2025 PISA sonuçları, 15 yaş grubu öğrencilerin okuma ve matematik becerilerinde dünyaya yayılan bir gerilemeyi ortaya koydu. 91 ülke ve ekonomide 760 binden fazla öğrencinin katıldığı çalışmada düşüş özellikle OECD ülkelerinde belirginleşti; Almanya’da ise son turda da derinleşen kayıp dikkat çekti.
Çalışma, 15 yaşındaki birçok öğrencinin günlük yaşamda gereken temel becerileri beklenenden daha düşük düzeyde kullanabildiğini gösteriyor. Okumada basit metinlerden bilgi bulmak, matematikte birim-fiyat ilişkisini anlamak ve fen alanında basit veri ya da grafikleri yorumlamak bu eksikliklerin örnekleri arasında yer alıyor.
PISA, 20 puanlık farkın yaklaşık bir öğrenim yılına karşılık geldiğini belirtiyor. OECD ortalamasındaki 25 puanlık okuma düşüşü, öğrenci başarısındaki kaybın sadece sınav puanı değil, sınıf düzeyine ve eğitimde sürekliliğe ilişkin daha geniş bir sorun olduğunu düşündürüyor. Araştırma, ailelerin çocukların okul hayatına düzenli ilgi göstermesinin de olumlu ilişki taşıdığını aktarıyor.
Çalışmada en keskin gerileme okuma alanında görüldü. OECD genelinde okuma puanları ortalama 25 puan düştü; araştırmaya göre 20 puan yaklaşık bir öğrenim yılına eşit. Bu da birçok 15 yaş grubunun, yaşından beklenen düzeyin yaklaşık bir yıl gerisinde performans verdiğini gösteriyor. Rapora göre pandemi sırasında okul kapanmaları tek başına açıklayıcı değil. Uzmanlar, dijital dikkat dağıtıcılar, kitap okuma ilgisindeki azalma ve eğitim sistemlerinin sosyal ve teknolojik değişime uyum sorunlarının yapısal etkenler olabileceğini vurguluyor.
OECD içinde en sert düşüşler İzlanda ve Slovenya’da görüldü; her iki ülkede de okuma puanları 50 puanın üzerinde azaldı. Buna karşılık okuma puanını artıran beş ülke Katar, Brunei Darussalam, Kamboçya, Filipinler ve Zambiya oldu. Bu ülkeler OECD ortalamasının altında kalsa da ölçülebilir ilerleme kaydettikleri için dikkat çekti.
Almanya, ilk PISA çalışmasının yapıldığı 2000’den bu yana eğitim tartışmalarının merkezinde kalmayı sürdürüyor. Son sonuçta okuma ve matematikte yeni bir düşüş yaşanırken, fen bilimlerinde de gerileme devam etti. Almanya’nın puanları okuma ve fen alanında OECD ortalamasına yakın seyrederken matematikte ortalamanın altına indi. Paylaşılan sonuçlarda Türkiye, Almanya ile birlikte sıralamada anılıyor. Almanya haberinde Türkiye’nin okuma alanında 18’inci sırada yer aldığı, fen bilimlerinde ise 2022’den bu yana 18 puanlık artışla 19’uncu sıraya yükseldiği belirtiliyor. Bu tablo, tek bir alandaki yükselişin diğer alanlardaki eksikleri otomatik olarak kapatmadığını hatırlatıyor.
Türkiye için asıl soru, okuma alışkanlığının ve matematiksel akıl yürütmenin öğrencilerin günlük öğrenme deneyimine nasıl daha güçlü yerleşeceği. PISA’nın işaret ettiği eğilimler, sadece sınav başarısını değil, eğitimde fırsat eşitliği ve uzun vadeli insan sermayesi açısından da önem taşıyor.
PISA, 15 yaş grubu öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilgilerini gerçek hayatta uygulama becerisini ölçen uluslararası bir çalışmadır. Ezber bilgisinden çok problem çözme yeteneğine odaklanır ve ilk kez 2000’de uygulanmıştır.
2025 PISA uygulamasına 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla öğrenci katıldı.
Temel bulgular
Bu sonuç öğrenciler ve aileler için ne anlama geliyor?
Neden özellikle okuma düşüşü öne çıkıyor?
Hangi ülkeler öne çıktı, hangileri geriledi?
Türkiye açısından tablo ne söylüyor?
Sık sorulan sorular
PISA nedir?
Bu çalışmada kaç öğrenci yer aldı?

