islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Pazar Hafif Yağmurlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Çok Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C

Şapka Kanunu: Yürek Yakan İdamlar

Şapka Kanunu: Yürek Yakan İdamlar

Şapka Kanunu’nun Gölgesinde Unutulan Zulüm: Yürek Yakan İdamlar

Cumhuriyet’in erken dönemindeki “modernleşme” adımları, bugün hâlâ tartışma konusu. 25 Kasım 1925’te kabul edilen 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun, fes ve sarık gibi geleneksel başlıkları yasaklayarak şapkayı zorunlu kıldı.

Resmi tarih bu değişikliği “Batı normlarına uyum” olarak sunsa da, Anadolu’da binlerce insanın hayatını karartan bir baskı dalgası başlattı. Kanuna muhalefet edenler, İstiklal Mahkemeleri’nde hızlı ve tartışmalı yargılamalarla idama mahkûm edildi; hapis, sürgün ve infazlar, halk arasında derin yaralar açtı.

Tarihçi kaynaklara göre, kanunun yürürlüğe girmesinden sonraki aylarda Sivas, Rize, Erzurum, Maraş ve Giresun gibi illerde en az 18-52 kişi idam edildi. Resmi belgelerde 190 infaz kaydedilse de, bazı araştırmacılar gerçek sayının binleri bulduğunu savunuyor. Sivas’ta şapka aleyhine afiş asanlar arasında İmamzâde Mehmet Necati Efendi, 28 Kasım 1925’te asıldı. Rize’de Ulu Cami önünde toplanan 143 kişiden 8’i idam cezası aldı. Erzurum’da ise “Gavur memur istemeyiz” sloganı atan köylüler kurşuna dizildi; bir annenin, Çanakkale gazisi eşi ve oğulları için yalvaran feryadı, zulmün en çarpıcı simgesi haline geldi.

Bu infazlar arasında en çok tartışılanı, İskilipli Atıf Hoca’nınki. Kanundan 1,5 yıl önce yazdığı “Frenk Mukallidliği ve Şapka” risalesi bahane edilerek 4 Şubat 1926’da Ankara’da idam edildi. Hoca, şapka karşıtlığını dini gerekçelerle savunmuş, ancak İstiklal Mahkemesi “halkı isyana teşvik” suçlamasıyla hüküm verdi. Tarihçi Mustafa Armağan, bu olayı “dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir zulüm” olarak nitelendiriyor ve idam edilenlerden özür dilenmesi gerektiğini vurguluyor.

Şapka Kanunu, Anayasa’nın 174. maddesiyle koruma altında kalsa da, bugün bile yürürlükte. Eleştirmenler, bu “inkılap kanunu”nun tepeden inme dayatmaların simgesi olduğunu söylüyor. Anadolu halkının direnişi, sadece bir başlık değil, kültürel kimlik mücadelesiydi. Peki, bu karanlık sayfalar ne zaman aydınlanacak? Tarih, sessiz mağdurların sesini bekliyor.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar
  1. Hayrettin dedi ki:

    Bu kanunun yürürlükte olması ne acı bir durum.