
şehit çocuklar
Başlık canımızı acıtıyor. Yüreğimize ateşler salıyor ‘şehit çocuklar’ ibaresi. Bunun sebebi çocuklara ölümü yakıştırmamamızdır. Evet, ‘ her nefis ölümü tadacaktır’ bunu biliyor ve iman ediyoruz. Ayrıca ‘neylersin ölüm herkesin başında’ da diyoruz. Ancak söz konusu çocuk olunca duruyoruz. Çocuklar öldürülmemeli, ifadesi de artık çok basit kaldı işgalci İsrail’in yaptıklarının sonrasında. Çocuklar ölmesin, demek farklı; bununla birlikte çocuklar vahşice öldürülmesin, demek çok daha farklı bir taleptir. Biz ikincisini dillendiriyoruz şimdi. Pek çok insanın dilinde ‘sözün bittiği yerdeyiz’ ifadesi var. Oysa söz bitmemeli, haykırarak devam etmeli söz. Zalime karşı öfkeye dönmeli söz. Bir yumruk olup söz, tepesine tepesine inmeli zalimin. Bunu da en çok eskilerin deyimiyle eli kalem tutan söz erbabı kişiler yapmalı.
Jean Paul Sartre, yazarın üç sorumluluğunun olduğunu söyler: İlki, her koşulda özgürlüğü savunmak için özgürlüğün olumlu kuramını oluşturmak. İkincisi ezilenler adına zorbalığı kötülemek. Üçüncüsü de zalimin/ zulmün karşısında olmak. Bu, aslında şöyle de izah edilebilir: Özgürlüğün olduğu yerde zorbalık, zorbalığın olduğu yerde de özgürlük yoktur. İkisi bir arada bulunmaz. Bu nedenle tarafımızı netleştirmeliyiz. ‘’Yazar, durup kalmak ya da susup yazgıya boyun eğmek hakkına sahip değildir. O, küçük bir çocuk gibi tepinip durmalı.’’ diyor Canetti. Küçük bir çocuk gibi alması gerekeni alana kadar mücadele etmeli yani. Dostoyevski de ‘’Bu dünyada her insan, herkes karşısında her işten sorumludur.’’ diyerek hepimizin sorumluluk alanını çizmektedir.
Biz de bu çağrıyı destekliyoruz. Niçin 23 Aralık? Pek çoğumuz biliyoruz ama yine de hatırlatalım. Zalim ve işgalci İsrail’in yoğun bombardımanı sonrasında Gazze’de şehit düşen üç yaşındaki Rim’in doğum günüdür o tarih. Dedesinin kucağındaki görüntülerle onu tanıdı dünya. Rim bir sembol aslında. Şehit edilen tüm çocukların sembolüdür. Hem Gazze’de hem de dünyanın diğer bölgelerinde şehit edilen çocukların. Her şehit bir şahittir. Tarihe şahitlik etmektedirler. Yapılan zulümlerin şahitliğini yapmaktadırlar. Verilen mücadelenin şahitliğini yapmaktadırlar. Kimin kimlerle birlikte olduğuna şahitlik etmektedirler. Şehit çocuklar ise ‘Hangi suçtan ötürü öldürüldüler?’ sorusunun öznesidirler.
Şehit Çocuklar Günü, zalimin karşısında olmaya vesile olmalı. İşgal ve zulmün sona ermesi için yapılacak eylemlerin çıkış noktası olmalı. Bugün için Filistin’de ama genel olarak hangi coğrafyada olursa olsun öldürülen bütün çocukları ve masum insanları hatırlamalı ve bu ölümlerin son bulması için verilecek mücadelenin işaret fişeği olmalı bu gün. Yavuz Bülent BAKİLER, şiirin etkileyen sesiyle yüreğimize dokunuyor ‘Orda Bir Çocuk Burda Ben’ şiiriyle. Bir bölüm aktarıyorum oradan: ‘
’Dokunsam, martı gibi uçup gidecek sanki
Solgun yüzlü bir avuç kar.
Orda, bir gece yarısı, bir hasta çocuk sayıklar,/Burda ben…
Birden bire uyanır bir ana uykusundan, Sapsarı bir korkuyla bakakalır nefessiz.
Orda, sabaha karşı bir çocuk ölür sessiz,/Burda ben…’’
Savaşta ölen her çocuk, her masum içimizi acıtıyor. Bütün bunlar bir daha yaşanmasın ve sesimiz daha gür çıksın, zulüm son bulsun diye Şehit Çocuklar Günü herkes tarafından kabul edilmeli. Çocuklar, bombaların, mermilerin yaydığı ışıkların değil havai fişeklerin ışıkları altında büyümeli. Barışın egemen olduğu özgür bir dünyayı en çok onlar hak ediyor çünkü.
EYYUP YÜKSEL
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
MİRATHABER.COM – YOUTUBE
İsrail Basınında MIZRAK Alarmı: "Türkiye Doğrudan Vuruş Menziline Aldı" Tel Aviv merkezli analiz platformu Nziv,…
Yunanistan Sürükledi, AB Yine Arkadan Vurdu: Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı Bitiş Çizgisini Aştı! Türkiye ile Libya…
Dört İslam Ülkesinden Güç Birliği: Bedir Mutabakatı İmzalandı Türkiye, Endonezya, Katar ve Pakistan, savunmada iş…
Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi? İnsanlık tarih boyunca kutsal mekânlar inşa etti. Kimi…
FRANSA’DA OLANLAR NEYİN NESİ? Bir zamanlar Avrupa’nın en müreffeh ülkelerinden biri olarak gösterilen Fransa’da halk…
Sumud (Gazze): Tiyatro Sahnesinden Dünyaya Vicdan Çağrısı Devlet Tiyatroları’nın “Sumud (Gazze)” oyunu, Filistin halkının direnişini…
View Comments
Yüreğine sağlık Eyyup hocam..
Teşekkürler kıymetli kardeşim