Makale

PEYGAMBERİMİZ’İN HAYATI CANLI KUR’ÂN’DI (III)

V. O’nun Sorumluluğu

O peygamberdi, ama kuldu, kulca yaşamakla yükümlüydü. Kur’ân’ın buyrukları O’nu da bağlıyordu. O da üstlendiği peygamberlik görevinden ve tebliğ ettiği yasaları yaşamaktan sorumluydu. Bunun içindir ki tebliğ ettiği görevleri önce kendisi yapıyordu. Mesela namaz kılın diyor, kendisi ilaveten gece namazına kalkıyordu. Sabır gösterilmesin istiyor, sabırda zirveleşiyordu. Tevazuu emrediyor, kendisi de sadelik içinde yaşıyordu. Savaşa çağırdığında kılıcını kuşanıyordu. Çirkinlikleri yermekle yetinmiyor, güzellikleri örneklendiriyordu.

Hulasa O, yaşayarak yaşatıyordu. Çünkü Kur’ân sorgulanacağını bildiriyordu:

“Bildirdiğin Hak ölçülere dönüş yaparak seninle bir arada bulunanlarla birlikte sana indirilen kurallar çizgisinde emrolunduğun gibi dosdoğru yaşa. Sen ve berberindekiler emrolunduğunuz çizgiyi sakın ha aşmayın. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarını görücüdür.” (Hûd 112)

“Elbette Biz kendilerine peygamber gönderilen toplulukları da, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!” (Arâf 6)

“Eğer Peygamber bizim adımıza bazı (haram kılıcı ve görev yükleyici hükümler içeren) sözler uydurmuş olsaydı, elbette onu kıskıvrak yakalardık. Sonra onun can damarını koparır( hayatını sonlandırır)dık. Hiçbiriniz de buna mâni olamazdınız.” (Hakka 44–47)

Peygamberimiz Kur’ân’ın açıklanan ayetler ve benzerleri ile belirlediği sorumluluğu ruhunun derinliklerinde duyduğu için ümmeti ile buluştuğu Veda Hacc’ında sunduğu Arafat hitabesinin sonunda müminlere şöyle buyurur:

Rabbiniz tarafından benimle ilgili olarak da sorgulanacaksınız. Ne söyleyeceğinizi bilmek isterim.

Onun bu sözlerine muhatap insanlar şöyle derler: Sana Rabbinden indirilen Kur’ân ayetlerini tebliğ ettiğine, görevini yaptığına, bize yürekten öğütler verdiğine şahitlik ederiz.

Aldığı bu cevap üzerine şehadet parmağını göğe doğru yükseltip, insanlara doğru çevirerek şöyle yakarır: “Şâhid ol Allâh’ım! Şâhid ol Rabbim! Şâhid ol Mevlam!”

(Peygamberimizin Veda haclarında Arafat ve Mina’da yaptığı konuşmalar için Bak: İbn Hişam es-Sîretün- Nebeviyye Haccetül Veda 4/248; Kâmil Miras, Tecridi Sarîh Heccetül-Veda 10/422… Müslim Hac 19; Ebu Davûd Hn.1905; Tirmizî Hn.3087; İbn Mace Hn.3055; Müsned 5/251.)

“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz nefret/kin, sizi adaletsizliğe itmesin. Adaletli olun; çünkü adalet tam anlamıyla gerçek kulluktur.  Allah’ın adaleti emreden ve zulümden kaçınılmasını içeren buyruklarına aykırılıktan sakının. Çünkü Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” (Mâide 8)

VI. Güzelliğe Sevdası

Çevresel estetikten yoksun şartlarda doğup büyüyen ve yetişkin olan Sevgili Peygamberimizi güzele ve güzelliklere sevdalı bir yüce şahsiyet olarak görüyoruz. O, “Allah güzeldir güzelliği sever” (Muhtasar S. Müslim, Hn.54) buyurarak güzelliği hayatın merkezine oturtuyordu. “Allah bütün sözler, davranışlar ve işlerin güzelleştirilmesini görevleştirdi” (Muhtasar S. Müslim, Hn.1249)  buyurarak da güzelliğe yönlendiriyordu. Üstelik güzelliği meşru savaştaki öldürmeye ve kurban kesimine kadar hayatın tüm alanlarına kadar yaygınlaştırıyor ve amaç gösteriyordu. Hayatı boyunca en çok yaptığı dua ile de Rabbinden daima güzellik istiyordu:

“Rabbimiz! Bize dünya hayatında güzellikler ver. Ahiret hayatında güzelliklere erdir ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 201)

O’nun giyim, söz, davranış, iş ve ilişki güzelliğine yönlendirici pek çok öğütlerine muhatabız. Bunun sebebi Kur’ân’dı. Kur’ân’ın getirdiği ölçülerdi. Allah’ı en güzel vasıfların sahibi olarak niteleyen Kur’ân, O’nun gökleri ve yeri güzel şekilde yarattığını açıklıyordu. (A’âf 180,Kehf 7; Kâf 6) Rabbimizin insanları en güzel biçimde ve hangilerinin en güzel içerikte ameller yapacağını denemek için halk ettiğini bildiriyordu.(Mülk 2) Kur’ân, Allah’ın kitabı olarak kendisini sözlerin en güzeli olarak niteliyor, yasaları en güzel olanın Allah olduğunu duyuruyordu. (Zümer 23; Mâide 50) Kur’ân Allah’ın rızasına erdirecek işlere Hasene/güzellik adını veriyordu (Neml 89) ve Cenneti de güzellikler yurdu olarak da şöylece tanıtıyordu:

“Rabbinin emirleri ve yasaklarına uyarak hayatını güzelleştirenlere güzellikler yurdu el olarak el-Hüsna/ Cennet vardır…”  (Yunus, 26)

Bu bölümü Peygamberimizi de güzelliğe yönlendirmiş ayetlerle taçlandıralım:

Ey Peygamber! Sen kullarıma en güzel şekilde konuşmalarını söyle!” (İsra 53)

 “…Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan kuralların en güzellerine uyun.” (Zümer 55)

“Kötülüğü, en güzel yol ve yöntemle savmaya çalış…” (Müminûn 96)

“Allah yolunda harcayın,  kendi elinizle kendinizi mahvetmeyin ve güzel işler yapmaya çalışın Gerçekten Allah güzel işler yapanları sever.” (Bakara 195)

“Zulümden kaçındıkları sürece geçmiş vahyin mensupları ile en güzel şekilde tartışın …” (Ankebût 46)

Devam edecek

ALİ RIZA DEMİRCAN 

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

Recent Posts

  • Gündem

Papa XIV. Leo’dan, Trump’a Sert Mesaj

Papa XIV. Leo’dan sert mesaj: “Dünya bir avuç zorba tarafından harap ediliyor” Katolik dünyasının ruhani…

28 dakika ago
  • Gündem

YA DEĞİŞİM YA ÇÖKÜŞ!: YARIN DEĞİL! HEMEN ŞİMDİ

‘‘YA DEĞİŞİM YA ÇÖKÜŞ!: YARIN DEĞİL! HEMEN ŞİMDİ!’’ CENAZE ORTA YERDE VE ARTIK HİÇBİRİMİZ MASUM…

2 saat ago
  • Makale

SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!”

SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!” Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizeyim:…

2 saat ago
  • Gündem

“Titanic’ten Yapay Zekâya: İnsanın Bitmeyen Yenilmezlik Yanılgısı”

“Titanic’ten Yapay Zekâya: İnsanın Bitmeyen Yenilmezlik Yanılgısı” 1912 yılında ilk seferine çıkan RMS Titanic, dönemin…

2 saat ago
  • Makale

“DİN” BİR İDEOLOJİ MİDİR?

“DİN” BİR İDEOLOJİ MİDİR? İnsan, fıtratı icabı anlam arayan bir varlıktır ve bu nedenle de…

2 saat ago
  • Gündem

Muhammed Emin Yıldırım: Siyer Diorama Müzesi Hz. Muhammed’i Daha İyi Anlamaya Katkı  Sağlayacaktır

Muhammed Emin Yıldırım: Siyer Diorama Müzesi Hz. Muhammed’i Daha İyi Anlamaya Katkı  Sağlayacaktır Merkezi İstanbul…

3 saat ago