
Savaş mı Esirler mi? Netanyahu’nun Tercihi Ne Olacak?
Ateşkesin ilk merhalesinin uygulanmaya başlamasından itibaren Netanyahu’nun arabulucularla anlaşılan şartlara bağlı kalmayacağı açıktı. İkinci merhaleye geçmeyeceğine dair güçlü şüpheler vardı.
İsrail tarafının ateşkesi sürekli ihlal etmesi, yardımların girişini engellemesi ve Filistinli mahkûmların serbest bırakılmasını geciktirmesi, anlaşmanın maddelerinin tamamlanmayacağına dair olumsuz işaretlerdi. Nitekim işgal rejimi, üzerinde anlaşılanları reddetti ve Gazze’ye yönelik vahşi saldırılarını yeniden başlatarak, Amerikan desteğiyle savaşa geri döndü.
Netanyahu, ateşkes anlaşmasının sağ kanadın birliğini zedelemesi nedeniyle savaşı yeniden başlatarak, aşırı sağcıları yeniden yanına çekmek istedi. Ateşkes sonrası koalisyondan çekilen “Yahudi Büyüklüğü“ partisi ve aşırılık yanlısı lideri Itamar Ben-Gvi, savaşın yeniden başlamasıyla hükümete geri döndü.
Aynı zamanda Netanyahu, İsrail Güvenlik Teşkilatı (Şin Bet) Başkanı Ronin Bar‘ı görevden aldı. Yüksek Mahkeme, muhalefetin itirazlarını inceleyene kadar kararı dondurmuş olsa da, Netanyahu çevresindeki tüm muhalif sesleri susturup savaş yanlısı sağ kanadı memnun etmeye çalışıyor.
Netanyahu bu hamlelerle:
Peki ya Gazze’deki İsrailli esirlerin kaderi?
Netanyahu, çoğu esirin serbest bırakılmasını “büyük bir başarı” olarak görüyor. Geriye kalanların ise siyasi hedefleri uğruna feda edilebilir olduğunu düşünüyor.
Hamas, Gazze’nin yönetiminden çekilmeye açık olduğunu belirtmiş olsa da, Netanyahu direnişi tamamen bitirmek istiyor. Amacı:
Gazze’yi tamamen kontrol altına almak,
Direniş silahlarını ele geçirmek,
Hamas liderlerini sürgüne göndermek.
Ancak Hamas, Filistin direnişinin silahsızlandırılmasının, işgalin tüm toprakları yutmasına ve Mescid-i Aksa’nın Yahudileştirilmesine yol açacağını savunuyor.
Netanyahu, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’ye eş zamanlı saldırılar düzenlerken, ABD de Yemen’i vuruyor. İsrail, Amerikan desteği sürdüğü ve Arap dünyası birleşik bir tepki gösteremediği müddetçe saldırılarına devam edecek.
Tarih gösteriyor ki, İsrail işgal rejimi Filistin direnişinin kapasitesini asla tam olarak hesaplayamıyor. Her seferinde istihbaratının öngöremediği hamlelerle karşılaşıyor.
“Bu savaş ne kadar sürerse sürsün, Filistin’deki özgürlük kıvılcımı asla sönmeyecek. Zulüm ne kadar uzun sürerse sürsün, hak ve toprak sahipleri eninde sonunda galip gelecek. Allah, emrinde galip olandır, fakat insanların çoğu bunu bilmez.”
İhsan al-Fakih
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-