islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,1930
EURO
50,5631
ALTIN
7.133,73
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

SAHİBİ ALLAH OLAN İLE SAHİBİ İNSAN OLANI AYIRMAK

SAHİBİ ALLAH OLAN İLE SAHİBİ İNSAN OLANI AYIRMAK
13/02/2026 09:37
A+
A-

SAHİBİ ALLAH OLAN İLE SAHİBİ İNSAN OLANI AYIRMAK

İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu entelektüel krizin merkezinde, “din” ile “dincilik” veya daha doğru bir ifadeyle “Halik’in kelamı” ile “mahlukun yorumu” arasındaki o ince ama hayati çizginin belirsizleşmesi yatmaktadır. İnancın sarsılmaz temeli olan Kur’an-ı Kerim, sahibi Allah olan tek mutlak kaynaktır. Ancak asırlardır süregelen gelenek, bu mutlak kaynağın etrafına insan eliyle örülen muazzam bir külliyatı (sünnet, icma, kıyas) neredeyse vahiy ile eşdeğer bir kutsallık zırhına büründürmüştür.

Kur’an, belirli bir zaman diliminden ve belli bir mekândan münezzeh kıyamete kadar sürecek olan tüm zamanlara ve mekanlara hitap edecek sahibi Allah olan bir kitaptır. Buna karşılık, hicri ikinci asırdan itibaren şekillenmeye başlayan, sahibi insan olan siyer, fıkıh ve hadis temelli müktesebat; dönemin siyasi şartlarından, sosyokültürel yapısından ve insan aklının sınırlılığından bağımsız değildir.

Vahiy, kaynağı itibarıyla ilahidir, hatasızdır ve değişmezdir. İçtihat ve gelenek ise kaynağı itibarıyla beşeridir; sorgulanabilir, eleştirilebilir ve tarihseldir.

Müktesebatın sahibi insandır. İnsan ise nisyan ile maluldür; yanılabilir, unutabilir ve kendi kültürel kodlarını “din” diye sunabilir. Bu ayrımı yapmak, dini zayıflatmak değil, tam tersine onu beşerî kirlenmelerden korumak, yani şirke düşmeksizin bir tevhid inancı inşa etmektir.

Bugün, Kur’an’ı dinin yegâne değişmez otoritesi olarak kabul eden ve beşerî yorumları (rivayet kültürü dahil) Kur’an’ın süzgecinden geçirmeyi teklif eden her ses, koro halinde aynı ithamla susturulmaya çalışılıyor: “Siz Peygamberi dışlıyor musunuz?”

Bu, entelektüel bir tartışmadan kaçmanın en kolay ve en tehlikeli yoludur. Oysa mesele Hz. Peygamber’i (as) dışlamak değil, ona atfedilen ve zamanla dinin aslı haline getirilen “rivayetlerin” sıhhatini ve Kur’an ile uyumunu sorgulamaktır. Resulullah’ı en iyi anlamanın yolu, onun hayatı boyunca tebliğ ettiği ve bizzat uyguladığı Kur’an’a dönmektir. Kur’an merkezli bir din anlayışı, Peygamberi inkar etmek değil; aksine onu, rivayetlerin karmaşasından kurtarıp vahyî bir düzleme oturtmaktır.

İslami düşünceyi Kur’an ekseninde yeniden anlamlandırmak bir “tahrip” hareketi değil, asırlık tortuların temizlendiği bir “tamir” sürecidir. Eğer bir inanç sistemi, beşerî yorumları ilahi olanla eş tutmaya başlarsa, orada zihni bir putlaştırma tehlikesi baş gösterir.

İslam’ın sahibi Allah, rehberi Kur’an’dır. İnsanoğlunun bin küsur yıldır bu rehber etrafında ürettiği fikirler ise ancak “bilgi” değerindedir; asla “nas” (kesin hüküm) değildir. Bu ayrımı yüksek sesle dile getirmek, gerçek dindarlığın ve samimi bir tevhid arayışının ilk adımıdır.

İslam düşünce tarihinde en büyük kırılma, Allah’ın vahyini, o vahyin etrafında oluşan beşerî yorumların gölgesinde bıraktığımız gün başlamıştır. Bizler bugün, sahibi Halik olan mutlak hakikat ile sahibi mahluk olan tarihsel birikimi birbirinden ayıramaz hale geldik. Oysa bu ayrım, yalnızca bir usul meselesi değil, inancın şirke bulaşmadan saf bir tevhidle korunması davasıdır.

İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, İslam dünyasının geri kalış nedenlerini tahlil ederken reçeteyi en yalın haliyle sunmuştu: “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı…” Akif’in bu çağrısı, sünneti, icmayı veya kıyası toptan reddetmek değil; bunların tamamını “beşerî birer ürün” olarak Kur’an’ın hakemliğine arz etmekti. Eğer bugün Kur’an’ı tek kaynak olarak merkeze alanlar, sanki peygamberi inkar ediyormuş gibi lanse ediliyorsa, bu Akif’in şikayet ettiği “hurafelerle örülü din anlayışının” bir savunma refleksidir.

Sünnet, icma ve kıyas temelli oluşan devasa müktesebat; insanın akıl yürütme çabasının, tarihsel tecrübesinin ve toplumsal ihtiyaçlarının sonucudur. Bu müktesebat değerlidir ancak mahlukun eseri olması hasebiyle mukaddes değildir.

Sahibi insan olan her metin hataya, yanılmaya ve zamanın aşındırmasına açıktır.

Sahibi Allah olan Kur’an ise zamanın ve mekânın üstünde bir mizan (ölçü) olarak kalmak zorundadır.

İnancı bu şekilde temellendirmek, onu tahrip etmek değil; aksine tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolmuş gerçek İslam’ı gün yüzüne çıkarmaktır.

Peygamberimizi (as) savunmak adına, Kur’an ile çelişen rivayetleri dinin aslı gibi sunmak, aslında ona yapılacak en büyük haksızlıktır. O, hayatını Kur’an’ı yaşayarak ve yaşatarak geçirmiş bir rehberdir. Dolayısıyla “Kur’an bize yeter” demek, Peygamber’in tebliğ ettiği özü koruma çabasıdır.

Şirke düşmeksizin, aklı ve vahyi buluşturduğumuz bir iman zemini inşa etmek istiyorsak; insan elinden çıkmış müktesebatı, Allah’ın kelamının üzerine çıkarmaktan vazgeçmeliyiz. Akif’in dediği gibi, İslam’ı “asrın idrakine” ancak bu özgür ve duru zihin yapısıyla söyletebiliriz.

Ümmetin ihtilafından rahmet kotarmak gerekirken ‘Kur’an rehberimiz’ diyenlerin tefrikaya düşmeleri, birbirini tekfir etmeleri, cinayete varan kavgaları rehber edindikleri Kur’an’ın gösterdiği istikamete bu yüzden asla uymamaktadır.

Fehmi Yağlı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.