KADERİN SULTAN’I Kurgu esnasında kırık kalpler ve klavyenin tuşları hariç hiçbir şeye zarar verilmeyen bir hikâyeyi okuyacaksınız. Onlar da zaten müstesna! Anadolu’nun o dönem unutulmuş köşelerinden birinde, memleketin içinde bulunduğu yokluk ve yoksulluğun üst düzeyde yaşandığı bir yerde dünyaya gözlerini...
Bir sahaf dükkânı sahibi olan arkadaşını ziyarete gitmişti. Arkadaşı müşterileriyle ilgilenirken o da rafların içinde küçük bir tur atmaya karar verdi. Raflarda kitap arayışını sürdürürken elle ciltlendiği belli olan bir kitap rafların arasından önüne düştü adeta. Aldı, inceledi. Elle ama...
Hava çok kararsız. Güneş yüzünü bir gizleyip bir gösteriyor. Bulutların dansı ise görülmeye değer bir gösteriyi andırıyor. Bu dansa arada bir sığırcık kuşlarının da eşlik ettiği görülüyor. İnsanların hep bir şeyleri yetiştirme telaşı var. Kendi içinde gizli bir düzene sahip...
Üç duvarı camdan yapılmış bir odada, masanın sol tarafında bir fincan içecek. Masanın üstünde isimlik, kalemlik ve sümen; yan tarafında bilgisayar ve ustaca gizlenmiş bir mini buz dolabı… Buz dolabının üstünde radyasyonu engellediğine ya da sesi azalttığına inanılan bir kaktüs,...
Nereden başlayalım dostum? Hangi eksikliğimizi öne çıkaralım? Tembellik ve duyarsızlığımızı içine alabilecek bir kılıf bulmak mümkün mü? Soruları arttırmak; eylemsizliğimizi sona erdirecek bir kıvılcıma dönüşür mü? Sorulara vereceğimiz cevaplar, maalesef vicdanımızı rahatlatacak türden değil. Mazeret uydurma profesörü olmuş bir topluluktan...
Bir avuç şiir olsam Her şey bitti denilen anda Bir avuç şiir olsam Göz bebeklerinden akarak çocukların, mazlumların Ve masumların Ve aşıkların sonra Kurumuş yürekleri yeniden yeşertsem Sonsuz sevdalar anısına Mecnun’a ‘Leyla’ adlı bir şiir sunsam Bir avuç şiir olsam...
Tuşlarla parmaklarının insafına bırakmıştı yazının seyrini. Onlara müdahale etmeyi düşünmedi önce. İşte parmakları ‘t’ tuşuna bastı ve başladı bu haftanın serüvenine. Yazı, bir kurgu içerisinde olmalı diye düşünürken o kendi mecrasını bulmuş, akıyordu. Kontrolün kendinde olmadığı hissini tüm boyutlarıyla yaşıyordu....
Yazıyı yazmaya başladığım an minarelerden ikindi ezanının o insana sükûn veren namesi yükseliyordu. Senin adınla yazıya başlamak böylesine bir kutsal vakte denk geldi. İkindi vaktinin kutsiyeti bir sure ile de tescilli. Asra (ikindi vaktine) and olsun ki muhakkak insan(lık) hüsrandadır....
Haber kanalları gün boyu açık. Sosyal medyanın hızlı akışı, önüne gelen gündemi tsunami etkisiyle yerle bir ediyor. Gündemde uzun süre kalmayı başarabilen bir gündem maddesi kalmıyor âdeta. Her şey kısa bir zaman diliminde konuşulup unutuluyor. Teknoloji, bize arama geçmişimizi silme...
Yazı, hokka ile divitin kâğıtla olan aşkının ifadesidir. Yazı, kalemle kâğıdın dansı; klavyenin tuşlarıyla ekranın iş birliğidir. Yazı, duygu ve düşünceleri gelecek nesillere miras bırakma çabasının ürünüdür. Yazı özgürlüktür. Evet, aslında yazı en çok da özgürlüktür. Yazma işiyle uğraşanlara eskiden...
Adımlarını sıklaştırdı. İki ayağının arasındaki açıyı büyüttü. Varmak istediği mekâna bir an önce varmak istiyordu. Etrafındaki hareketliliğin hiç farkında değildi. Dükkanlarındaki ürünleri satmak için çığırtkanlık yapanların hiçbirini duymuyordu. Sanki; o kalabalık caddede yürüyen, koşturan bir tek kendisi varmış gibi gidiyordu....
Üniversite sınav sonuçları açıklandı. Tercih süreci yakın bir tarihte başlıyor. İyi sıralamalar yapanlar, nam salmış iyi üniversitelerde yüksek öğrenimlerini yapma düşüncesiyle tercihlerinin ilk sıralarına bunları yazacaklardır. Hem veliler hem de üniversite adayları doğru tercihi yapmanın gayreti içinde oluyorlar. Yıllardır verilen...
Çok erken uyanmıştı. Yatakta bir iki dakika öylece bekledi. Saati kontrol etti. Yatağa girmesi ve uyanması arasında geçen süre çok azdı. Yeniden uyumayı denedi, olmadı. Kalktı, elini yüzünü yıkamadan mutfağa gitti. Bunu uykusu kaçmasın diye yapmıştı. Bir bardağa su doldurdu,...
Muallak; çoğu insanın ilk kez duyduğu, okuduğu bir kelime olabilir. İslam tarihi ve edebiyatla ilgilenenler ise kelimeyi bir tamlamanın içinde görmüşlerdir. Muallaka-i seb’a (Yedi askı). Bunlar, yazımızın konusu değil tabii ki. Kelimenin sözlükteki karşılığı ise şöyledir: Herhangi bir sonuca bağlanmayan,...
‘Var edenin adıyla insanlığa inen nur!’ Efendim! El emindin. Sevilir, sayılır, el üstünde tutulurdun. Doğumun mucizeler demeti sermişti insanlığın önüne. Gittiğin yerlere bereket yağardı. Bulutlar güneşten korurdu kıymetli bedenini. Bulunduğun ortama güzellikler gelirdi. Varlığının hikmeti yıllar sonra anlaşılacaktı. İnşirahı küçük...
Bu hafta inanç tarihimizin en önemli kilometre taşlarından biri olan hicretin sene-i devriyesi münasebetiyle hem söz konusu olayı hatırlamak hem de çağrışımları ve bize kazandırdığı bazı kavramları hatırlamak istedik. Bu kavramlardan biri yoldaş kelimesidir. Sözlükte “aynı yolda yürüyen, aynı ülküyü...
Sınavlar ülkemizde vazgeçilemeyen seçme yöntemlerinin başında yer almaktadır. Okullara, işe yerleştirmelerde, eleman seçimlerinde sınav yapmak birinci öncelik olmuş. En sağlıklı yöntemin bu olduğu düşünülüyor. Zaman zaman tartışma konusu olsa da sınavların devam etmesi, onlara bir alternatifin geliştirilmediğini göstermektedir. ...
Doğarsın, ağlamak istemsizce yaptığın en anlamlı eylemin olur. Bir başkaldırı örneğidir bu ilk haykırışın. Merhaba, dediğin dünyanın saldırısına maruz kalmaya isyanındır bir nevi. Ve aynı zamanda çevreni saran sevdiklerine, beni yalnız bırakmayın, mesajını verirsin ağlayarak. Herkes etrafında pervaneyken isyanını anlatmak...
Zor ama çok zor bir dönemde; bir tarihsel döngü ile gelip hayatımızın baş köşesine yerleşen ve adanmışlık, fedakârlık, paylaşma, dert ortağı olmak ile özelde Müslüman dünya için ama aslında bütün insanlık için büyük bir önemi haiz ve yılda bir gerçekleştirilen...
Susuşlar büyük çığlıklar barındırır. Sessiz sessiz ağlayanların içindeki fırtınalardan haberi olmaz kimselerin. Herkes, kendi dünyasının hengamesi bol bir sınav alanı olduğunu düşünür. Başka dünyalara bigâne olmak erdem kabul edilir hale geldi. ‘Gemisini kurtaran kaptan’ olmak kahramanlıkla eşdeğer oldu. Oysa böyle...
Fotoğraflar, geçmişin en sağlam tanıklarıdır. Gazetelerde, haber sitelerinde, sosyal medya platformlarında fotoğraflar, videolar düşüyor önümüze. Arama motorları geçmişte çekilen fotoğrafları zaman zaman ‘anılar’ adı altında bize yeniden hatırlatıyorlar. Bizler bazen telefonlarımızdaki fotoğrafları kontrol ediyor, çekerken keyif aldığımız karelerin bir kısmını...
ÖZÜNDE CENNET SAKLI Sesimi, bu dünyaya savurduğum ilk çığlığı, gönülden duyan sensin. Sesini ilk duyduğum da sen. Varlığımı günler, haftalar, aylarca içinde büyüten sensin. Benim sende olduğumu öğrendiğin andan itibaren bambaşka bir ruh haliyle beni koruyan, kollayan, gözeten sensin. Geceleri...
Alarm sesiyle uyandı. Alarmı ayarladığı saati bildiği halde yine de saate baktı. Anlaşılan ilk alarmı duymamış, ikinci alarm ile ancak uyanabilmişti. Temizlik için gelineceğini hatırladı. Hızla yataktan kalktı. Üzerini değiştirdi. Kahvaltı için hazırlık yaptı. İki yumurtayı haşlansınlar diye ocağa bıraktı....
‘Kalıcı dostluklar diye çıktık yola. Hayat rüzgarının hepimizi başka iklimlere savuracağı devrandır şimdi. Hepimizin bambaşka dağların zirvesine uçacağı devrandır şimdi. Fakat biz biliyoruz ki nerede olursak olalım karşı dağlardan birinin zirvesinde bir gönül dostumuz, bir ruh kardeşimiz var ve ne...
‘’Yazmak sorumluluk almaktır. Bildiği doğruları ya da doğru bildiği ne varsa olduğu gibi başkalarına aktarma sorumluluğudur bu. Senin de doğrularını başkalarına yüreğini de katarak aktaracağına olan inancım tamdır. Zira sen, seni tanıdığım günden beri her işini yürekten yapıyorsun. Ders çalışırken,...
Kanıksama. Bu kelime ile zaman zaman hepimiz karşılaşırız. Kelimenin anlamı sözlükte tam olarak şöyle geçer: Çok tekrarlama sebebiyle yadırgamaz olmak; alışmak. Bu kelime, daha çok olumsuz durumlar ve olaylar için kullanılır. Kişinin hiç istemediği halde sık sık tekrarlanan şeylere alışmak...
Telefonda ayarlanan alarm, zamanı gelince çaldı. Düşük desibelden yükseğe doğru ara ara çalan alarmı gözleri kapalı kapatmaya çalıştı. Alarmı kapatıp uyuma huyunu bildiğinden cihazı yataktan uzağa bırakmıştı. Mecburen kalktı. Saati kontrol etti. Birkaç adım atmak onu kendine getirmişti. Mutfağa geçti,...
Yaklaşık bir ay önce konuğu oldun hayatımızdaki hengamenin en orta yerine. Ayların Yusuf’u diye tanımlarım seni. Bir güzellik abidesidir varlığın ve gelişin. Kendinden önce güzel kardeşlerini yollarsın her sene. Gelişinin habercisi ikili, sessiz sedasız bizi terk ederlerken sen, bütün ihtişamlı...
Gecedir. Kaldırımlar ve onların emzirdiği çocuklar hariç herkes uykuda. Bir de bir adam. Yatağına sığmayan, zihnindeki soru(n)ların yıkımına direnen, bu nedenle de uykuyu alt etmiş bir adam. Sakalının telleri, elindeki tespihin titreyişine eşlik ediyor dudaklarıyla birlikte. Mırıldanmaları duyulur ümidiyle durmaksızın...
Bankacılık sisteminin bu kadar gelişmediği, insanların neredeyse sadece sözle iş yaptığı dönemlerde yaşanan bir hikayedir bu. Baba, Doğu’nun bir ilinde bir iş yerinin muhasebe biriminde çalışıyor. Burası, küçük kasabalara ve köylere toptan ürün satan bir iş yeridir. Babanın görevi,...
Toplumları ayakta tutan unsurlardan biri belki de en önemlisi değerlerdir. Değerler eğitimi, ailede özellikle de eş seçimi ile başlar. Hayatın içinde olmayan yani yaşamayan, yaşatılmayan bir değeri istediğiniz kadar anlatın karşılık bulmayacaktır. Örneğin saygılı olma değerini, cümlelerin içine hapsedip trafikte...
Vakit seherdir. Uykunun en tatlı zamanları… Uykunun en derin kuyularda kol gezdiği ve rüyaların o kuyulardan çıkmak istemediği anlardır. Uyanmak çok zor gelir pek çok kimseye. Dağ, taş uyanmak üzeredir, her taraftan yükleniyor kuş sesleri, ağaçların fısıltıları. Ancak kilolarca ağırlık...
Kış toparlanıyor, gidecek. Kendisine verilen mühletin son zamanlarını yaşadığının farkında. Ancak son bir hamle yaparak gitmek istiyor adeta. Ülkenin her yerinde mevsim ve iklim gereği yağması gerekenler yağıyor bugünlerde. Belki de çıkılan yağmur dualarının kabulünün işaretlerini görüyoruz. Barajlardaki su seviyelerinin...
Adını doksanlı yıllarda duymaya başladım. Öncesinde çocuktum zaten. Ve çocukken oynadığımız haritadan yer bulma oyununda onun adına rastlamıyordum. Oralarda başka bir adı varmış, sonradan öğrendim. ‘Sarayevo’ deniyormuş ona. ...
Düşşehirler yazılarımın bu haftaki konuğu Kurtuba, her yönüyle tarihi bir kenttir. İslam medeniyetinden önce de büyük ve albenisi yüksek bir şehirdir. Fenikeliler tarafından kurulduğu yazılmaktadır kaynaklarda. Onu öne çıkaran asıl unsur ise bilim, sanat ve edebiyata çokça katkıları olan pek...
Sustu adam susunca kadın. Sustu adam susunca çocuklar, yaşlılar. Sustu adam susunca dağlar taşlar. İçinde yaşadığı yalnızlığı şimdi de suskunluğa dönüştürdü. Oysa konuşmanın iyi bir ilaç olduğu söylenirdi ona. Bu suskunluk da nereden çıktı? Durdu. Bir kez daha düşündü. Doğru...
Elektronik iletişim ve etkileşimin bu denli yoğunlaştığı dönemde matbaa kokusu, kapağı ve sayfalarıyla bir kitabın okuru ile buluşması oldukça güçtür. Hele okuyucunun bilmediği bir yayınevinin adı altında vücut bulmuş ise o kitabın bir kitabevinin raflarında dahi yer bulması zorlaşıyor. Yazarının...
DÜŞŞEHİR 3 KUDÜS Kudüs, üzerinde belki de en çok yazı ve şiir yazılan şehir… Düşlerin kenti, düşenlerin kenti, düştükçe güçlenerek yeniden ayaklananların kenti. Tarihin besleyip büyüttüğü şehir. Semavi dinlerin ortak kenti. Her soluğu ilahiyat, her cümlesi ilahi, her zerresi maneviyat...
DÜŞŞEHİR 2 / MEDİNE Bekleyen şehir, sevgiliyi bekleyen… Seni bir coşku ile beklerken düşlerim hep. Veda tepelerinden devesinin üzerinde yanında sadık arkadaşı ile gelen kutlu yolcuyu beklerken düşlerim seni. Bir film karesi şimdi. Heyecan dorukta. Günlerdir beklenen sevgiliden haber alınamıyor....
Sana gelmek mümkün olmadı henüz. O nedenle seni görmeden tanımlamak, anlatmak nasıl olur bilmiyorum. Seni ve senin gibi görmeden sevdiğim şehirleri düşşehir diye nitelememin sebebi de bu bilmezliktir. O şehirleri de anlatmaya gayret edeceğim sonra. Seni ve diğerlerini ileride ziyaret...
Samimiyet, bohçasını toplayıp hayatımızı çoktandır terk etmiş. Her davranış mekanik bir işleyişin sonucu olarak karşımızda duruyor. Yapılması gerekiyordu, yaptım şeklinde bir tavır tedavülde şimdi. Hasbilik, içtenlik; kütüphanelerin tozlu raflarında tozdan cinnet geçiren kitapların sayfalarında silindi silinecek ansiklopedik maddelere dönüşmüş. Zaman...
Sana nasıl sesleneyim? Kalbine giden yolun işaret taşları hangi kelimelerdir? Bakışlarındaki kızgınlığı, ferahlık ve serinliğe dönüştürecek cümlelerin dizilişi nasıl olabilir? Hangi dize, gözlerinin rengini tanımlayabilir? Yıllar önce kalbimden dilime, oradan da şiir defterimin sayfalarına düşen ‘’Deniz gözlerine vurgun aşk abidesidir...
Rivayet edilir ki Osmanlının son dönemlerinde hazine sıkıntıya girince başkent İstanbul’un sokaklarının aydınlatılmasında kullanılan gaz lambalarına konacak gaz yağını tedarik etmekte zorlanılmış. İşin içinde başkent olunca dışarıya karşı bir itibar kaybı yaşanmaması için halktan destek istenir. Her mahallede belirli...
Sorumluluk almanın bir kriteri var mıdır? İnsan, hangi durumlarda sorumluluk alır? Durumdan vazife çıkarmak, iyi bir haslet midir? Ne yaparsak yapalım sonuç yine değişmeyecek, demek bir tembellik işareti değil midir? Dünyayı biz mi kurtaracağız, ifadesi sorumluluktan kaçmanın bir yolu mudur?...
Dünya haritasını gözünüzün önüne getirin. Kaç ülkenin yerini çok çabuk bulabilirsiniz? Çocukluğumun oyunlarından biriydi atlastan yer bulmak. Ülkeler, başkentler, dağlar, nehirler, boğazlar, körfezler ve atlasta ulaşabileceğimiz diğer bilgileri en hızlı bulan günün kazananı oluyordu. Şimdi çocukların oyunları başka. Onlar bırakın...
Delikanlının yanından ayrılırken kafasında bir yol haritası çizdi. Kime ve nerelere uğrayacağını belirledi. Güzergâhını zihninde bir kez daha çizdi. Parkın dışına çıkınca şehrin bütün karmaşasının içinde buldu kendini. Korna sesleri, araba motorlarının kulak tırmalayan homurtuları, yakın yerde kurulmuş semt pazarından...
Ağaçların fısıltılarını, kuşların dedikoduların, çimenlerin dansını duya izleye yürüdü parkta. Oradan tarifsiz bir mutlukla ayrıldı. Adam, eve dönerken önce alışveriş listesini inceledi, yazılanları tek tek aldı. Sonra yolunun üstündeki pastaneye uğradı. Eşinin sabahki inceliğine küçük bir karşılık vermeyi düşündü. Acıbadem...
Bu sabah her zaman kalktığı vakitten çok daha erken kalkmıştı. İçinde onu huzursuz eden bir his vardı. Abdest almıştı, lakin elini yüzünü bir kez daha yıkama arzusu oluştu; gitti, arzusunu yerine getirdi. Yere serili seccadede bağdaş kurarak oturdu. Delikanlı ile...
Eşine parktaki çocuktan bahsetmişti. Gencin dakikliğini, dinleme kalitesini, konuşmalarındaki naifliğini sevdiğini ifade etmişti. İlkin tedirgin olan eşi, sonradan kahvehane alışkanlığı olmayan, hava almak için parkları adımlayan ve evde sırf onunla daha çok laflamak için kitap okumalarını da parkta ya da...
Erken vakitte evden çıkmış, eşinin verdiği alışveriş listesini tamamlamış, onları eve bıraktıktan sonra her gün yaptığı gibi yine kendini dinlediği, kitap okuduğu, şehrin gürültüsünden uzaklaştığı parka gitmişti. Kitabını usulca çıkarıp okumaya başladı. Bu defa bir şiir kitabı getirmişti yanında. Elinde...
Ömrünün ikindi vaktinde bir parkta elindeki kitabı okumaya çalışırken yanına usulca oturan gencin sorusuyla başını kitaptan kaldırdı. Önce soruyu anlamamıştı. Gence, bir daha sorar mısın, dercesine baktı. Genç, ona okumayı kendisinin de sevdiğini söyledikten sonra insanların okuma serüvenlerini merak ettiğini...
Masumiyet… TDK kelimeyi şöyle tanımlıyor: Saf, temiz, suçsuz, günahsız. Bu kelimeyle ilgili olan ismet ise saflık ve temizlik anlamına gelirken bundan türetilen masum kelimesi de suçsuz ve günahsız demektir. Bu kelimenin isim hali de masumiyettir. Masumiyet, en çocuklar için kullanılır....
Akreple yelkovanın dansı durmaksızın sürerken, akıp gidenin aslında ömrü de içine alan zaman olduğunu fark eder insan. O vakit, sararan yapraklara beyazlaşan saçla sakalın eşlik edişini hüzünle izler. Eylül, hüznün sarısını da bir darbeyle beraberinde getirir her sonbahar. Alınlardaki kırışıklıklar,...
Bilgiye bu kadar kolay ulaşılan bir dönem olmuş mudur? Sanmıyorum. Şu sıralar herkesin elinde dünyanın her türlü bilgisine rahatlıkla, birkaç tuşla ulaşılabilen cihazlar mevcut. Bilgi bu kadar yakınken bilinçli insana rastlamak çok uzak maalesef. Zaman zaman özellikle sokak röportajlarında insanlara...
Son dönemlerde pek çok kişinin dilline pelesenk olmuş bir tamlama üzerinde durmak istiyoruz: Kırmızı çizgi. Cümlelerin içinde sıkça kullanılan bu söz öbeğinin ortaya çıkış ve kullanım tarihine şöyle bir bakalım. Kırmızı çizgi teriminin çıkışı; Irak Petrol Şirketi’nin ortakları olan Britanya,...
İSMAİL Sana nasıl seslenmeliyim? Hangi özel kelimeleri ardı ardına sıralayıp seni tanımlamalıyım? Bu kelimeleri zihnimin sadağında bulmanın imkânı var mı? Sîretin ile suretin birbirine bu kadar karışmışken nasıl ayırt etmeye çalışayım? Seni kime nasıl anlatayım? Anlatmaya çalıştığımda da birilerinin elindeki...
Dostum, sana kendimle ilgili bir durumdan söz etmek istiyorum. Göğüs kafesimde taşıdığım ve bir yumruk büyüklüğünde olan, çalışmasını benim kontrol edemediğim ve durmaksızın bütün azalarıma kan pompalayan kalbimin bir gün yorulabileceğini düşünmemiştim hiç. Her zaman görevini tam ve hakkıyla yapmaya...
Müslüman dünya, egemenlerin ticaret ve takvim sistemine entegre olduğundan beridir hicri yılbaşının toplumumuzda belirli bir kesim tarafından sadece sembolik bir şekilde hatırlandığını ve takvimi gösteren bazı uygulamalarda yer alan, pek çok kişiye göre de lüzumsuz bir bilgiye dönüştüğünü gözlüyoruz. Toplumları...