gerekli bir güvenlik önlemi” olduğunu dile getiriyor.
Fransız kamuoyunda yankı uyandıran kampanya, kısa sürede sosyal medyada da büyük destek gördü. Pek çok kadın, “Japonya ve Dubai gibi olalım” diyerek, metrolarda güvenli seyahat hakkının bir lüks değil, insani bir gereklilik olduğunu vurguluyor.
HABER YORUM
Demek ki laik sistem, kadınlarını bile koruyamaz hale gelmiş…
Demek ki laik eğitim sistemi, öyle canavarlar yetiştirip salmış ki ortaya, ne kadınlar güvende hissediyor kendini ne de çocuklar…
Kadınlara metroda taciz ve tecavüz söz konusuysa, laiklik çokta matah bir şey değilmiş..
Hatırlarsanız zaman zaman bu tür tartışmalar bizde de yaşanıyor…
Pardon tartışma dedim ama tartışma değil bu…
İsteyen kadınlara, ayrı otobüs ayrı metro vagonu denildiğinde, bizde iflah olmaz laik grup alıyor sazı eline, başlıyor mahalle baskısına…
“Biz Atatürkçü ve laikiz” diye başlayan cümlelerle veryansın ediyorlar… kadınlara ayrı vagon ve otobüsü savunanların ne yobazlığı kalıyor ne de gericiliği… Saf ve aptalca ileri sürülen bu fikirleri öyle savunuyorlar ki, sanırsınız laiklik Allah kanunu…
Yahu Allah aşkına, madem özgür bir ülkede yaşıyorsak, kadınların, kadınlara özel vagon ya da toplu taşımada ayrı otobüs isteme özgürlüğü olması gerekmez mi? İsteyen ayrı biner istemeyen karışık vagona ya da otobüse…
Ama yok!
İllaki de buradan nemalanmak, İslam’a ve Müslümanlara saldırmak günümüzün modası ya…
Ama yok…
Ne zaman kadınların güvenliği konuşulsa, konunun ucu dönüp dolaşıp ideolojik bir savaşa bağlanıyor.
Oysa mesele ne laiklik ne dindarlık… Mesele insanlık.
Bir kadının, gece metroyla evine dönerken korkmadan yolculuk yapabilmesi, en temel hakkı olmalı.
Ama biz ne yapıyoruz?
Gerçek sorunla yüzleşmek yerine, “bu uygulama laikliğe aykırı mı, değil mi” tartışmasına saplanıp kalıyoruz.
Paris örneği, aslında bu çürümüş zihniyetin aynası gibi…
Dünyanın “özgürlük beşiği” diye yüceltilen Batı bile, kadınlarını koruyamıyor.
Kadınlar “biz kendimizi güvende hissetmiyoruz” diye imza kampanyası başlatıyor.
Demek ki mesele, kimin daha modern, kimin daha geri olduğu değil…
Mesele, kimin insanı, kadını, annesi, kız kardeşi için gerçekten dertlendiği.
O yüzden;
İster Paris’te olsun ister İstanbul’da,
Kadın güvenliği ideolojilerin değil, vicdanın meselesidir.
Ve vicdanı olmayan hiçbir sistem, ne kadar “ilerici” görünürse görünsün, sonunda çürür gider…
İSLAMİ HABER “MİRAT”
ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM… Evren, dünya, tabiat ve doğa… Hepsi ayrı ayrı…
ALMANYA YİNE YAPACAĞINI YAPTI Almanya merkezli Immanuel Kant Vakfı'nın, hakkında çeşitli davalar devam eden İBB…
EV HANIMLIĞINI MESLEK KABUL EDİN, ÇOCUK SAYISI ARTSIN Ev hanımlığı, mesleklerin en zoru ve en…
GERÇEK ÖZGÜRLÜK: MODERN PRANGALARDAN MANEVİ ÖZ’E YOLCULUK Her kavram kendi dünya görüşü içinde yeniden anlam…
HAC İBÂDETLERİNDE SIRA TAKİBİ Yoğun geçen Zilhicce’nin bu onuncu günü, Hz. Peygamber’e pek çok da…
Yusuf İslam: “Yeni Müslüman Olan Biri Kültürünü Kapının Dışında Bırakmak Zorunda Değil” Usta sanatçı Yusuf…